Bize çocukluktan beri aynı kalıp öğretildi: "İyi ol, kırma, gönül al, alttan al..."
Sıcak, kolektif ve bağların güçlü olduğu bir toplumda büyümenin doğal bir sonucudur bu. Ancak hayatın ve ilişkilerin reel matematiği çoğu zaman çok farklı işler: Sınır koymazsanız ezilirsiniz.
Toplumumuz sıcak ilişkileri sever; ancak bilinçaltında daima güce, netliğe ve omurgalı duruşa saygı duyar.
İnsanın ruhsal dünyasında iki temel ihtiyaç vardır:
Hayat ve sosyal hiyerarşi ise daima saygınlığı ödüllendirir.
İş hayatında ya da sosyal çevrede herkesin derdini dinleyen, her işe koşan ve asla "hayır" diyemeyen kişiler "çok iyi insan" olarak sevilir; fakat terfi, liderlik veya kritik kararlar söz konusu olduğunda sesi daha net çıkan, sınırları olan ve saygınlık uyandıran isimler öne geçer.
Çünkü sadece sevilmeye odaklanan kişi:
İletişim psikolojisinde değişmeyen bir kural vardır: Gereğinden fazla açıklama yapan insan zayıf ve tereddütlü algılanır; az konuşup net duruş sergileyen insan ise güçlü görünür.
Sürekli kendinizi savunmak, haklılığınızı kanıtlamaya çalışmak ya da aldığınız kararlar için etraftan onay beklemek, karşı tarafa "Ben kendi kararlarımdan emin değilim" mesajı verir. Kendine saygı duymayan ve kendi değerini ortaya koyamayan birini, uzun vadede kimse ciddiye almaz.
Yumuşak ve anlayışlı olmak güzel bir erdemdir; ancak omurgasız ve sınırsız olmak suistimale açık bir davetiyedir.
Sevilen biri olabilirsiniz; ancak kendi sınırlarınızı çizip saygınlık kazanmadıkça iç huzuruna ulaşamazsınız. Kendi değerinizi korumak için şu 3 ilkeyi hayatınıza yerleştirin:
Başkalarının size saygı duymasını beklemekten önce, sizin kendinize ne kadar saygı duyduğunuz önemlidir. Kendi kıymetini bilip sınırlarını çizen bir insanı dünya da ciddiye almak zorunda kalır.
Mustafa Cengiz
KAYSERİ, ADİL BİR YARIŞTA ŞAMPİYON OLMAK İSTİYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
CAHİL VE AYDIN FARKINI BİLİYOR MUSUNUZ?
Mustafa Göçer
YANGIN YERINDE ÇALISMALARIMIZ DEVAM EDİYOR.
Ali Rıza Navruz
DAĞBAŞI ISLIĞI
Mehmet Arpa
Sevilmek mi, Saygı Görmek mi? Türkiye'de Sınır Koymanın Sosyolojisi
Ali İhsan Öztürk
BEN DEĞİL, BİZ
KADİR DAYIOĞLU
ÜNİVERSİTELERİMİZ NE HALDE?
Faruk Ergan
SORUMLULUK MAKAMI
Mustafa Temizer
FON VURGUNU… MİLLET CELADINA AŞIK!?..
Çınar Can Özyürek
YENİ ROMANlM YOLDA