Modern ilişkilerde herkes benzer bir arayıştan bahseder:
"Net olsun, kararlı olsun, özgüveni tam ve olgun olsun..."
Kelimeler düzeyinde herkes ayakları yere sağlam basan, güçlü bir partner ister.
Ancak hayata gerçekten böyle biri girdiğinde çoğu zaman dengeler değişir; huzurun yerini içsel bir huzursuzluk, ilişkinin yerini ise bitmek bilmeyen "psikolojik testler" almaya başlar.
Peki, insanlar aradıkları o güçlü karaktere kavuştuklarında neden panikler?
Sorun gerçekten güçte midir, yoksa kontrol edilemeyen bir insanın yarattığı belirsizlikte mi?
Toplumda güçlü insan profili sıklıkla yanlış anlaşılır. Güç; sesi çok çıkan, sürekli baskı kurmaya çalışan veya sahte "alfa" rolleri sergileyen biri olmak değildir.
Gerçekten güçlü insan:
İşte tam bu noktada kriz başlar: Güçlü birinin yaydığı o sakin ve rahat duruş, bazı insanlara güven verirken; içsel güvensizliği olanlara derin bir tehdit gibi görünür.
Çünkü o rahatlık şu sessiz mesajı taşır: "Seni seviyorum, buradayım; ama hayatımı sana feda etmek zorunda değilim. Kalırım da, gidebilirim de."
Modern ilişkilerin en büyük çıkmazı iki uç arasına sıkışmış olmasıdır:
Ortada duran; sakin, net, kavga ve drama üretmeyen insanlar maalesef azınlıktadır.
Çünkü çoğu insan kaosu heyecan, dramayı ise tutku zanneder.
Ortamda kıskançlık krizleri, gereksiz kavgalar ya da sürekli kendini kanıtlama çabası olmayınca ilişki "duygusuz" zannedilir.
Oysa sükûnet duygunun yokluğu değil; sağlam bir güvenin en net göstergesidir.
Güçlü biriyle karşılaşan zihin, bilinçaltında iki şeyi ölçmeye çalışır:
İçten içe terk edilme korkusu yaşayan ve ilişkilerini bağımlılık üzerinden kurmaya alışmış bir birey, karşısındaki sakin duruşu gördükçe kendi yetersizliğiyle yüzleşir.
"Beni hiç mi kıskanmıyorsun?", "Benim için savaşmayacak mısın?" gibi sorular, aslında sevginin değil; karşı tarafı kriz ortamına çekerek kontrol etme arzusunun dışa vurumudur.
Gerçek şudur: Olgun ve özgüvenli bir kadın, güçlü bir erkekten korkmaz; onu seçer.
Olgun ve özgüvenli bir erkek de güçlü bir kadından çekinmez; onunla gurur duyar ve destekler.
Mesele cinsiyetler değil, tarafların kendi iç güven seviyesidir. İnsanları korkutan şey güç değil, yönetemedikleri ve avuçlarının içine alamadıkları bağımsız bir iradedir.
Kendinizi birine bağımlı kılarak veya dramalar yaratarak değer kazanamazsınız.
Kendi hayatının merkezinde duran, zihinsel ve fiziksel olarak kendine yatırım yapan ve muhtaç olmadan sevebilen insanlar; ilişkide kontrolün değil, gerçek saygının adresidir.
KADİR DAYIOĞLU
KASKİ SU KAYBI (2)
Mehmet Arpa
Güç mü, Kontrol mü? İlişkilerde "Sakin ve Güçlü" İnsanın Yarattığı Sessiz Kriz
Nilgun Batıyeli
Toplumun Tahammül Sınırı Nerede?
Mustafa Cengiz
NE OLACAK MİLLİ TAKIMIN, TÜRK FUTBOLUNUN HALİ?!...
AHMET KARAASLAN
BEN İSTİYORUM Kİ…
Ali Rıza Navruz
MUSTAFA YARALI VE ŞİİRİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
FON MESELESİNE DAİR VATANDAŞ GÖRÜŞLERİ...
Ali İhsan Öztürk
TABELALAR TÜRKÇE OLSUN
M. Kemal Atik
İNSAN VE MUTLAK VARLIK
Mustafa Göçer
YANGIN YERİNDE AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMASINA BAŞLADIK