Sosyal hayatın en yıpratıcı ve tespiti en meşakkatli insan tipi, açık düşmanlar değil; dost kisvesi altında sinsice hareket eden karakterlerdir. Açık sözlü bir hasım, tavrını ve cephesini net bir şekilde ortaya koyar. Muhatabına karşı duyduğu mesafeyi veya öfkeyi gizlemez; dolayısıyla sınırlarınızı çizer, tedbirinizi alır ve yolunuza bakarsınız.
Oysa sinsi bir zihniyet, doğrudan cephe açacak cesarete hiçbir zaman sahip değildir. Yanınızdayken son derece naif, dost canlısı ve melek simalı bir profil çizerken; arkanızı döndüğünüz ilk anda açık arayan, zaaflarınızı kollayan bir hafiyeye dönüşür. Onların en tehlikeli yönü, muhatabını överken bile zihnine bir şüphe tohumu ekebilme maharetleridir.
Sinsi karakterlerin en belirgin yöntemi, doğrudan konuşmaktan kaçınıp daima dolaylı yollardan darbe vurma sanatına başvurmalarıdır.
Ortaya koyduğunuz bir emeği, başarıyı veya üretimi tebrik eder gibi görünürken; kullandıkları kelimelerle değerinizi aşağıya çekmeyi hedeflerler.
Örneğin, büyük bir gayretle hazırladığınız bir işe bakıp "Öyle doğal, öyle amatör bir ruhla yapmışsın ki imrendim" dediklerinde, amaçları samimiyeti övmek değildir.
Cümlenin alt metninde gizlenen asıl mesaj; yetersizlik, imkânsızlık ve vasatlık imasıdır.
Aynı şekilde, bir kusuru veya değişimi yüzünüze açıkça söylemek yerine; "Bu aralar yüzüne bir nur inmiş, yanakların pofuduklaşmış" türünden yapay bir sevimlilikle laf sokarlar.
Açıkça "Kilo almışsın" diyemeyen bu dolaylı dil, kibarlığın değil; bastırılmış bir hazımsızlığın ve korkaklığın tezahürüdür.
Sinsi insan, enerjisini başkalarının açıklarını kollamaya, dedikodu üretmeye ve örtük tezgâhlar kurmaya adar.
Arkadan iş çevirip sonra hiçbir şeyden haberi yokmuşçasına "Öyle mi olmuş?" saflığına bürünen bu kişilere laf yetiştirmek veya maskelerini düşürmeye çalışmak beyhude bir mesaidir.
Zira maskelerini düşürmeye kalkışmak, onları muhatap almak ve onların sahnelediği ucuz tiyatronun bir parçası olmak demektir.
Sinsi bir karaktere verilebilecek en asil, en ezici ve en kesin cevap; onların kurduğu bu zihinsel kumpaslara zerre kadar dahil olmamaktır.
Bir sinsiyi en çok kahreden şey, arkasından çevirdiği dolapların muhatabında hiçbir karşılık bulmamasıdır.
Sizin hiçbir şey olmamışçasına hayatınızı parlatmaya devam etmeniz, huzurunuzu korumanız ve başarınızı sürdürmeniz; onların kendi içsel karanlıklarında boğulması için kâfidir.
Hayat, sahte tebessümlerin arkasındaki zehirli niyetleri çözmekle heba edilemeyecek kadar kıymetlidir.
Bırakınız onlar kendi kurguladıkları entrikaların içinde yaşasınlar.
Siz kendi rotanıza, haysiyetinize ve üretiminize odaklandığınız müddetçe; atılan hiçbir örtülü taş sizin yolunuzu kesmeye yetmeyecektir.
KADİR DAYIOĞLU
DİLİMDE TÜY BİTTİ!
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
İHTİYAR OLDUKTAN SONRA
Ali Rıza Navruz
VAKT-İ İŞRET
AHMET KARAASLAN
VASİYET
Mehmet Arpa
Masumiyet Maskesi Ardındaki Gölge: Sinsi Karakterin Dolaylı Saldırı Sanatı
Mustafa Cengiz
ZİRVE BİZE ÇOK YAKIŞIYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ASGARİ ÜCRET TOTO...
Mustafa Göçer
YENİ FİDANLAR BÜYÜYÜNCE NE OLUR?
Ömer Faruk Kotay
BİZE NE OLDU?
Faruk Ergan
ŞIMARIK OLMAK!