Rahmetli Bilge Lider Aykut Edibali’nin öğrencileri, Millet Partisi kadroları atmış yıldan beri milletimizin ve ülkemizin içinde bulunduğu tehlikeli durumları ve çözüm yollarını açıkça yüksek sesle dile getiriyor “Milletim Uyan! Varlığın, birliğin, geleceğin tehlikede! Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” diye feryat ediyor. Üniversiteden okul, sınıf ve dava arkadaşımın feryadı da bu feryatlardandır.
“İki yüz yıldır devam eden Batılılaşma sevdamızın ürünü olan Kültür Emperyalizmi milletimize, çocuklarımıza, değerlerimize her fırsatta tüm kitle iletişim vasıtalarıyla bazen gizlenerek, bazen alenen saldırmaktadır.
Cemil Meriç’in ifadesiyle Batı’nın bize giydirmeye çalıştığı “deli gömleği”ni yırtıp atamadık.
Yüz yıl önce Sevr haritasını parçaladık; ama Kültür Emperyalizminin ruhlara, beyinlere çizdiği haritaları yırtıp atamadık.
Siyonist teşkilatların, masonların, Fener Rum Patrikanesi’nin, Ortodoks Kilisesi’nin genç nesilleri ve aileyi ifsat etmeyi hedefleyen gizli ajandalarını yırtamadık.
Kitle iletişim vasıtalarının birçoğu koro halinde inancımı, ahlakımı, değerlerimi hırpalamaktadır.
Bu konuda iktidarın daha çok tarihi dizilere destek olmasını takdirle karşılıyoruz. Ama kitlenin gözüne, kulağına, damağına hitap eden “kültür”ün bu dizilerden ibaret olmadığını da ifade etmek isteriz.
Sosyal medya; toplumun, yeni neslin adeta “kutsal”ı oldu. Sanki sosyal medyadaki her bilgi doğru.
Sayın yetkililer, sorumlular;
Televizyonlardaki birbirini aldatma, boşanma programları; kadının erkeği, erkeğin kadını aldattığı dizileri; içkinin, uyuşturucunun, şiddetin, cinayetin özendirildiği merhametin, acımanın katledildiği filmleri daha ne kadar izleyeceğiz?
Birçok “mafya” dizilerinde her üç dakikada bir silahın çekildiğini, kurşunlamaların, ölümlerin sıradanlaştığını görüyoruz. Bu diziler çocuklarımı barışa, uzlaşmaya, anlaşmaya mı teşvik ediyor; yoksa en ufak ihtilafta kavgaya, cinayete mi?
Yetkililerin dışında kalan üniversitelerim, “uzman”larım, sosyologlarım, psikologlarım bu konuda ne yapar?
“Bilim”in vicdanı hiç sızlamıyor mu?
“Haber” adı altında kadın cinayetlerinin tüm kanallarda koro halinde verilmesi, aile içi kavgaların sokağa taşınması ve pazarlanması bu milletin son kalesi olan aileye saldırı olduğu çok açıktır.
“Haber” adı altında her gün cinayet, ölüm, intihar, kavga, uyuşturucu haberlerinin sosyal medyada, televizyonlarda ve gazetelerde verilmesini kamuoyunu “bilgilendirme”ye yönelik mi zannediyoruz?
Bu haberler toplumun yaşama sevincini, hayat enerjisini, moralini dolayısıyla ülke ve insan sevgisini bitiriyor.
“Bir olayın şüyuu vukuundan beterdir.”
Kitle iletişim vasıtaları, tellal olmuş, “kara haber”leri her tarafa duyuruyor. Bu sorumsuz haber anlayışı acilen durdurulmalıdır.
Unutmayalım toplumların çöküşü binaların çöküşü gibi ses çıkarmaz.
Bu vebalin ahirette hesabı çetin olur.
Sorumluların yönetmeliklerin, kanunların arkasına sığınması bir gaflettir.
RTÜK harekete geçmeli, sosyal medya için de acil önlemler alınmalı.
Bağdat harap olduktan sonra yapılacak çalışmaların bir anlamı olmayacaktır.
Bu bir sosyolojik, psikolojik, ahlaki feryattır.” İbrahim Gülsu
Bu feryadı kim duymaz?
Yabancı aklıyla hareket eden bedeni bizden ama mevki, makam, maddi çıkar hırsıyla zihnen köleleşmiş, yabancı aklıyla hareket eden, emperyalist ABD ve AB projelerinin ortağı ve uygulayıcısı olanlar bu feryadı duymaz.
Bu feryadı özü, sözü ve uygulamalarıyla milletten yana olan milletin varlık ve bekasını dert edinen vatanseverler duyar.
Millet Partisi kadrolarının 60 yıldan beri yaptığı “Milletim uyan! Varlığın, birliğin geleceğin tehlikede! her alanda YENİDEN MİLLİ MÜCADELE. Her yerde ADALET, her zaman ADALET, herkes için ADALET. İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ. Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ. Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK. Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET. Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU. Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI'nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE’yi birlikte inşa edelim feryadını duymak vatan, millet, bayrak, hak, hukuk, adalet diyen asker, sivil; siyasetçi, bürokrat, akademisyen, kanaat önderi, iş adamı, esnaf, memur, öğretmen, öğrenci, işçi, çiftçi….. tüm vatansever millet evlatlarının görevidir.
Unutmayalım “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
Mustafa Temizer
MİLLETİN DUYULMAYAN FERYADI!
Mustafa Acar
TOROS'UM
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’A ARA TRANSFERİN SON GÜNÜNDE TAZE KAN GELDİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
SİYASETTE YENİ'Sİ İLE ESKİ’Sİ ARASINDA NE FARK VAR?-1
Ali İhsan Öztürk
ELİMİ TAŞlN ALTINA KOYACAĞIM
Ali Rıza Navruz
AYIPTIR EFENDİM AYIPTIR!
Mehmet Arpa
BU HİSLERİ YAŞIYORSAN ÇOK ZENGİN OLACAKSIN.
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAM’IN REHBERLİĞİ
KADİR DAYIOĞLU
ULAŞIM ÜZERİNE
AHMET KARAASLAN
1978 BİTLİS HİZAN