22/03/2004 Pazartesi
2004 Yılı Yerel Yönetimler Seçiminde Talas Belediyesi başkanlığı için MHP’den aday Orhan Say, AKP’den aday Rifat Yıldırım yarışacaklardı.
Akşamleyin AKP Talas Belediyesi başkan adayı Rifat Yıldırım’ın Anayurt Cd. Selvi Aparmanında propoganda toplantısı vardı.
Daha önce de duyurulmuş, iptal edilmişti. Toplantı salonuna inerken, Rıfat Yıldırım, Erciyes Tv. Canlı yayındaydı.
Binadan toplantıya katılanlardan ona oy verecek birkaç kişi vardı.
Kendisi televizyonda programda olduğundan aday Rıfat Yıldırım gelmedi.
Onun yerine Bünyanlı AKP milletvekili Mustafa Duru ile birkaç encümen üyeliğine ve il genel meclisine aday olanlar gelmişlerdi. Vekil, konuşmasında kendilerine oy verildiği takdirde Talas’a doğal gazın verileceğini, Orhan Say’ın doğalgazı tek başına getirmek istediğini, bunun da çok pahalı ve Kayseri’nin bile gücünün yetmeyeceğini söyledi. Arkasından belediye otobüslerinin Kayseri’nin her yerine gidebileceğini, önceki hükümet döneminde Kayseri’deki tüm belediyelere dört yüz elli milyar lira gönderildiğini, bunun dört yüz yirmi beş milyar lirasının Talas’a verilip, kalan paranın da tüm diğer belediyelere paylaştırıldığını, buna rağmen Talas’a belediye bir iş yapılmadığını iddia etti. Hükümet çalışmalarını övdü. Kıbrıs’ı Tayyip Erdoğan’ın, Rauf Denktaş’tan daha fazla sevdiğini söyledi. İlköğretime parasız kitap dağıttıklarını anlattı.
Ben, Orhan Say’ı desteklediğimden söz aldım:
— Toplantıya belediye başkan adayının gelmediği çok yanlış olmuştur. Başkan seçilirse, Talas’a, mahallemize ne gibi hizmetler yapmak istediğini kendisinden duymalıydık. Başkan seçilirse görev süresince bize verdikleri sözlerin tututlup tutulmadığını görür, ya kendisini tebrik eder veaya hesap sorma hakkımız olurdu.
Talas sizi seçmese ilçeye doğalgazı vermeyerek halkın cezalandırılmasının yanlış olduğunu belirttim. Belediye otobüslerinin Kayseri merkezine girebilmesinin il trafik kurulu kararına göre mümkün olmadığını, önceki örnekler ile gördüğümüzü anlattım.
Hükümetin devlet memurlarına ayda iki yüz bin lira kira yardımı verildiği halde içtiğim Maltepe sigarasına bir kerede iki yüz bin lira zam yaptıklarını söyledim.
Vekil vitesten attı, dışarı çıkıp biraz tartıştık. Sonra benden özür dileyince, ben de kendisinden özür dileyerek ayrıldık.
Binamızdaki toplantıda umduklarını bulamadılar. Toplantı sonunda evime çıktığımda Rıfat Yıldırım daha Elif Tv.’deydi.
Saat 23.00’da kapıcı aşağıdan zile basarak Rıfat Yıldırım’ın beni ziyarete geldiğini bildirdi. Yanında toplantımıza katılan üç arkadaşıyla eve geldiler. Bunlardan birisi de Eğitim Bir Sen’in hukuk danışmanı Avukat Faruk Karakaya İdi.
Rıfat Yıldırım, programında ani bir değişiklik nedeniyle toplantıya katılamadığını, Beni gücendirmiş olduğu için özür diledi. Kendilerine Ülkücü olduğumu, aynı zamanda Eğitim Bir Sen üyesi olduğumu söyledim. Konuklara Mevlânâ ve Nasrettin Hoca fıkralarından yazdığım yazdığım şiirlerden okudum.
Çay ve kahve istemediklerinden onlara ayran ikram ettik. 23.30’da ayrıldılar.