01/12/2003 Pazartesi
Kayseri Vali Yardımcısı Zübeyir Kemelek ile sık sık görüşüp makamında sohbet ederdik.
Bir bayramda onunla bayramlaşmaya gitmiştim.
İçeride vilayette görevli olduğu belli olan üç kişi daha vardı.
Zübeyir bey, geçmişten bazı anılar anlatıyordu.
Aydın’ın bir ilçesinden Muğla’nın ilçesine atanan bir kaymakamla aralarında geçen konuşmayı nakletti:
Kaymakam, atamasının yapılmasından sonra “Çok şükür kurtuldum” demiş.
Kendisine neden kurtulduğu sorulduğunda, Aydın İli’nde görev yapmanın çok zor olduğundan bahsetmiş.
Eski İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile Nahit Menteşe’nin vali ve kaymakamlara yasanın gerektirdiği görevleri yaptırmadıklarını anlatmış.
Bir bayan, Aydın’ın bahsedilen ilçesinde bir caminin yanına içki satılan bir büfe açmak istediğinde, adı geçen kaymakam engel olmuştu.
Bayan, kaymakama “Kaymakam bey, boşuna bana zorluk çıkarma. Caminin yanı da olsa buraya bu büfeyi yaparım. İsmet Ağabeyi ile aram çok iyidir,” deyince kaymakam:
“Kimle aranız iyi olursa olsun, caminin yanına değil de başka bir yere aç,” diye izin vermemiş.
Aradan on gün geçince kaymakamın tayini Muğla’nın ilçesine yapılmış.
Kaymakam şöyle devam etmiş: “İleride asayişi en bozuk ilin Aydın olduğunu duyunca hiç şaşırma!” demiş.
Nahit Menteşe ile İsmet Sezgin, Aydınlıların en ufak şikayetlerini değerlendirip, yöneticileri hemen cezalandırırlarmış.
Zübeyir bey, bir yıl sonra gazetede “Asayişi en bozuk il Aydın’dır” diye haber okuduğunu söylüyordu.
Rusya’dan bir anısını da anlatıyordu:
“Biz Rusya’da bir otele gitmiştik, yanımızda üç tane de Kayserili iş adamı vardı.
Onlar otelin lobisinde otururken yanlarına üç tane bayan gelmiş.
Bayanlar, Bolşoy Bale’sinde balerin imiş.
Aralarındaki tercüman arıcılığı ile para karşılığında iş adamları ile birlikte olmayı teklif etmişler.
Adamların üçü de hacı olduğundan nezaketle bunu reddetmişler.
Bunun üzerine bayan, ajandasındaki bir ismi göstererek “BENİ bundan sorun,” demiş.
Gösterdiği şahıs da bir bakan imiş.
Bunun adını Zübeyir Kemelek biliyormuş, bize açıklamadı.