Ekonomik krizlerden kurtulamayan Türkiye fon vurgunu ile yeni bir kriz yaşıyor.
Hiçbir olay sebepsiz değil. Her sonucun bir sebebi vardır. Türk milletinin Anadolu coğrafyasında yaşadığı sorunların sebepleri;
Dünyanın merkezi olarak görülen Anadolu coğrafyasında fırtınaların, kasırgaların, en profesyonel ajanların, dönmelerin, hainlerin, oyunların, takiyenin var olması.
Bu coğrafyanın şer güçler tarafından hiç boş bırakılmaması, en profesyonel ajanların, locaların, masonların, CFR yetiştirmelerinin, Kabalacı’ların, Tapınak Şövalyeleri’nin…
Daha nicelerinin cirit atması, ajanların, Yahudilerin, Lawrens’lerin ülkenin ve devletin kılcal damarlarına kadar sızması.
Tarihte Türk’ün, Müslüman’ın Balkanlar’da, Filistin’de, Kafkaslar’da can verirken; azınlıkların devleti yönetmesi.
Bunların tanınmaması. Çoğunun gündüz Müslüman, gece Yahudi veya Hristiyan gizli kriptolar olması.
Osmanlı’nın son iki yüz yılında yönetimde Türkün olmaması veya etkin olmaması, Türk’ün savaşta, cephede; azınlıkların (Yahudi, Ermeni, Rum ) para kazanma derdinde, ticarette, zanaatta olması. Bu toprakların bekçisi, koruyucusunun millet; ama konforunu yaşayanların azınlıklar olması.
1927 Soyadı Kanunu ile at izinin it izine karışması.
Dönmelerin, döndürülenlerin devletin en kritik yerlerinde görev alması.
Cumhuriyet sonrası hariciye, maliye, elçilikler … gibi önemli görevlerin hep dönmelere, masonlara verilmesi. Azınlıkların devletin kılcal damarlarına kadar sızması.
Bugün sızıntıların sesinin bazen Vatikan’dan, bazen Telaviv’den, bazen ABD’den gelmesine rağmen milletin hala uyanmaması.
Anadolu’da yaşamak basiret ve feraset isterken, uyurken bile uyanık olmayı gerektiren milletin bu coğrafyada dönen dolapları, dönmeleri görmemesi.
Milletin kolayca etkilenmesi, her şeye çabuk kapılması, hele kendisi gibi konuşuyorsa… Müslüman ve Türk, Kürt, Çerkes gibi görünüyorsa… asker, general, bürokrat, vekil, bakan, başbakan… olmuşsa. Sorgusuz sualsiz taraftarı olması. Milletin celladına aşık olması!
Ülke ve millet aleyhine her türlü gelişmenin, soygunun, vurgunun sebebinin; dönmeler, devşirmeler, sabetaylar, masonik teşkilatlar ve küresel çetenin ülke üzerindeki ekonomik, kültürel siyasi ablukası olduğunun bilinmemesi.
Ülkede yaşanan son kriz ” FON VURGUNU”nun sebebi borsa sistemindeki eksiklikler ve yanlışlardır.
27 Aralık 1949’da ABD ve Türkiye arasında yapılan her bir maddesi başka bir teslimiyeti ifade eden ve halen yürürlükte olan “Fulbright Eğitim Antlaşması”nın;
Madde 5- Komisyon dördü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz kişiden müteşekkil bulunacak. Bunlara ilaveten ABD’nin Türkiye’deki diplomatik heyetinin başı komisyonun fahri başkanı olacak. Oyların eşitliği halinde kararı komisyon başkanı verecek.” hükmü gereği;
Milletin, Amerika’ya teslim edilen eğitim sisteminde milli kültürden uzak, yabancı kültürlerin etkisiyle yetişmiş, bedenleri milletten ama düşünceleri yabancılaşmış, zihinleri köleleşmiş, kazanma hırsları ile kalpleri kararmış, gözleri dönmüş, sistematik eksiklik ve yanlışlıklardan faydalanan, ahlak ve insaf ölçülerini kaybetmiş insanların yalanlarına inanıp kendinden sanarak onları iş başına getirmesidir.
Sistemi denetlemesi, gerekli önlemleri alması gereken siyasi ve bürokratik birimlerin görevini yapmaması, vurguna göz yumması, toleranslı olması, suçu kolaylaştırma ve teşvik niteliğinde destek vermesidir.
Fon vurgunun sebebi de sonucu de bellidir. Sebebi ortadan kaldırmadan sonucu değiştirmek mümkün değildir. Sebebi ortadan kaldıracak da “MİLLET”tir.
Çözüm; Millet Partisi’nin 60 yıldır yaptığı “Milletim uyan! Varlığın birliğin, geleceğin tehlikede. Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” çağrısını duymak. Millet Partisi’nin “Amasız, fakatsız her yerde ADALET, her zaman ADALET, herkes için ADALET” anlayışını benimsemek. Ortaya koydukları;
İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ
Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ
Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK
Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET
Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU
Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI'nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE projesinin gerçekleşmesi için vatan, millet, din, devlet, hak, hukuk adalet, barış diyen tüm samimi vatandaşlar olarak maddi ve manevi her türlü destekte bulunmak, taşın altına elimizi sokmaktır.
Unutmayalım ”İştirak etmediğimiz, çilesine katlanmadığımız bir kurtuluş mümkün değildir. Kurtarıcılar beklemek bize ancak yeni efendiler kazandıracaktır.”
Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
AĞUSTOS İHRACAT RAKAMI 333, İTHALATI İSE 163 MİLYON DOLAR
Mehmet Arpa
Neden Seni Kaybetmekten Korkmuyorlar?
Mustafa Temizer
FON VURGUNU… MİLLET CELADINA AŞIK!?..
Ali Rıza Navruz
EDEBİYAT HARCI/2003
Çınar Can Özyürek
YENİ ROMANlM YOLDA
Ali İhsan Öztürk
NEDEN SEVİLMİYOR?!
Mustafa Cengiz
8 MAÇ, MİLLİ MAÇ DÖNÜŞÜNE DAİR TARAFTARIN GÖRÜŞLERİ
KADİR DAYIOĞLU
KASKİ SU KAYBI (2)
Nilgun Batıyeli
Toplumun Tahammül Sınırı Nerede?
AHMET KARAASLAN
BEN İSTİYORUM Kİ…