Hayatınızda en az bir tane "bukalemun insan" varsa, bu satırlar sizin için bir yüzleşme niteliğinde olabilir.
Size bir soru sorayım: Hiç yüzünüze gülüp, siz arkanızı döndüğünüz an maskesi düşen, bambaşka birine dönüşen biriyle karşılaştınız mı?
Bugün tam da bu "renk değiştiren" karakterleri masaya yatırıyoruz.
Bakınız, bu insanlar sadece "kötü" değildir; kötülükten çok daha tehlikelidirler. Çünkü bir insanın kötü olduğunu bilirseniz, ona göre gardınızı alırsınız, onu tanırsınız. Ancak bukalemun insanlar kendilerini "en iyi" gibi gösterirler. Kimin yanında güç varsa, kimin yanında çıkarı varsa anında o tarafa geçerler. Dün size "kardeşim" diyen birinin, bugün sizi sırtınızdan vuran birinin yanında kahkahalar attığını görebilirsiniz. Çünkü bu insanların sabit bir karakteri yoktur; sadece değişken çıkarları vardır.
En tehlikeli tarafları ise gerçek yüzlerini asla ilk günden göstermemeleridir. Önce sizi överler, size kendinizi değerli hissettirirler ve en güvendiğiniz anda, tam da o güvenin konforuna kapıldığınızda maskeleri düşüverir. Bulundukları ortama göre şekil alırlar; patronun yanında başka, arkadaş ortamında başka, sizin yanınızda ise çok daha başkadırlar.
Peki, bu sinsi karakterleri nasıl ayırt edebiliriz? İşte size üç temel işaret:
Birincisi; başkalarının arkasından sürekli konuşurlar. Bugün sizin yanınızda bir başkasını kötülüyorlarsa, emin olun yarın başkasının yanında da sizi kötüleyeceklerdir.
İkincisi; başarılarınızı kutluyor gibi görünseler de, aslında içten içe bir rekabet halindedirler. Senden daha güçlü veya başarılı biri ortaya çıktığında, bir anda taraf değiştirdiklerini fark edersiniz. Onlar aslında insanların değil, gücün ve çıkarın peşinden giden birer gölgedirler.
Üçüncüsü ve en önemlisi; haklı olanın değil, her zaman güçlü olanın yanında saf tutarlar. Adalet duyguları yoktur, sadece dengeleri gözetirler.
İşte bu yüzden, bir insana güvenmeden önce onu zor zamanlarında izlemek gerekir. Gerçek karakter rahat zamanlarda değil, çıkarı tehlikeye girdiği anda ortaya çıkar. Bukalemunlar renk değiştirir ama siz onların değişen renklerine bakıp kendi öz değerinizi asla sorgulamayın.
Hayatınızdaki en büyük huzur, kimin gerçekten "insan" olduğunu, kimin ise sadece çıkar peşinde koşan bir figür olduğunu fark ettiğiniz gün başlar. Eğer bu satırları okurken birilerini hatırladıysanız, o farkındalık sizin en büyük koruyucunuz olacaktır.
Bugün kendinize şu soruyu sorun: Çevremde kaç tane bukalemun var ve ben onlara neden hala yer ayırıyorum? Unutmayın; gerçek bir karakter, her mevsim aynı kalan o asil duruştur.