Neden Seni Kaybetmekten Korkmuyorlar?
"Arz Fazlası" Olmanın Psikolojisi ve Saygının 5 Kuralı
İlişkilerde ve sosyal hayatta en çok duyduğumuz yakınmalardan biri şudur: "Ben herkes için fedakârlık yapıyorum, herkesin yardımına koşuyorum; ama kimse beni kaybetmekten korkmuyor."
Bu hissin ağırlığı altında ezilen pek çok insan sorunun kendi "yetersizliğinde" olduğunu düşünür.
Oysa gerçek bambaşkadır. Sorun yetersiz olmanız değil; aksine, gereğinden fazla ulaşılabilir ve sınırsız olmanızdır.
Sizi kaybetmekten korkmayan birine "Neden böylesin?" diye sormadan önce kendinize şu soruyu sormanız gerekir: "Peki, sen hiç gerçekten gittin mi?"
Psikolojik "Arz Fazlası" Tuzağı
Ekonomide temel bir kural vardır: Arz fazlaysa, değer düşer.
Bu kural insan psikolojisinde ve ilişkilerde de aynen işler. Sürekli hazır bekleyen, her çağrıldığında koşan, her yanlışı tolere eden ve ne yaşanırsa yaşansın sonunda hep geri dönen biri, karşı taraf için "psikolojik bir arz fazlası" haline gelir.
Siz hep oradasınızdır. Her haksızlığı affedersiniz. Sürekli açıklama yapar, haklıyken bile özür dilersiniz. "Gidiyorum" deseniz de ilk krizde kendiliğinizden geri dönersiniz.Böyle bir tabloda karşı taraf sizin gidişinize inanmaz; çünkü içi boş blöfler sınır yaratmaz, sadece inandırıcılığı yok eder. İnsanlar kaybetme riskini hissetmedikleri hiçbir şeyin kıymetini bilmezler.
İyi İnsan vs. Değerli İnsan
Pek çok kişi iyi olmayı her şeye katlanmak zanneder. Oysa:
İyi insan: Çoğu zaman her şeyi tolere etmeye ve alttan almaya çalışır. Değerli insan: Kendi sınırlarını bilir ve her şeyi kabul etmez.Siz her haksızlığı kabul etmeyi "sevgi ve fedakârlık" sanırken, karşınızdaki bu durumu sadece "rahat bir alışkanlık" haline getirir. Saygının temeli sevgiden önce tutarlı sınırlardan doğar.
Saygı Kazanmanın ve Değeri Korumak İçin 5 Altın İlke
İlişkilerde saygınlığı yeniden inşa etmek ve çantada keklik algısını kırmak için şu 5 adımı hayatınıza geçirmelisiniz:
Az ve Öz Konuşun: Sürekli kendinizi anlatma, savunma ve gereksiz detaylarla açıklama yapma ihtiyacını bırakın. Net sözler her zaman daha ağırdır. Tepkinizi Uzatmayın: Olaylar karşısında günlerce söylenip tartışmak yerine, tavrınızı soğukkanlı ve net bir duruşla gösterin. Gidiyorsanız Gerçekten Gidin: Blöf yapmayın. Bir kapıyı kapatıyorsanız arkanıza bakmadan yürüyün; geri dönecekseniz o adımı hiç atmayın. Kendinize Yatırım Yapın: Enerjinizi başkalarının hayatını düzeltmeye değil; kendi bilgi, birikim ve hedeflerinizi büyütmeye harcayın. Alternatifsiz Görünmeyin: Hayatınızın merkezine sadece tek bir insanı veya ilişkiyi koyup tüm dünyanızı ona bağlamayın. Kendi bağımsız yaşam alanınızı koruyun.Sözün Özü
Bir insan sizi kaybetmekten korkmuyorsa iki ihtimal vardır: Ya sizi zaten kaybetmiştir ya da sizi hiçbir zaman gerçekten kazanamamıştır.
Sürekli el altında hazır bekleyen bir seçenek olmayı bırakın. Kendi değerini bilen, sınırlarını çizen ve gerektiğinde vazgeçebilen bir insanın duruşu, en yüksek perdeden konuşan sözlerden çok daha etkilidir.