Kapıyı açtılar.
Giren girene.
Butlan ile CHP'yi ikiye böldüler.
Şu anda iki senaryo birden tıkır tıkır işliyor.
Birincisi "Terörsüz Türkiye" deniliyordu ama aslında perde arkasında bu sürece payandalık yapacak "Muhalefetsiz Türkiye" ve ölene kadar koltuk.
İkincisi de CHP'den CHP'ye gidenlerle "Referandumsuz TBMM'de Anayasa Değişikliği"
Hali ile de bundan sonra seçim-meçim yok.
Nasıl mı olacak?
Hazır mısınız?
Başlıyoruz.
1 MART TEZKERESİNİN İHTİKAMI…
“Su uyur düşman uyumaz”
Elin gavuru da hiç unutmaz şüphe yok ki.
Malum Lozan’da Lord Curson ne demişti.
“100 Yıl sonra ülkenizi ekonomik ablukaya alacağız.
Bankalarınıza, bütün değerli kurumlarınıza el koyacağız.
Bu antlaşmanın rövanşını alacağız!”
Buyurun.
Lozan’ı hafife alanlar.
“Gizli maddeleri var” diyenler.
O günlere geldik.
Yaşı yetenler bilir.
Türkiye’de ABD’nin BOP projesi kapsamında daha önce bölgeye indirmek ve Türkiye’yi de kullanarak 80 bin askeri ile konuşlanmak istediği meşhur 1 Mart Tezkeresi ile engellenmişti.
Ne olmuştu?
1 MART TEZKERESİ
1 Mart tezkeresi, Irak krizi konusunda hükûmet tarafından 25 Şubat 2003'te TBMM'ye sunulup 1 Mart genel kurulunda reddedilen ve tam adı "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi" olan tezkeredir.
Tezkerede, en fazla 62 bin yabancı askeri personelin 6 ay süreyle Türkiye'de bulunması öngörülüyordu.
Yabancı kuvvetlerin hava unsurları 255 uçak ve 65 helikopteri aşamayacaktı.
CHP'den Önder Sav, yaptığı konuşmada tezkereye karşı çıktı ve Amerikan gemileri için düşman gemileri ifadesini kullandı.
AK Parti içinde Özellikle, Beşir Atalay, Mehmet Aydın, Ertuğrul Yalçınbayır, Bülent Arınç, Zeki Ergezen, Azmi Ateş ve Kemalettin Göktaş gibi önemli isimler tezkereye karşıydı ve parti içinde açıkça bunun kulisini yapıyordu.
Recep Tayyip Erdoğan ise, tezkerenin mutlaka meclisten geçmesi gerektiğini vurguluyordu.", "Cüneyt Zapsu, Ömer Çelik ve Egemen Bağış tezkerenin kabulü için çırpınıyorlardı.
Özellikle Zapsu ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ile telefonda sürekli temas halindeydi.
Yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı.
250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı.
Ancak, Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen 267 salt çoğunluğa ulaşılamadı.
Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.
O GÜNLERDEN BU GÜNLERE…
Durum ortada.
AK Parti her şeyin olgunlaşmasını bekliyor.
Önce hamlesini yapıyor.
Olmuyorsa ya buzdolabına koyuyor bekletiyor, ya da olgunlaşması için diğer tüm siyasi partilerin aktörlerini de havuzun içine atarak yelpazeyi genişleterek herkesi yerli iş birlikçi konumuna getiriyor.
Bakın 25 Şubat 2003'te TBMM'ye sunulup 1 Mart genel kurulunda reddedilen ve bugün itibarı ile 09 Haziran 2026’ya geline kadar yaşanan siyasi olayları şöyle bir gözünüzün önünden tek tek geçirin.
Neler oldu.
Kimler baş tacı edildi?
Kimler taca çıkartıldı?
Dün söylediklerini yutanlar kimler?
Kimler tarihi U dönüşlere imza attılar?
Kimler neleri inkar etti?
O söylemleri unutanlar kadar, onlara oy verenler de ne için oy verdiklerini çoktan unutarak peşlerine takılmaya aynı tempoda devam ediyorlar.
Demek ki onların sevdası bir başka imiş!
Ne diyelim…
İŞTE YILLARDIR UĞRAŞTILARI
O MEŞHUR FORMÜLÜN SONU...
Gelinen nokta da AK Parti sanırım yıllardır uğraştığı formülü buldu.
Bakın bu konuya dair ne diyor Dr. Naim Babüroğlu @NaimBaburoglu;
Anayasa değişikliği için 400 milletvekili gerekiyor:
-AK Parti: 275
-DEM (DBP): 58
-MHP: 47
-HÜDAPAR: 4
-DSP: 1
-Butlan CHP: 22
-Yeni Yol Partisi: 20
Toplam: 427
Fireler dahil 400 bulunur.
Butlan CHP çok önemli.
Ve CHP’nin bölünmesi, ardından Butlan CHP’nin DSP’ye dönüşmesi.
Kılıçdaroğlu’nun üst bir görevde yer alması.
Butlan CHP milletvekillerinden bazılarının AK Parti’ye geçmesi.
Yani, kurultay yok.
TARİHİ BİR UYARI YAPIYOR...
Tarihi bir uyarı yaparak açıklamasının devamında diyor ki Dr. Naim Babüroğlu @NaimBaburoglu;
Sayın Kılıçdaroğlu…
Unutmayın…
Bazen bir adım geri çekilmek, bir ömür ileri gitmekten daha büyük bir hizmettir.
Düşünmeniz gereken ölçü, Cumhuriyet’in geleceğidir.
Sırada, Atatürk’ün ulus devletini hedef alan Anayasa değişikliği var.
Sırada Cumhuriyet’in temel değerleri var.
Yani, size teslim edilen emanet ve Atatürk’ün vasiyetinin varlığı söz konusu…
Çevrenizdeki, “Altı Ok”a mesafeli ve kişisel çıkarları önceleyenlere aldırmayın.
Onlar, hiçbir zaman Atatürk’ün çizgisinde olmayan, İkinci Cumhuriyetçilerdir.
Onları uzaklaştırın…
BU KADAR ACİZLİK OLUR MU?
Dr. Naim Babüroğlu @NaimBaburoglu
Bu kadar çaresizlik, mantıksızlığı tetikliyor.
"Doğada az bulunan şeyler değerlidir; altın, gümüş gibi..."
Doğru mu?
Doğru...
"Kör atta az bulunur, o halde kör atta değerlidir..."
"Devlet Aklı" mantığınız bu.
Mustafa Bey, Atatürk'ün "Altı Ok" unu yakanızdan çıkarın, çünkü vasiyetine aykırı hareket ediyorsunuz.
Vasiyeti çiğnemek, meşruiyetinizi ortadan kaldırır.
Siz Anayasa değişikliğine de "evet" diyeceksiniz.
Partiyi de böleceksiniz.
Ve bu mantığınızla, "Devlet Aklı öyle istiyor" diyeceksiniz.
Sayın Kılıçdaroğlu…
CHP’nin gerçek sahibi, Anafartalar’da toprağa düşen Mehmetçik, İstiklal Savaşı’nda vatandan başka sevgili bilmeyen o kuşak, Cumhuriyet’in öğretmeni, köylüsü, işçisi ve Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği Türk milletidir.
-Bu parti; Cumhuriyet’i ilan etmiş, hilafeti kaldırmış, hukuk devrimini gerçekleştirmiş, kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiş, sanayi hamlelerini başlatmış, çağdaş Türkiye’nin temellerini atmıştır.
-Bu partiyi dağıtmak, bölmek, milli irade dışında koltuğa oturmak meşru değildir. Tarih kaydeder.
CHP’nin kökü…
Kuva-yı Milliye ruhudur.
İstiklal Savaşı’nın karargâhıdır.
Türk devriminin kurumsal hafızasıdır.
Cumhuriyetin kurucu kadrosudur.
CHP’nin tapusunda makam hırsı değil, şehitlerin kanıyla millet iradesi yazılıdır.
Yetki, koltuk coşkusu saman alevidir; kül yığınıdır geriye kalan…
Çünkü, “Şerefle tamamlanması gereken en zor görev hayattır, hayat…” Ve unutmayın, “Mezara sadece haysiyet gider…”
Beş bin yıllık yazılı tarihin hükmüdür bu…
Atatürk, “Benim iki büyük eserim vardır;
biri Türkiye Cumhuriyeti,
diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” der.
Çünkü CHP, sıradan bir siyasi parti değil…
Atatürk’ün emanetidir, vasiyetidir.
Emanet yere atılmaz, parçalattırılmaz.
Onu korumak için nöbet tutulur.
KAPIDAKİ EN BÜYÜK TEHLİKE…
Sanırım mevzu anlaşıldı.
1 Mart tezkeresinde görevini yerine getiren tüm vatanseverler gibi, şimdi bu dönemde TBMM’de görev yapan diğer vekillere önemli görevler düşüyor.
Tarihi bir sorumluluk ile hem de bu dönemin milletvekillerine düşen bir ağır hem de çok ağır bir sorumluluk var.
Vatanını-milletini-bayrağını-çoluğunu-çocuğunu seven vekillerin şartlar ne olursa olsun TBMM’de böylesine bir tezgaha gelerek ülkemizin geleceği için en büyük tarihi yanılgı olarak TBMM’de 400 Vekille yapılması planlanan Anayasa değişikliğinde “Hayır” oyu kullanmalarıdır.
Aksi takdirde tarihe Komisyon üyeleri gibi bir başka adla geçer ve yedi sülalesi de o utançla anılır…
