Emeklinin maaşı nereye gidiyor?
Soruyu soran kim?
Eski CHP’li, acer YENİ Partili milletvekili Aşkın Genç.
Cevabı veren kim?
YENİ Partili Aşkın Genç.
Peki ne diyor YENİ Partili Aşkın Genç:
“Kayseri’de emeklinin maaşının yüzde 79’u kiraya gidiyor”
TÜRKİYE GERÇEKLERİNİN
İLİMİZ TABLOSUNA DAİR
Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olan Kayseri’de çalışanlar ve emekliler, giderek ağırlaşan hayat pahalılığı karşısında barınma giderlerini dahi karşılayamaz hale geldi.
Konut kiralarındaki hızlı yükseliş, asgari ücret ve emekli aylıklarının büyük bölümünü daha vatandaşın eline geçer geçmez tüketiyor.
İŞTE SİZE KAYSERİ
GERÇEKLERİ…
YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kayseri’de artan konut kiraları ile asgari ücret ve emekli aylıkları arasındaki uçuruma dikkati çekti.
Kayseri’de ortalama kiranın 18 bin 628 liraya ulaştığını belirten Genç, bir asgari ücretlinin gelirinin yüzde 66’sını, en düşük aylığı alan bir emeklinin ise gelirinin yüzde 79’unu kiraya vermek zorunda kaldığını söyledi.
Genç, “Kayseri’de mesele artık ev sahibi olmak değil, kira ödedikten sonra hayatta kalabilmektir” dedi.
2026 VERİLERİNE GÖRE…
YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kentteki barınma krizine dikkati çekti.
Kayseri’de Haziran 2026 verilerine göre ortalama konut kirasının 18 bin 628 liraya yükseldiğini ifade eden Genç, asgari ücretlinin ve emeklinin kira ödendikten sonra temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelire sahip olmadığını vurguladı.
Bir asgari ücretlinin maaşının yaklaşık üçte ikisini yalnızca kiraya ayırmak zorunda kaldığına dikkati çeken Genç, en düşük emekli aylığını alan bir yurttaşın ise gelirinin yaklaşık beşte dördünü kiraya verdiğini belirtti.
EN YAKICI SORUNLARDAN
BİRİ BARINMA KONUSU!...
YENİ Partili Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Seçim bölgem Kayseri'de dar gelirlinin en yakıcı sorunlarından biri barınmadır.
Haziran 2026 verilerine göre kentimizde ortalama konut kirası 18 bin 628 liraya ulaşmıştır.
Net asgari ücret ise 28 bin 75 liradır.
Bir asgari ücretli maaşının yüzde 66'sını yalnızca kiraya vermekte, bütün bir ayı geçirmek için elinde sadece 9 bin 447 lira kalmaktadır.
En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarılsa bile bunun yüzde 79'u kiraya gitmektedir.
EMEKLİNİN ELİNDE
NE KALIYOR?
Devam ediyor YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç.
Ve diyor ki; Emeklinin elektrik, su, doğal gaz, gıda, ilaç ve ulaşım için elinde yalnızca 4 bin 924 lira kalmaktadır.
Kayseri'de mesele artık ev sahibi olmak değil, kira ödedikten sonra hayatta kalabilmektir.
Asgari ücret ve emekli aylıkları yurttaşlarımızın giderlerini karşılayabileceği, kimseye muhtaç olmadan insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabileceği bir düzeye çıkarılmalıdır.
Sanırım bu mevzu epey anlaşılmıştır.
Devam ediyoruz bir başka sorunlu sektörle.
TARIMIN BANKA BORCU 1
TRİLYON 450 MİLYARI AŞTI
YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2026’da bitkisel üretimde yüzde 16,5, meyve üretiminde yüzde 58 artış beklenirken çiftçinin ürün fiyatlarının gerilediğini ve tüketicinin ucuz gıdaya ulaşamadığını söyledi.
“Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor” diyen Genç, elmanın üreticide 18, markette 89 liraya satıldığına dikkati çekti.
Kayseri’nin geçen yıl yaklaşık 31 bin ton elma ürettiğini hatırlatan Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planı kurulmazsa yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Yeni Yol Grubunun tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine Genç, tarımsal üretimde beklenen yüksek artışın çiftçiye gelir, tüketiciye ise ucuzluk olarak yansımadığına dikkati çekti.
ELMANIN ÜRETİCİDE 18 LİRA
MARKETTE NEDEN 89 LİRA?
Tarımsal girdilerdeki artış ile üretici fiyatlarındaki gerilemeyi karşılaştıran Genç, çiftçinin üretim yaparken yüksek maliyetle, hasat döneminde ise fiyat düşüşüyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Elmanın üreticide 18 lirayken markette 89 liraya satıldığını hatırlatan Genç, üretici ile tüketici arasındaki fiyat zincirinin şeffaf olmadığını vurguladı.
Kayseri’nin yaklaşık 31 bin tonluk elma üretimine dikkati çeken Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planı kurulmadığı takdirde yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Üretici ile market arasındaki tablo da farklı değil. Haziran ayında elmanın üretici fiyatı 18 lira, market fiyatı 89 lira. Bir kilogram elmada çiftçiyle tüketici arasında 71 liralık fark oluşuyor.
Yaklaşık beş katlık farkın hiçbir bölümü üreticinin cebine girmediği gibi, tüketici de bu bolluktan yararlanamıyor.
Bu farkın ne kadarı taşıma ne kadarı depolama ne kadarı aracılık ne kadarı kar? Bunları bilmiyoruz.
Çünkü üretimden rafa kadar uzanan fiyat zinciri şeffaf değil.
Fiyat düşünce zarar çiftçiye, fiyat yükselince fatura vatandaşa kalıyor.
ÜRETEN KAZANAMIYOR,
TÜKETEN UCUZA ALAMIYOR
Aşkın Genç, konuşmasında şunları ifade etti:
“Türkiye’de tarımda çok ağır bir çelişki yaşanıyor.
Çiftçi ürününü ucuza satıyor, vatandaş gıdayı pahalıya alıyor.
Üreten kazanamıyor, tüketen ucuzluğa ulaşamıyor.
Aradaki düzen ise hem çiftçinin hem vatandaşın cebinden büyüyor.
TÜİK, 2026 yılında toplam bitkisel üretimin yüzde 16,5, meyve üretiminin yüzde 58 artmasını bekliyor.
Normal şartlarda bu artışın çiftçiye daha fazla gelir, vatandaşa daha uygun fiyat olarak dönmesi gerekir.
Ama tam tersi oluyor.
ÜRETİMDE BEREKET, ÇİFTÇİNİN
GELİRİNDE İSE KITLIK VAR…
Çiftçi gübreyi geçen yıla göre yüzde 64 daha pahalı alıyor.
Tarımsal girdiler bir yılda yüzde 37 artıyor.
Buna karşılık çiftçinin sattığı ürünlerin fiyatı haziran ayında yüzde 9 geriliyor.
Uzun ömürlü bitkisel ürünlerdeki yıllık fiyat kaybı ise yüzde 31’i geçiyor.
Yani çiftçi tarlasına girerken enflasyonla, ürününü satarken fiyat çöküşüyle karşı karşıya.
Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor.
YÜKSEK REKOLTE KAYSERİLİ ÜRETİCİ
İÇİN FİYAT ÇÖKÜŞÜNE DÖNÜŞEBİLİR
Seçim bölgem Kayseri bu sorunun tam merkezinde. Kayseri geçen yıl yaklaşık 31 bin ton elma üretti.
Bu yıl Türkiye genelinde elma üretiminin yüzde 94 artması bekleniyor.
Eğer alım, depolama, işleme ve ihracat planı şimdiden kurulmazsa bu yüksek rekolte, Kayserili elma üreticisi için müjde değil, fiyat çöküşü olacak.
Bu tablo yalnızca bir fiyat sorunu değil, çiftçinin üretimde kalıp kalamayacağı meselesidir.
ÇİFTÇİNİN 21 MİLYAR LİRALIK
KREDİSİ DE TAKİBE DÜŞTÜ…
BDDK’nin Mayıs ayı verilerine göre tarım sektörünün bankalara olan nakdi kredi borcu 1 trilyon 450 milyar lirayı aştı. 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına ayrılan kaynak ise 168 milyar lira.
Yani tarım sektörünün banka borcu, bir yıllık tarımsal desteğin neredeyse dokuz katı.
Mart 2026 itibarıyla 21 milyar liralık kredi de takibe düşmüş durumda. Banka dışındaki gübre bayisi, tüccar ve kooperatif borçları bu rakama dahil bile değil.
Türkiye’de tarımı artık çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor.
Üreticiye yeni kredi vermeyi tarım desteği diye anlatmak yanlış.
Çiftçinin ihtiyacı yeni borç değil; ürettiği üründen geçinebileceği bir gelir.
TÜRKİYE’NİN ÜRETİM
KAPASİTESİ KÜÇÜLÜYOR
2002’den 2024’e kadar Türkiye’nin tarım alanı yaklaşık 26 milyon dekar daraldı.
Bu kayıp, Kayseri’de tarla bitkileri üretimi yapılan toplam alanın beş katından fazla.
Yani yalnızca çiftçinin geliri değil, Türkiye’nin üretim kapasitesi de küçülüyor.”
YENİ Parti Kayseri milletvekili Aşkın Genç’in eleştirileri bu yönde.
Eskiden işçinin, köylünün, emeklinin, çiftçinin, hayvancılıkla uğraşanların bir hedefi, bir umudu vardı.
Şimdilerde bu umutta yok maalesef.
Kimse önünü göremiyor, geleceğe dair de ufukta bir umut ışığı yok maalesef…
Umut masallarda olduğu gibi ne yazık ki kaf dağının ardında şimdilerde…
