Günü Münasebetiyle...
ÇÖL PUSULASI
"""""""""
Ali Rıza Navruz
Şöyle düşünüyorum da öğretmenim olmasaydı ben şu önüme açtığım bu boş sayfaya bir tek harf dahi çizemezdim. Onca bilgileri edindiğim kitapları okuyamazdım. Herhalde büyüklerimiz de benim gibi düşünmüşler ki; Atamızın 100. Doğum yıldönümü olan 1981 yılında 24 Kasım gününün her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar vermişlerdir. Öğretmenler Gününde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri masaya yatırılır. Öğretmenlerin çeşitli sosyal ve kültürel sorunları uzun uzun dile getirilir. Eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler ayrıca anılır. Öğretmenler güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu kişilerdir. Tek kelimeyle ifade et derseniz, derim ki: Öğretmenler ÇÖL PUSULASIDIR. Atatürk; Öğretmenler için aynen şöyle söyleyerek onlara bir yerde çok büyük sorumluluklar yüklemiştir: "Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır…"
Bir Başöğretmenlik olayı var, biliyorsunuzdur. Bu unvanı Atatürk’ümüze Bakanlar Kurulu vermiştir resmen. Tarih: 11.11.1928. Bu arada 24 Kasım Atatürk’ün bu unvanı kabul ettiği tarihtir. Ona göre öğretmenlik üstün bir meslek demekti.
Atamızın Cumhurbaşkanlığı döneminde milletvekillerinin maaşına zam yapma konusu gündeme gelir. Başbakan İsmet İnönü Cumhurbaşkanının yanına gelerek öğretmenlere ne miktarda zam yapması gerektiği konusunda emirlerini talep eder. İşte Atatürk’ün bu konuyla ilgili olarak verdiği müthiş cevap: "Milletvekillerine yapılacak zam miktarı öğretmenlerinkinden fazla olmasın…"
Unesco'nun da önerisi ile pek çok ülkede 5 Ekim tarihinde kutlanıyor öğretmenler günü. Biz bu ülkelerden tam 13 yıl önce kutladığımız için tarihin farklı olması tabii ki doğaldır.
Bu anlamlı günde öğretmenlerimizi bir şiirimle saygıyla anmak istiyorum:
