!!!
Bakın arkamda bulunan bu taştan pano üzerinde ne yazıyor, özetleyeyim size: " Burası sınırsızlık meydanı. Ne düşünüyorsan, söyleyecek sözün varsa ve yüregin de yetiyorsa SUSMA KONUŞ."
Kürsü 80'li yıllarda yoktu. Belli ki sonraları yapılmış. Bu kürsünün kuruluş amacı anlaşılmıştır sanırım. Kaç gündür önünden geçiyorum "mangal bir yürek" göremedim konuşan burada. Bu gün karar verip ben çıktım o kürsüye gördügünüz gibi. İlle de -hiç sevmediğim- siyaset konuşulmaz ya değil mi? Ben de ilgi alanımla ilgili konuştum, verdim veriştirdim dolu dolu...
Dedim ki; şu şairim diye geçinen ayrık otları bu edepli bahçeden temizlenmeliiiiiii...
Şu kahve molalarında yazılmış şiirimsiler çöp sepetine atılmalııııı...
10 arapça, 3 farsca 2'de türkçe kelimeyle bir şeyler karalayan şairleri Karamanoğlu Mehmet Bey'e teslim etmeliiiiii...
Şu, Belediyelere ve Ticaret Odaları gibi kurumlara kitap satma derdiyle bu gibi kurumların yönetımine "yalakalık" yapan yazar/çizer/şair takımını falakaya yatırmalııııı...
Bir türlü öküz olamayan köy danalarını (!) başka mekanlara sürmeliiiiii...
Şu yazarlık okuluna, bu işlerin hocalığından başka her türlü meziyeti olanlara, bu projenin masum sahipleri tarafından "yazar" belgesi dışında kadro da verilmeliiiii(!)...
Hele de şu söz hırsızları yok mu, onların cezası belli, onların dilini kesmeliiiii. Kesmeli ki utanmadan "çaldımsa miri malı çaldım" diyemesiiiiin...
Vaaah esin vaaah!..
Daha da pek çok şey diyecektim kiiii, heyecanım hislerimi ikrara engel olgu işte.. Yanımdaki arkadaşım dedi ki; "yeter gari be deliban, şaire sözün özü yakışır." Ben de yakıştırdım ve sustuuuum! Sükut da bir sevda değil midir edeple ikiz!? Nerede gözleriniz?
---
Not: Bu "sınırsızlık meydanı" Muğla ilinde bulunmaktadır...
