D İ L S İ T A N
*
Gün akmadan önce gözyaşım akar,
Aşar yargıları, gelir dilsitan.
Bu vedâ ki rûha, şimşeğin çakar;
Beni mor hūlyaya salar dilsitan!
Bilirim gözlerim hep sende mahpus.
İki çift laf etsem deniyor ki; "sus!"
Her gece uykumda gördüğüm kâbus;
Renkli rüyaları çalar dilsitan!
Haykırsam kim duyar bilmem sesimi.
Sen tutmazsan, eller tutar yasımı.
Hüznün çeşmesine assam tasımı;
Bir boşalır, iki dolar dilsitan!
Lastikli sapana sığmaz taşımız.
Ne etsem de rast gitmiyor işimiz.
Ağustos ayında şu kel başımız;
Ördek gibi, göle dalar dilsitan!
Sandık, fayda verir sükût artısı;
Sıyrıldı bak, sabrımızın örtüsü.
Şaşmaz milim, bu kantarın tartısı;
Kılı kırk parçaya böler dilsitan.
Bir ekin vaktinde, insem döşüne;
İnan ki karışmam, felek işine!
Ne yazık hedefim körün taşına;
Dilim dudağımı, yalar dilsitan.
**
Ali Rıza Navruz
#deliban/Sayfa:106
