İÇİME DOĞAN O Kİ...
----------------
İçime doğan o ki;
Bir akşamın koynundan alacak beni ölüm.
"Haydi,Abbas"diyecek,
“Haydi,Abbas vakit tamam,
Akşam diyordun; işte oldu akşam.”
Yarım kalan bestem,
Henüz yazamadığım şiirler,
Yeleleri savruk deli tay düşlerim bile
Engel olamayacak gidişime...
İmamın biri bir salâ verecek.
İmamın biri,
İsmimi düşürecek dünya kütüğünden.
İhtimal ki Hunat’dan başlayacak yolculuğum.
Kim bilir, belki de Câmi-i Kebirden...
El üstünde giderken
Bir ses duyacağım mutlaka:
“Mağfiret talep eyle!”
Kabir ehli kapıda karşılayacak beni.
Önce; yazık diyecekler, yandı şu şair.
Yine de o münhal kadro doldu ya;
Sevinecekler...
İçime doğan o ki;
“Ne var ne yok”denecek dünyanızda.
Kabir suali bu olsa gerek!
Ama yine de anlatmayacağım
Dünyanın güzelliğini(!) onlara.
Nevruz kutlamalarından,
Bir Mayıslardan,
Farklı bayraklardan da söz etmeyeceğim.
Enflasyon, devalüasyon, Van gölünde canavar,
Her şeyde soygun, her yerde vurgun
Elekler de askıda şimdi, elendi kırkambar un...
Desem beni kim anlar?!..
“Çeçenya” desem, “Bosna” desem,
“Kin” desem, “kan” desem,
“Aç kurtlar” desem,
Belki kıyamet kopar...
Her şey yerli yerinde diyeceğim.
Bildiğiniz gibi esas!
Yani; “eski hamam, eski tas”
Fakat kızaran yüzüme bakıp
O limana girişimin
Sırrını çözecekler.
Üzülecekler;
İçime doğan o ki...
^^
Ali Rıza Navruz
