Anadolu’da yönetici olmak zor.
Taraftar olmak daha da zor.
Bu bağlamda bu takıma hem cebinden veren, hem de çilesini çekenlere sonsuz teşekkürler.
Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık ve esenlikler diliyorum.
Bu takımın adını kullanan, reklamını yapan, küpünü dolduran, sonrasında da malum başta tahtanın kapanmasına sebep olan bu kadar borç yapanlar mı?
Onları da en üst makama havale etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok.
Kamunun malını babasının malı gibi gören, tepe tepe kullanan, kendi şirketlerini kardan kara geçirip yöneticisi oldukları kamu kurumları, özel şirketler, kulüpleri de borç batağında bırakanları Allah’a havale ediyoruz.
Nasıl olsa devir onların devri.
Bu devirde hesap vermek yok nasıl olsa.
Ölene kadar devam…
Uzatmaya gerek yok…
1 Temmuz 1966.
1966 Yılının Mayıs ayı içinde başlayan ve merhum babam Kaleci Mehmet Güner Cengiz’in 1958’de Havagücünden takım arkadaşı merhum Mücahit Pekçetinkaya’nın kulüp tüzüğünü yazması ile başlayan, Haziran ayının ikinci haftasında yapılan genel kurul ile tüzel kişiliğini kazanan ve TFF’nin 1 Temmuz tarihi itibarı ile tescili ile de 2. Lige alınan Kayserispor yarım dalya’yı devireli tamı tamına 10 yıl oluyor bugün.
Benimle yaşıt sarı kırmızılı takım.
Benim de sarı kırmızılı takıma dair eserlerim var çok şükür.
Kapısından üç kez döndüğüm bir takım aynı zamanda futbolculuk dönemimizde.
TARİHE TANIKLIK…
Kayserispor ve Erciyesspor tarihlerini içeren 6 adet kitabım bulunuyor.
İlk olarak 1995 yılında Orta Anadolu Bir Efsane: Kayserispor’u yayınlamıştım.
Epey zor oldu ama çok şükür karda yürüdük, iz bıraktık.
Şimdilerde bir kuru teşekküre bile razıyız ama kimse bir hal hatır bile sormadan, hoyratça istediği gibi kullanıyor, kolayca ulaşıyor.
1998’de ‘Kayserispor Tarihi’ ve 2003 yılında ise ‘Kimliğini Arayan Takım Erciyesspor’ isimli kitaplarımı yayınlandım.
TARİHİ HÜLLE’Yİ
UNUTTUNUZ MU?
Ardından iki takımın tarihi ile ilgili asıl bomba kitap geldi.
Tam her iş bitti baskıya girmek üzereyiz.
Malum tarihi hülle geldi.
Ve… Zorunlu olarak kitabında adı değişti.
Kayserispor ve Erciyesspor takımlarının isim değişiklikleri sonrasında ‘Erciyesspor'dan Şandelleme Kayserispor, Kayserispor'dan Plase Erciyesspor’ adlı eserim de 2004’e yayınlandı.
Güzel bir harmanlama oldu aslında.
Her iki takıma da emek verenlerin buluştuğu karma bir eser oldu.
Aslında bu eserler tarihe tanıklık eden, bir anlamda Kayserispor-Erciyesspor tarihine saygı duruşu niteliğindeki resmi geçit yapan eserler.
14.05.2013 Tarihinde Erciyesspor’un üçücü kez şampiyon olarak Süper lige çıkışı bir başka eserle taçlandırdık bu kez.
608 Sayfadan oluşan 64 sayfalık renkli bölümünde 2012-2013 sezonundaki unutulmaz şampiyonluğu anlatan ve ‘Futbol ZİYA’fetinde Murada EREN’ler’ adını taşıyan Erciyesspor tarihçesini anlatan eser 2004 yılı içerisindeki Erciyesspor-Kayserispor isim değişikliği dahil Erciyesspor’un aynı isimle elde ettiği üç şampiyonluk ve iki takımın tarihçelerini de geniş kapsamlı olarak tarihe bir belge oldu.
BİR DE FOTOĞRAF SERGİSİ…
128 Sayfadan oluşan tamamı renkli kuşe kağıda basılı Şampiyonluk Albümü ise ‘ERCİYES’İN GÖLGESİNDE BİTMEYEN MARATON: ŞAMPİYONLUK KOŞU’su Fotoğraflarla şampiyonluk kısa bir resmi geçidi olarak sezonu ve başarıyı ölümsüz karelerle unutulmazlaştırıyor.
Bu iki çalışmamız aynı zamanda değerli kardeşim Mehmet Fatih Kaymaz ile gerçekleştirdiğimiz Kayserispor ve Erciyesspor’un benim özel arşivimdeki 25000 fotoğraftan seçilen Fotoğraf sanatçısı Kaymaz’ın da eserlerinden harmanlanmış 600 fotoğraf ile bir de sergi olarak açıldı.
NOSTALJİK BİR
SPOR YOLCULUĞU…
27 Mayıs 1966 Ürgüp doğumlu olan Mustafa Cengiz’in kütüğe kaydı 28 Mayıs’tır.
Cengiz aynı zamanda Kayserispor ile de yaşıttır.
Tarih yapan ile tarih yazanların ilginç tesadüfleri burada başlıyor.
Kayserispor tarihi ile özdeşleşen sarı kırmızılı takımın onursal başkanı Bakanlıkları, milletvekillikleri, belediye başkanlıkları ile tarihe malolmuş bir isim olan Mehmet Özhaseki’de 27 Mayıs doğumlu ne ilginç bir tesadüftür.
Kendisi Kayseri’de tarih yapan bir isim.
Tarihi yazmakta bize kısmet oldu aynı gün itibarı ile hayata gelmemiz bağlamında.
Kayserispor kulübünün kapısından futbolcu olarak üç kez döndük.
Kısmet değilmiş.
Puma 78 Takımı ile 70’lerin sonunda başlayan futbol yaşantımızın 1981/82 sezonunda Gaziosmanpaşaspor ile Amatör lisansiyer olarak ciddi bir platforma taşınması ve o sezon genç takım ve a takımlarda elde edilen şampiyonluklar akabinde gelen genç takımda ki 10 gollü ve 17 gollü A takım gol krallığını takiben bir sonraki sezonda 1982-83 sezonu ile Mavi Lacivertli formaya veda ediş ve ardından Sağlıkspor serüveni.
Futbola sağ açık olarak başlayıp, sonradan santrafor ve sol açık olarak devam eden nefes nefese bir koşu…
Bu arada Kocasinan Atatürk Lisesi futbol takımında iki sezon forma sevinci.
1984/85 Sezonunda Sağlıkspor ile kazanılan Şampiyonluk akabinde Kayseri Karması heyecanı ve ardından bir sezon daha Kırmızı Siyahlı forma ile mücadeleye veda ediş…
Bu arada ERÜ ile Grup maçlarında tur sevinçleri ve KMYO’da şampiyonluklar…
1986/87 Sezonunda siyah beyazlı renklerle bir sezonluk Hisarcıkspor macerası.
O Sezon Kılıçaslan Yıldızspor maçında kalecimiz olmadığı için kulakları çınlasın Şahin hocam sağ olsun babamın ve abimin kaleciliğini överek beni kalede oynatmıştı.
2-0 kaybettik ama güzel bir gündü…
Ardından bir sezonluk ara veriş ve 1988/89 Sezonunda Basınspor ile yeni bir şampiyonluk sevinci daha. Bu sezon ile birlikte forvetteki maceramızın bitişi ve Kırmızı beyazlı forma altında futbola nokta koyana kadar zorunlu defansif görev ile stoper ve libero olarak futbol kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı.
Atatürk Stadyumundaki unutulmaz baraj maçında Yaşar Karaca tarafından daha maçın 25. dakikasında ikinci kırmızı karttan oyun dışı bırakılışım ve 1-0 önde olduğumuz maçın 120 dakika sonrasında 2-2 bitişi ile birlikte kaleci Bayram’ın müthiş performansı ile penaltılarda gelen şampiyonluk sevinci.
Sonrasında merhum babam Mehmet Güner Cengiz ve abim Ahmet Cengiz’in kaleci olarak şampiyonluk sevinçleri yaşadıkları Sümerspor ile yeni bir şampiyonluk sevinci.
Sanırım bu ortak başarıdaki Kayseri’de tek aileyiz diyebilirim.
Allah rahmet eylesin babam Mehmet Güner Cengiz, Sümer Bez fabrikasında hem kalecilik yaptı hem de yıllarca çalışıp emekli oldu Şubat 1982'de..
Yıllarca Sümerspor kalecisi olarak 1960/64 şampiyonluklar yaşadığı takımda abim Ahmet Cengiz 1983-84 ve bende 1992-93 aynı gururu yaşadık. Rahmetli annem Elmas Cengiz 2015 yılında vefat edene kadar bu fabrikanın ekmeğini yedik.
Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşaallah...
Çok güzel günlerdi o günler...
Ardından doğup-büyüdüğümüz halen ikamet etiğimiz mahallemizin takımı Yeni Mahallespor’da 1994/95’te futbola bir başka şampiyonluk sevinci ile veda ediş…
Yaklaşık 16 Yıllık süreçte 4 Şampiyonluk, 2 gol krallığı 300’den fazla maç ve 100’den fazla gol…
Spor sayesinde başlayan spor gazeteciliği ile birlikte halen 45 yıla varan bir gazetecilik mesleği ile sporla iç içe bir yaşam.
Bu arada Kayserispor ve Erciyesspor tarihçeleri kaleme almanın haklı gururu.
Erciyesspor ve Kayserispor tarihlerini kaleme alan ve bu iki takım hakkında 6 kitabı bulunan Gazeteci-Tarihçi-Araştırmacı-Yazar Mustafa Cengiz'in Kaleminden Erciyesspor-Kayserispor kitapları serisi şu şekildedir;
-Orta Anadolu’da bir Efsane: Kayserispor-15.11.1995,
-Kayserispor Tarihi-1998,
-Kimliğini Arayan Takım: Erciyesspor-2003,
-Kayserispor’dan Plase Erciyesspor, Erciyesspor’dan Şandelleme Kayserispor-2004,
-Futbol Ziya’fetinde Murada Eren’ler-2013
-Şampiyonluk Albümü ise Erciyes’in Gölgesinde Bitmeyen Maraton: Şampiyonluk Koşu’su-2013
1982'de futbol yaşantısına başlayan Cengiz Kayseri'de Amatör küme'de 16 yıl futbol oynamış, Gaziosmanspor, Sağlıkspor, Hisarcıkspor, Basınspor, Sümerspor ve Yeni Mahalle İdman Yurdu gibi 6 farklı takımda forma giymiş, iki kez gol kralı olurken, oynadığı 4 takımda şampiyonluk sevinci yaşamıştır.
Cengiz, Kayseri Amatör karmasında da forma giymiştir.
Sürekli basın kartı sahibi olan ve Mira ve Hira adlarında iki kız babası olan Cengiz iyi derece de İngilizce bilmektedir.
Güzel günlerdi.
Sayısız dost ve arkadaş edindik.
Spor yolculuğumuzda yolumuzun kesiştiği herkese selam olsun…
KAYSERİSPOR 60 YAŞINDA…
Nice yıllara Erciyes Aslanları…
Sarı kırmızılı takım Mayıs ayı içindeki merhum Aydemir Doğan ve Mücahit Pekçetinkaya tarafından gerçekleştirilen tüzük yazılımı ve ardından 14-15 Haziran’daki genel kurulu akabinde TFF’nin onayı ile 1 Temmuz 1966’da resmen tescil edilmiş oldu.
Kayserispor tarihine dair 6 kitabım ile hizmet vermenin, sarı kırmızılı takım ile yaşıt birisi olarak, sevinçlerine ve hüznüne ortak olmanın, bir tarihe canlı şahitlik etmenin farklı bir gururunu yaşıyorum.
Nice yıllara Kayserispor...
HAYIRLI OLSUN İNŞAALLAH…
Evet sanırım bugünlük bu kadar yeterli.
Kayserispor’a ait Yol Haritaları ve gelişmeleri, beklentileri ile birlikte tarihe tanıklık etmenin de güzelliği ile biraz da kendimizden bahsettik.
Evet…
Uzun ve meşakkatli yollardan geçtik.
En az Kayserispor kadar biz de yıprandık sonuçta.
Kolay değil 1982’den bu yana bu koşunun içindeyiz.
45 Yıla yakın bir süreçte de bu takımın peşindeyiz.
Yazıyoruz, çiziyoruz, gördüğümüz yanlışlıkların düzeltilmesi bağlamında nefes tüketiyor, uyarılar yapıyoruz.
Başarıları ile seviniyor.
Kötü sonuçlar ile de kederleniyoruz.
Avrupa kapılarını dayandığımız, Türkiye kupasını kaldırdığımız günler bir yana küme düştüğümüz ve son olarak yine ve yeniden “Asansör Apoletli Takım” tablosuna içimiz kan ağlayarak dönüş yaptığımız son derece buruk günlerdeyiz.
FUTBOLDA DÜN YOK…
Ama hayat devam ediyor.
Küme düştük diye hayat bitmiyor.
Futbolda dün yok.
Yarınlar için yine ve yeniden Süper lig için yeni bir start verildi.
Şimdiden yeni sezon Türk futboluna ve takımlarımıza hayırlı uğurlu olsun inşallah.
Kazasız, sakatlık olmadan puanı ve heyecanı bol bir sezon olsun.
Yanlışlar düzelsin.
Başımız dik olsun…
Takımlarımız kazansın.
Yüzümüz gülsün.
Cepler dolsun, borçlar bitsin.
Kayseri madem ki 2029 Dünya Spor Başkenti oldu.
O halde yepyeni, tertemiz, bembeyaz bir sayfa açılsın…