EDEBİYAT HARCI
-----------------
Sevgili Edebiyat dostları 23 sene öce yani 2003 yılında edebiyata olan tutkum, beni bu konuda bir kitap hazırlamaya zorladı bir yerde. Belki “tereciye tere satmak” gibi olacaktı bu kitap ama olsun dedim. Hiç kimse alıp da okumasa da bu kitabımı bazı konuları ben tekrar etmiş olurum diye düşündüm. Ve çeşitli kaynaklardan da yararlanarak tabii, kendi tavrım, bilgim ve üslubumca bir kitap hazırladım ve ismini de “Edebiyat Harcı" Koydum. Ve 975-8352-43-1 no'lu İSBN numarasıyla da “Laçin Yayınlarından” 162 sayfa olarak yayınlandı. O dönemde alan aldı, alamayana da kalmadı…))
Kitabımı üç bölüm olarak tanzim ettim. Birinci bölüm “Edebi Bilgiler ve Nazım Türleri.” İkinci Bölüm; “Edebi Sanatlar” Hem mecaz ve hem de anlamla ilgili tabii ki… Üçüncü bölüm; “1940 Sonrası Türk Şiirine Bakış” Bütün bu bölümleri güncel bilgilerle ve güncel örneklerle bezeli olarak verdim...
Sözü uzatmaya gerek yok dostlar. Kendi kendime dedim ki; “paylaşılmayan bilginin kimseye faydası olamaz.” Bu düşünceden dolayı kitabımdaki bu bilgileri "tefrika" şeklinde her gün kısa bölümler halinde paylaşmaya karar verdim. Bunu yapmakla ne yapmış olacağız birlikte; zaten bildiğimiz şeyleri (bazılarını unutmuş olabiliriz) tekrar etmiş olacağız. Hani bir söz var ya bence kıymetli bir söz: “Ettekrâru ahsen velevkâne yüzseksen” Tekrar güzeldir, velev ki yüzseksen kez olsun… Bugünden itibaren birinci bölümden başlayalım derim. Bismillaaaah!
^^^^^^
Bölüm 1
-------
EDEBİYAT:
Edebiyat kelimesi Arapça “edep” kelimesinden gelmektedir. Bu kelime değişik anlamları karşılayacak şekilde kullanılmaktadır.
Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin dil aracılığıyla güzel, etkili bir üslupla anlatılmasıdır. Bir milletin asırlar boyu meydana getirdiği yazılı ve sözlü ürünlerin tamamı o milletin edebiyatını oluşturur.
Yazarlar ve şairler her zaman sosyal çevreyle iletişim halindedir. Baktıkları şeyi değişik bir gözle görürler ve gördüklerini farklı yorumlarla bize sunarlar. Sundukları bu ürünlerde, ele alıp işledikleri her şey bir bütün olarak edebiyatın konusunu oluşturur.
EDEBÎ ESER:
Yaşanan, görülen, duyulan bir olayın ya da bir duygu veya düşüncenin estetik ölçüler içerisinde anlatıldığı eserlere edebî eser denir.
Edebî eserin dili, dilin günlük kullanımından farklı olarak okuyucuda güzel duygular uyandıracak şekildedir. Edebî eserde ele alınıp işlenen belli bir konu ve bu konunun işlenmesinde belli bir amaç vardır.
Duygu, düşünce ve hayaller belli bir tür ve şekil kullanılarak ifâde edilmiştir.
Yazılan her edebî eser insanda hoşa gidecek hisler uyandırır. Ayrıca her edebî eserde estetik bir değer vardır.
EDEBİYAT TARİHİ:
Bir milletin edebiyatını tarihi gelişimi içinde bilimsel yollarla ele alıp inceleyen bilim koluna “Edebiyat Tarihi” denir.
Edebiyat tarihi, edebiyat ürünlerini hem estetik olarak hem de fikri akımlar doğrultusunda incelediği için nesillerin birbirlerini tanımalarını sağlar bir yerde.
Bir edebiyat tarihçisi ve eleştirmen; tarih- psikoloji- felsefe- sosyoloji gibi bilimlerden mutlaka faydalanmak zorundadır.
^^
TÜRK EDEBİYATININ DEVİRLERİ
Türkler tarih boyunca değişik yer ve değişik medeniyetlerle karşılaşmışlardır. Karşılaşılan her medeniyet onların düşünce yapılarına ve estetik anlaşışlarına tabi ki yansımıştır. Bu durum edebiyatımızı, çeşitli devirlere ayırarak incelememizi gerektirmektedir.
A-İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
Başlangıcı kesin olarak bilinmeyen (Türklerin yazıyı kullanmaya başladığı dönem) ve yaklaşık 11.Yüzyıla kadar sürdüğü söylenen bir dönemi içine alır. Bu dönem edebiyatını iki bölümde incelemek mümkün. a-Sözlü Edebiyat b-Yazılı Edebiyat
B-İSLAMİYET ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI
11.Yüzyıldan 19.Yüzyıla kadar süren bir dönemi içine almaktadır. Bu dönem edebiyatında İslam Kültürünün mutlak bir etkisi görülmektedir.
Bu dönem edebiyatı iki koldan gelişir.
I-HALK EDEBİYATI
a-Anonim Halk Edebiyatı.
b-Tasavvufî Halk Edebiyatı.
c-Âşık Tarzı Halk Edebiyatı.
II-DİVAN EDEBİYATI
Genelde aydın çevreye ve saray çevresine hitap eden bir türdür. Divan Edebiyatı ile ilgilenen kişiler ürünlerini “DİVAN” isimli kitaplarda topladığı için, bu edebiyat “Divan Edebiyatı ismiyle anılmaktadır.
C-BATI ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI
19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan bu dönem, etkileri azalmış olmakla birlikte hâlâ devam etmektedir. Bu dönemi kendi arasında şu bölümlere ayırabiliriz;
1-Tanzimat Devri Türk Edebiyatı- (1860-1895) Bu dönem edebiyatında sanat toplum içindir tezi hâkim kılınmıştır. Önemli sanatçıları: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa
2-Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünûn) (1895-1901) Bu devir edebiyatında sanat için sanat görüşü hakimdir. Önemli sanatçıları: Halit Ziya Uşaklıgil, Tevfik Fikret.
3-Fecr-i Âti Topluluğu (1909-1911) Bu dönem genç sanatçıların kurduğu bir topluluktur. Fazla yaşamadı. Ahmet Haşim’i en başta sayabiliriz mesela.
4-Millî Edebiyat Akımı (1911-1923) Önemli Sanatçıları: Ömer Seyfettin, Hakide Edip Adıvar, Ziya Gökalp. Milli konular ele alınmıştır bu dönemde. Sade Türkçeye önem verilmiştir.
5-Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı-(1923-Günümüze kadar)-Bu dönemde çok büyük gelişmeler yaşandı edebiyatımızda.
İlk yıllarda şiirde genellikle Halk edebiyatı nazım şekilleri ve hece ölçüsü kullanılmış; 1940’lı yıllardan sonra ise serbest şiir yaygınlaşmış, aruz ölçüsünü sürdürenler oldukça azalmıştır.
Roman ve hikayelerde ise toplumsal ve kültürel farklılıklar, köy ve kasaba insanın çelişkileri, yaşamı, tarihi konular, ağırlıkla işlenmiştir.
***
Edebiyat Harcı/2000
Her Hakkı Mahfuzdur izinsiz kullanılamaz..
