EDEBİYAT HARCI
Dünkü Günden Devamla..
^^
DİVAN EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ
VE NAZIM ŞEKİLLERİ.
Özellikle Arap ve Fars Edebiyatının estetik kurallarına göre ortaya çıkmış olan ve gelişen edebiyattır divan edebiyatı. Bu klasik edebiyatta nazım birimi beyittir. Beyitlerle kurulan nazım şekillerini burada şöylece sıralayabiliriz;
GAZEL:
5 ile 15 beyit arasındadır ve konusu aşk, şarap ve kadındır. Aruzun her kalıbıyla yazılabilir. Uyak düzeni: aa ba ca da… şeklindedir. Gazelin ilk betine matla, son beytine ise makta denir. En güzel beytine ise beyt-ül gazel denir. Gazeller gazelin redifleriyle adlandırılır.
Örnek gazel:
“Beni Candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem-i yanmaz mı?”
“Kamu bîmârına cânân devâyı derd eder ihsân
Niçin kılmaz bana dermân beni bîmar sanmaz mı?” (Fuzûlî)
KASîDE:
Kaside bir tür övgü şiiridir. Kaside en az 33 en fazla 99 beyit olabilir. Aruzun değişik kalıplarıyla yazılır. Şairin adının geçtiği beyte “taç beyit denir. Ünlü kasideciler; Nef’i, Fuzuli, Nedim, Baki…
Örnek kaside;
Bu şehr-i Stanbul ki bî mislü bahâdır.
Bir sengine yekpâre acem mülkü fedadır.”,
Stanbulun evsâfını mümkün mü beyan hiç
Maksûd heman sadr-ı Kerem-kâra sevdâdır”-(Nedim)
*
İlm kesbiyle pâye-i rıf’at
Arzû-yı muhal imiş ancak
Işk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîyl ü kâl imiş ancak (Fuzûli)
MESNEVÎ:
ikişer ikişer, ya da ikili anlamındadır. Her beytin dizeleri kendi arasında uyaklıdır. Aslına bakacak olursak İran edebiyatının malı olduğunu görürüz. Arap ve Türk edebiyatına İran’dan geçmiştir. Konuları itibariyle ele alacak olursak şu çeşitlerini görürüz umumiyetle; a)-Aşk, b)-Tasavvuf, c)-Ahlakî ve öğretici, d)-Savaş ve kahramanlık, e)- Şehir ve güzellik anlatan mesnevi f)-Mizahî mesneviler. Divan edebiyatının en uzun nazım biçimidir. Beyitler arasında anlamca bütünlükler vardır. Bir şairin beş mesneviden oluşan eserine “hamse” denir. Yusuf Has Hacip’in esri olan Kutadgu Biliğ aruzla yazılan ilk eserimizdir.
Şeyh Galip, Fuzuli, Süleyman Çelebi önemli menedicilerimizdir, Yusuf Has Hacip
Örnek Mesnevi:
Dil zinde-i feyz-i Şems-i Tebriz
Nev-pâre-i hâme-i şeker-rîz.
Bu resme koyup koyup beyân-ı aşkı
Söyler bana dâstân-ı aşkı.
(Hüsn-ü Aşk/ Şeyh Galip)
KIT’A:
İki beyitlik nazım biçimi vardır. Bazan 12 beyite kadar uzanan kıtalar da vardır. Beyitler birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Yalnız 2. ve 4. dizeleri birbiriyle uyaklıdır. Uyak düzeni aynı gazeldeki gibidir. Bu tarz şiirde şairin adı veya mahlası yer almaz. Eğer ki kıta iki beyitten uzun ise “kıta-i Kebire” ismi verilir. Divan edebiyatına ait olan kıta nazım biçimi aruzla yazılır.
Örnek:(Ziya Paşa)
“Yâ Rab ne eksilirdi deryâyı izzetinden,
Peymâne-i vucuda zehr-ab dolmasaydı?
Âzâde ser olurdum âsib-i derd-ü gamdan,
Ya dehr-e gelmeseydim ya aklım olmasaydı
Kıta-i Kebir Örneği:
………
Ni'metün şükri mana farz kıldı ızhâr-ı sena
Şefkatün tavkı meni kıldı gulâm-ı kemterîn
Gam degül ehl-i garaz eylerse menden men'-i hayr
Gam degül ehl-i hased men miskîne bağlarsa kîn
Rüzgâr ile menüm maksûdumı hâsıl kılup
Ol ki men' eyler olur bedhâh-ı Rabbü'l-âlemîn
Hîç şek yok kim yeter maksûda kalmaz nâ-ümîd
Hırmen-i eltâfun etrafında olan hûşe-çîn
Var ümîdüm mihr ü mâh etdükçe devrân olasan
Kâmyâb u kâmrân u kâmbahş u kâmbîn… (Fuzûlî)
MÜSTEZAD:
Uzun ve kısa dizelerin ard arda gelmesiyle kurulan bir nazım şeklidir. Lügat anlamıyla artmış demektir. Kısa mısralara ziyade adı verilir. Ziyadeler anlamca üstteki dizeye bağlıdırlar. Gazelde olduğu gibi kendi aralarında uyaklanırlar. Uzun dizeler kendi aralarında, kısa dizeler de kendi aralarında uyaklanırlar. Bu nazım şekline örnek olarak İzzet Molla’nın Müstezat’ından bir parça alalım:
“Bülbül yetişir, bağrımı hûn etti figanın
Zabt eyle dehânın
Hançer gibi deldi yüreğim tiğ-i zebânın
te’sîri lisanın.”
**
Devam Edecek...
