İlk kez 48 takımın mücadele ettiği 2026 FIFA Dünya Kupası ile Türkiye’nin 24 yıllık hasreti bitiyor.
En fazla Brezilya’nın kazandığı dünya kupasında En golcü futbolcu Miroslav Klose olurken, İlk gol kralı Guillermo Stabile, son Kylian Mbappe olarak tarihe geçti.
TÜRKİYE 3. KEZ
BOY GÖSTERECEK
A Milli Futbol Takımı, tarihinde 3. kez Dünya Kupası’nda boy gösterecek. Türkiye, turnuvaya 3 kez katılma hakkı elde etmesine rağmen 2 kez mücadele edebildi. 1950 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanmasına rağmen kırmızı-beyazlılar, imkansızlıklar sebebiyle kupaya katılamadı.
Türkiye, ayrıca organizasyonda 10 mücadeleye çıktı.
Milli takım, bu maçlarda 5 galibiyet, 1 beraberlik, 4 yenilgi yaşadı ve 16 puan topladı.
Ay-yıldızlılar, Dünya Kupası’na en son 2002 yılında katılım sağladı ve üçüncülük elde etti.
BU GURUPTAN ÇIKARIZ…
A Milli Futbol Takımı yarın ilk maçına çıkıyor.
Avustralya - Türkiye maçının hakemi belli oldu.
A Millî Takımımızın Kanada'da Avustralya ile oynayacağı 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu maçının hakemleri belli oldu.
Vancouver Stadyumu'nda 14 Haziran 2026 Pazar günü oynanacak ve TSİ 07.00'de başlayacak olan müsabakayı Venezuela Futbol Federasyonu'ndan Jesús Valenzuela yönetecek.
Valenzuela'nın yardımcılıklarını aynı ülkeden Jorge Urrego ve Tulio Moreno yapacak. Karşılaşmada Peru Futbol Federasyonu'ndan Kevin Ortega dördüncü hakem, aynı ülkeden Michael Orué ise yedek yardımcı hakem olarak görev alacak.
Ay yıldızlılar bu guruptan çıkacak güç, kapasite ve inanca sahip.
"BİZİM ÇOCUKLAR"
DÜNYA KUPASI’NDA
A Milli Futbol Takımı, yeni destanlar yazmak için 2026 FIFA Dünya Kupası’nda yeniden futbolseverlerin karşısına çıkıyor. "Bizim Çocuklar", turnuvadaki ilk grup maçında Kanada’nın Vancouver şehrindeki BC Place Stadyumu’nda Avustralya ile karşılaşacak. 14 Haziran Pazar günü TSİ 07.00’de oynanacak bu kritik müsabaka, Özkan Öztürk’ün coşkulu anlatımıyla yayında olacak. Milyonları tek yürekte buluşturacak olan milli takımımızın heyecan dolu ilk maçı, TRT 1 ekranlarında ve TRT Radyo 1 frekansında canlı yayınlanacak.
YILLARDIR SÜREN
HASRETİ BİTİRENLER
2026 FIFA Dünya Kupası’nda yer alan birçok takım da uzun yıllar süren hasrete son vererek organizasyona katılım sağladı. Haiti ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti 52 yıl aradan sonra katılım hakkı kazanırken; Irak 40 yıl, Avusturya, İskoçya ve Norveç 28 yıl, Türkiye 24 yıl, Çekya 20 yıl, Güney Afrika Cumhuriyeti, Paraguay ve Yeni Zelanda 16 yıl ve Fildişi Sahili 12 yıl sonra FIFA Dünya Kupası’nda ülkelerine heyecan yaşatacak.
DÜNYA KUPASI
ŞİFRESİZ BAŞLADI
FIFA Dünya Kupası; ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde başladı.
Dünya Kupası'nın yayıncı kuruluşu TRT, 19 Temmuz’a kadar sürecek olan dev şampiyonanın tüm coşkusunu kesintisiz yayınlarla TRT 1, TRT Spor ve tabii platformu üzerinden canlı olarak futbolseverlerle buluşturacak.
Tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla düzenlenecek ve toplam 104 karşılaşmaya sahne olacak 2026 FIFA Dünya Kupası’nın tüm maçları TRT ekranlarından futbolseverlerle buluşacak.
ABD, Kanada ve Meksika’da yer alan 16 farklı stadyumda ve 4 farklı saat diliminde oynanacak dev turnuva, futbolseverlere yaklaşık 40 gün boyunca kesintisiz bir şölen sunacak.
12 farklı grupta 48 takımın mücadele edeceği organizasyonda, gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 24 takımın yanı sıra en iyi 8 grup üçüncüsü de son 32 turuna adını yazdıracak.
TARİHİ AÇILIŞ MEKSİKA’DA,
BÜYÜK FİNAL NEW JERSEY’DE
2026 FIFA Dünya Kupası, 83 bin kişi kapasiteli Mexico City Stadyumu’ndaki görkemli açılış töreni ve Meksika - Güney Afrika mücadelesiyle başladı.
Daha önce 1970 ve 1986 FIFA Dünya Kupaları'na ev sahipliği yapan Mexico City Stadyumu, Dünya Kupası tarihinde 3. kez açılış maçına ev sahipliği yapan stadyum olarak tarihe geçecek.
Futbol şöleni, 6 haftalık soluksuz maratonun ardından 19 Temmuz Pazar günü New York New Jersey Stadyumu’ndaki büyük final maçıyla şampiyonunu bulacak.
A Milli Futbol Takımı'nın karşılaşmaları başta olmak üzere Dünya Kupası heyecanını TRT ekranlarından takip edecek futbolseverler için önemli bir hatırlatma yapıldı.
Uluslararası yayın hakları kuralları gereği Dünya Kupası maçlarının Türkiye kapsama alanından yayınlanması gerekiyor. Karşılaşmaları Türkiye sınırları içinde kesintisiz ve şifresiz izlemek isteyen izleyicilerin uydu alıcılarını Türksat 4A uydusu, 11794 frekansı, V (Dikey) polarizasyon, 30000 sembol oranı ve 3/4 FEC değerlerine göre ayarlaması yeterli olacak. Daha önce bu frekans ayarlarını yapan izleyicilerin ise yeniden işlem yapmasına gerek bulunmuyor.
2026 FIFA Dünya Kupası 11-17 Haziran TSİ canlı yayın maç takvimi şu şekilde: 12 Haziran Cuma 05.00 - Güney Kore - Çekya (TRT 1) 22.00 - Kanada - Bosna-Hersek (TRT 1) 13 Haziran Cumartesi 04.00 - ABD - Paraguay (TRT 1) 22.00 - Katar - İsviçre (TRT 1) 14 Haziran Pazar 01.00 - Brezilya - Fas (TRT 1) 04.00 - Haiti - İskoçya (TRT Spor) 07.00 - Avustralya - Türkiye (TRT 1 / TRT Radyo 1) 20.00 - Almanya - Curaçao (TRT 1) 23.00 - Hollanda - Japonya (TRT 1) 15 Haziran Pazartesi 02.00 - Fildişi Sahili - Ekvador (TRT Spor) 05.00 - İsveç - Tunus (TRT 1) 19.00 - İspanya - Yeşil Burun Adaları (TRT 1) 22.00 - Belçika - Mısır (TRT 1) 16 Haziran Salı 01.00 - Suudi Arabistan - Uruguay (TRT Spor) 04.00 - İran - Yeni Zelanda (TRT 1) 22.00 - Fransa - Senegal (TRT 1) 17 Haziran Çarşamba 01.00 - Irak - Norveç (TRT Spor) 04.00 - Arjantin - Cezayir (TRT 1) 07.00 - Avusturya - Ürdün (TRT 1) 20.00 - Portekiz - Kongo Demokratik Cumhuriyeti (TRT 1) 23.00 - İngiltere - Hırvatistan (TRT 1)
DÜNYA KUPASI VE
DİASPORA ALTYAPISI
Dört yılda bir düzenlenen bu devasa futbol şöleninin son finali olan 2022 Arjantin-Fransa maçı, tüm zamanların en çok izlenen TV yayınlarından biri olarak tarihe geçmişti. Küresel çapta böylesine büyük bir etki yaratan bu organizasyon, haliyle basit bir spor müsabakasının çok ötesine geçiyor. Milyar dolarlık futbol ekonomisinden devasa gelir kalemlerine, toplumsal meselelerden göç dalgalarına, ulusal aidiyetlerden kimlik inşasına kadar uzanan geniş bir sosyolojik sahneye dönüşüyor. Kısacası, futbol sadece futbol olmaktan çıkıyor.
2026 Dünya Kupasının odağında diaspora altyapısı var.
Ev sahibi seçimleri, çifte standart men yaptırımları ve “sportswashing” tartışmaları Dünya Kupası’nın temel politik gündemini oluşturuyor.
Bir diğer popüler tartışma konusu ise özellikle Avrupa ülkelerinin milli takımlarındaki sömürgecilik mirasına dayanan göçmen kökenli oyuncu ağırlığı. Fransa milli takımının etnik yapısı veya göçmenlerin getirdiği başarılar üzerinden yapılan tartışmalar artık sıradanlaştı. Oyuncuların kökenlerini gösteren o meşhur görsellere ve grafiklere hepimiz oldukça aşinayız.
Ancak bu konuda madalyonun diğer yüzüne odaklanınca milli takım oyuncularının kaçı o ülkede yetişti sorusu gündeme geliyor.
İncelenen nokta oyuncunun etnisitesi değil, hangi ülkenin altyapısından geçtiği. Tıpkı UEFA’nın kulüp düzeyindeki kurallarında pasaporta değil oyuncunun yetiştiği kulübe ve ülkeye bakması gibi, “yerli” kavramı da bu temelde ele alınıyor.
Bu göstergede mesele, bir milli takımın kendi topraklarında oyuncu yetiştiren bir yapıya mı, yoksa büyük ölçüde diaspora altyapısından beslenen bir sisteme mi sahip olduğu.
Göç, kimlik, uluslararası ilişkiler ve sömürge tarihi gibi farklı katmanlar bu tek göstergede kesişiyor.
Emek göçünden savaş sonrası mülteci hareketlerine, sömürge sonrası bağlardan ekonomik diaspora ağlarına uzanan göç biçimlerinin her biri, sahadaki kadro yapısında somut bir karşılık buluyor.
TÜRKİYE BU TABLODA NEREDE?
Türkiye’nin 26 kişilik Dünya Kupası kadrosunda 10 oyuncumuz (%38,5) bu kategoriye giriyor.
Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu, takımın ana iskeleti oluşturan Kenan Yıldız, Orkun Kökçü, Ferdi Kadıoğlu ve kadrodaki tek santraforumuz Deniz Gül yurt dışında yetişmiş oyuncularımız.
Bu tablo, 1960’larda Almanya merkezli başlayan Avrupa işçi göçünün futbol sahasındaki somut karşılığı.
Milli takımımızın kalitesi, bir ölçüde o göç dalgasının üçüncü kuşak çocuklarının üzerine inşa edilmiş.
Türkiye, Curaçao ya da Fas gibi altyapısını tümüyle dışarıya yaslamış durumda değil kadronun çoğunluğu hala yerli yetiştirme.
Ancak 85 milyonluk bir nüfusa sahip ülkenin, Avrupa’daki 6-7 milyonluk Türk toplumundan bu kadar yoğun biçimde elit futbolcu devşirmesi, iç altyapının kapasitesine dair bir soru işareti bırakıyor.
Nitekim CIES verilerine göre Süper Lig’de altyapıdan yetişmiş oyuncuların aldığı süre %3,8 ile, ölçümü yapılan 50 profesyonel ligin en düşük oranı.
Bu durum bize bir soru bırakıyor: Yurt dışı altyapı oranının yüksek olması bir güç mü, yoksa iç altyapı yatırımının telafi etmesi gereken bir açık mı? Türkiye için cevap büyük olasılıkla ikisi birden.
PEKİ DÜNYANIN
GERİ KALANI?
Bu göstergeye göre turnuvaya katılan 48 takımın 24’ü, yani tam yarısı, ikiden az diaspora altyapılı oyuncuya sahip. Brezilya, İspanya, Fransa, Arjantin, İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi futbol ülkeleri ise beklendiği üzere listenin en altında. Köklü futbol kültürleri ve gelişmiş altyapı sistemleriyle yeteneği dışarıdan devşiren değil dünyaya ihraç eden konumunda.
Buna karşılık 11 ülkenin kadrosunun yarısı ya da yarısından fazlası dışarıda yetişmiş oyunculardan oluşuyor. Curaçao, Demokratik Kongo, Fas, Yeşil Burun Adaları, Cezayir ve Tunus gibi ülkelerin kadroları sömürge geçmişini doğrudan yansıtıyor. Bu ülkeler, eski sömürgeci güçlerin (Hollanda, Fransa, Belçika, Portekiz) köklü akademi sistemlerinde yetişen, kökeni kendilerine dayanan oyunculardan yararlanıyor.
Fas milli takımı, bu kadro yapılanmasıyla son Dünya Kupası’nda yarı final oynamıştı.
Rapor Bülteni’yle ilgili her türlü görüş ve önerilerinizi info@raporbulteni.com adresine veya bu bültene cevap yazarak ulaştırabilirsiniz.
DÜNYA KUPASI
HEYECANI BAŞLADI
ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde yapılacak 2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı Mexico City Stadyumu’nda oynanacak Meksika - Güney Afrika müsabakasıyla başladı.
19 Temmuz Pazar günü, New York New Jersey Stadı'ndaki final maçıyla tamamlanacak organizasyon, tarihinin en geniş katılımlı turnuvası olacak. Farklı kıtalardan birçok ülkeyi bir araya getirecek olan Dünya Kupası, ilk kez 12 grupta 48 takımlı oynanacak.
Kupa tarihinde ilk kez çift haneli rakamlara ulaşan grup aşamasında her takım 3 maça çıkacak. Bu müsabakaların ardından ilk iki sırada yer alan takımlar doğrudan son 32 turuna yükselecekken, ayrıca en başarılı üçüncü takımlar da yollarına devam edebilecek.
KUPADAN NOTLAR…
Dünya Kupası, ilk kez 1930 yılında Uruguay’da düzenlendi. 13 takımın mücadele ettiği ilk turnuvada finalde ev sahibi Uruguay ile Arjantin kozlarını paylaştı.
Uruguay müsabakadan 4-2’lik skorla galip ayrıldı ve ilk şampiyon olarak tarihe geçti.
Son Dünya Kupası 2022 yılında Katar’da gerçekleştirildi.
Bu Dünya Kupası ayrıca ilk kez kış aylarında düzenlenen turnuva olarak tarihte yer aldı. Bu turnuvanın finalinde Arjantin, Luseyl Stadyumu'nda Fransa’yı penaltılarda 4-2 geçerek kupayı kazandı.
Katar’daki Dünya Kupası’nda atılan 172 golle en çok gol kaydedilen turnuvası oldu.
Futbol dünyasının en önemli organizasyonu olan Dünya Kupası'nı, 1930 yılından bu yana 8 ülke kazandı. Dünya Kupası’nı bugüne kadar en çok Avrupa kıtasındaki ülkeler müzesine götürdü. Avrupa 5, Güney Amerika’dan da 3 ülke şampiyonluk yaşadı.
Bugüne kadar 22 kez organize edilen Dünya Kupası'nda 5 defa ile en fazla Brezilya şampiyonluk kupasını kazandı. Brezilya’nın ardından İtalya ve Almanya 4’er, Arjantin 3, Uruguay ve Fransa 2’şer, İngiltere ve İspanya da 1’er kez bu sevinci yaşadı.
Dünya Kupası tarihinin en golcü futbolcusu olarak Alman Miroslav Klose yer alıyor. Klose, turnuvada 2002, 2006, 2010 ve 2014 olmak üzere 4 kez mücadele ederken, toplam 16 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. Klose’nin ardından listede Brezilyalı futbolcu Ronaldo 15, Alman futbolcu Gerd Müller 14, Fransız Just Fontaine ile Arjantinli Lionel Messi de 13 kez gol sevinci yaşadı.
Dünya Kupası tarihinin ilk gol kralı, Arjantinli futbolcu Guillermo Stabile oldu. Stabile, 1930 yılındaki turnuvada 8 gol kaydetti. En son düzenlenen Dünya Kupası’nda ise Fransız futbolcu Kylian Mbappe attığı 8 golle gol kralı ünvanını aldı.
Dünya Kupası'nda oynayan en yaşlı futbolcu, Mısırlı Essam El-Hadary olarak kayıtlara geçti. El-Hadary, 2018 yılında Rusya’da düzenlenen turnuvada Suudi Arabistan maçında oynarken 45 yıl 161 gün almıştı. Dünya Kupası tarihinde en genç forma giyen ise 17 yaşından 41 gün ile Kuzey İrlandalı Norman Whiteside oldu.
Macaristan, 1954 yılında yapılan Dünya Kupası’nda oynadığı 5 karşılaşmada 27 gol kaydederken, bir turnuva en çok gol atan ülke oldu. Kupada bir maçta en çok gol kaydeden futbolcu ise Rus Oleg Salenko olarak yer aldı. Salenko, 1994 yılında ABD'deki turnuvada Kamerun'a karşı 5 gol sevinci yaşadı.
Avrupa, Dünya Kupası’nda en fazla takımla temsil edilecek kıta olacak. Şampiyonluğun güçlü adaylarının yer aldığı kıtadan; Türkiye, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Belçika, İsviçre, Hırvatistan, Avusturya, İskoçya, Norveç, İsveç, Çekya ve Bosna-Hersek organizasyonda boy gösterecek.
Takım sayısının artmasıyla daha fazla temsil hakkı kazanan kıtalardan biri de Afrika oldu. Dünya Kupası’nda; Fas, Senegal, Fildişi Sahili, Mısır, Tunus, Cezayir, Yeşil Burun Adaları, Güney Afrika, Gana ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti Afrika futbolunu temsil edecek.
Her Dünya Kupası’nda olduğu gibi bu organizasyonda da doğal favorilerin bulunduğu kıta olarak Güney Amerika öne çıkıyor. Son şampiyon Arjantin’in yanı sıra Brezilya, Uruguay, Kolombiya gibi güçlü ekiplerin yanında Ekvador ve Paraguay gibi kupada birçok kez bulunmuş takımlar da yine Güney Amerika kıtasının elçileri olacak.
Asya kıtasında ise Japonya, Güney Kore, İran, Suudi Arabistan, Özbekistan, Irak, Ürdün ve Katar Dünya Kupası heyecanı yaşayacak.
2026 Dünya Kupası’nın ev sahipleri ABD, Kanada ve Meksika da bu turnuvaya direkt katılım sağlayan ülkeler oldu. Ayrıca ilk kez bu heyecanı yaşayan Curaçao ile 52 yıl aranın ardından Dünya Kupası sahnesine çıkacak Haiti ile birlikte Panama da kıtalarının temsilini üstlenecek.
Türkiye’nin de D grubundaki rakiplerinden biri olan Avustralya ve Yeni Zelanda da Okyanusya kıtasından Dünya Kupası’na katılacaklar.
Bu yıl ilk kez FIFA Dünya Kupası’nda mücadelede edecek 4 takım bulunuyor. Curaçao, Özbekistan, Ürdün ve Yeşil Burun Adaları tarihlerinde ilk kez bu dev sahnede kendilerine yer buldular.
STADYUMLAR VE
KAPASİTELERİ
104 maç 16 statta oynanıyor.
Turnuvada toplam 104 maç yapılacak. Bu müsabakalar ABD, Meksika ve Kanada'da yer alan toplam 16 statta oynanacak. Bu statların en büyüğü 94 bin kişiyle Dallas Stadı olurken, en az kapasiteye sahip stat ise 45 bin kişiyle Toronto'da bulunuyor.
Turnuvada kullanılacak statlar ve kapasiteleri şöyle: ABD Dallas Stadı: 94.000 New York New Jersey Stadı: 82.500 Atlanta Stadı: 75.000 Kansas City Stadı: 73.000 Houston Stadı: 72.000 San Francisco Bay Area Stadı: 71.000 Los Angeles Stadı: 70.000 Philadelphia Stadı: 69.000 Seattle Stadı: 69.000 Boston Stadı: 65.000 Miami Stadı: 65.000
KanadaToronto Stadı: 45.000BC Place Vancouver: 54.000
Meksika Mexico City Stadı: 83.000 Monterrey Stadı: 53.500 Guadalajara Stadı: 48.000
Meksika'nın başkentiyle aynı adı taşıyan 83 bin kişi kapasiteli Mexico City Stadı da tarihe geçecek. Dünya Kupası tarihinde 3 kez açılış maçına ev sahipliği yapan ilk stat ünvanını ele geçirecek statta daha önce 1970 Dünya Kupası'nın açılışında Meksika-Sovyetler Birliği (0-0), 1986 Dünya Kupası'nın açılışında ise İtalya-Bulgaristan (1-1) maçları oynanmıştı.
BİZ BU İŞİ BAŞARIRIZ..
Zorlu bir yoldan geliyor “Bizim Çocuklar”
Son iki hazırlık maçı da epey umut verici idi.
Kaliteli bir takım vitrinimiz var.
Hepsi de birbirinden değerli yetenekler.
A Millî Takımımızın Teknik Direktörü Vincenzo Montella, kim ne derse desin başarılı bir isim.
Koyduğu hedefler uzun vadeli ve gençlerimize de büyük önem veriyor.
2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya, Paraguay ve organizasyonun ev sahiplerinden ABD ile birlikte D Grubu'nda yer alacak A Millî Takımımıza sonsuz güveniyorum.
İlk gurubu geçeceğimizden de eminim inşallah.
Bir önceki katılımdaki Dünya 3.’lüğünü izlemiş birisi olarak bu kez yine önemli bir derece yapacağımıza olan inancım sonsuz.
Ondan sonrası biraz şans, biraz kura, hakem kalitesi ve havamıza bağlı olacaktır.
Nerede ise çeyrek asırdır hasret çektiğimiz bir süreçte “Bizim Çocuklar” yakışanı yapacaktır.
Dualarımız ve tüm desteğimiz sizlerle çocuklar.