2026 FIFA Dünya Kupası sürprizlerle bitmek üzere…
2026 FIFA Dünya Kupası'nda çeyrek final eşleşmeleri belli oldu.
Turnuvanın ev sahibi ülkeleri son 16 turunda veda etti.
Çeyrek finalde Avrupa'dan 6, Güney Amerika ve Afrika'dan da 1'er ülke yer alacak
2026 FIFA Dünya Kupası'nda çeyrek final eşleşmeleri belli oldu.
2026 FIFA Dünya Kupası'nda son 16 turu müsabakaları tamamlandı.
Ev sahibi ülkeler ABD, Kanada ve Meksika bu turda turnuvaya veda etti.
Kanada, Fas'a 3-0 yenilirken, ABD de Belçika'ya 4-1 kaybetti, Meksika ise İngiltere'ye 3-2'lik skorla mağlup oldu.
Çeyrek finalde Avrupa'dan 6, Güney Amerika ve Afrika kıtasından da 1'er ülke mücadele ediyor.
2026 FIFA Dünya Kupası'nın ilk çeyrek final maçında Fransa ile Fas Perşembe gece TSİ 23.00'te Boston Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. 2-0
10 Temmuz Cuma günü itibarı ile yani dün gece ise 22.00 İspanya - Belçika ile oynadı.
12 Temmuz Pazar 00.00 Norveç - İngiltere / TRT 1 04.00 Arjantin - İsviçre müsabakaları var.
Yani 2026 FIFA Dünya Kupası'nda perde inmek üzere.
BÜYÜK BAŞARILAR
GÜÇLÜ EKİPLERLE!
2026 FIFA Dünya Kupası'nda öne çıkan diğer farklı yaklaşımlar neler?
Mesela büyük başarılar güçlü ekiplerle geliyor.
Dünya Kupası heyecanı sürerken, futbolun en büyük sahnesi başarıya giden yolun yalnızca yıldız oyunculardan geçmediğini bir kez daha gösteriyor.
ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası sürprizlere ev sahipliği yapıyor.
Bugün Almanya, Hollanda, Hırvatistan gibi takımlar yerine Paraguay, Fas ve Yeşil Burun Adaları gibi aynı hedef etrafında buluşabilen, motivasyon sahibi takımları konuşuyoruz.
İŞ DÜNYASI İÇİN
ÖNEMLİ DERSLER
Devam edelim mi?
Transearch Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk turnuvanın iş dünyası için önemli dersler içerdiğini belirtiyor.
TRANSEARCH Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, turnuva tarihine bakıldığında ortaya çıkan örneklerin iş dünyası için de önemli liderlik ve yetenek yönetimi dersleri içerdiğini belirterek, “En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil.
Sürdürülebilir başarı; doğru liderlik, ekip uyumu ve yetenekleri ortak hedef etrafında buluşturabilen güçlü organizasyonlarla mümkün oluyor” dedi.
Dünya Kupası heyecanı sürerken gözler yine yıldız oyunculara çevriliyor. Ancak futbolun en büyük organizasyonu, başarıya giden yolun yalnızca bireysel yeteneklerden geçmediğini de her turnuvada yeniden gösteriyor.
"EN İYİ OYUNCULARA SAHİP
OLMAKLA EN İYİ TAKIMI
KURMAK AYNI ŞEYLER DEĞİL"
Turnuva tarihine bakıldığında, dünyanın en değerli oyuncularına ve güçlü kadrolarına sahip olmasına rağmen beklentilerin altında kalan takımlar kadar; ekip bütünlüğü, doğru liderlik ve net bir oyun sistemiyle öne çıkan başarı hikâyeleri de dikkat çekiyor.
Bu büyük organizasyon, sürdürülebilir başarının yalnızca yetenekle değil, yeteneği doğru yapı içinde buluşturabilme becerisiyle şekillendiğini gösteriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRANSEARCH Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, Dünya Kupası'nın iş dünyası için de önemli liderlik ve yetenek yönetimi dersleri içerdiğini belirtiyor.
"Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor.
En iyi oyunculara sahip olmakla en iyi takımı kurmak aynı şey değil. Futbolda olduğu gibi iş dünyasında da yüksek performans, bireysel yeteneklerin toplamından daha fazlasını ifade ediyor.
Başarı; doğru insanların doğru rollerde konumlandırılması, ortak hedef etrafında çalışabilmesi ve bunu destekleyen liderlik yapısının kurulmasıyla ortaya çıkıyor.
Bunun çok sayıda örneğini Dünya Kupası tarihinde görmek mümkün.
Bir dönem David Beckham, Steven Gerrard, Frank Lampard ve Wayne Rooney gibi dünya yıldızlarını aynı kadroda bulunduran İngiltere Milli Takımı, sahip olduğu bireysel kaliteye rağmen beklenen başarıyı elde edemedi.
NET ROL PAYLAŞIMI VE
DİSİPLİNLİ OYUN ANLAYIŞI
Buna karşılık 2010 Dünya Kupası'nı kazanan İspanya ve 2014 Dünya Kupası şampiyonu Almanya, yıllar boyunca güçlü oyun sistemleri, net rol paylaşımı ve takım bütünlüğüyle anıldı.
2022 Dünya Kupası'nın favorileri arasında gösterilmeyen Fas, güçlü takım kültürü, net rol paylaşımı, disiplinli oyun anlayışı ve ortak hedef duygusuyla neler başarılabileceğini gösterdi.
Aynı turnuvada şampiyonluğa ulaşan Arjantin'de ise Lionel Scaloni'nin ortaya koyduğu liderlik anlayışı dikkat çekti.
Scaloni, yalnızca yıldız oyunculara sahip bir takım kurmakla kalmadı, farklı karakterleri ortak hedef etrafında buluşturan ve her oyuncunun rolünü netleştiren bir yapı oluşturdu.
Bu örnekler bize, en yetenekli oyunculara sahip olmanın her zaman başarı getirmediğini, asıl farkı yaratanın bu yetenekleri ortak hedef etrafında buluşturabilen liderlik ve ekip yapısı olduğunu gösteriyor."
SAHADAKİ BAŞARI FORMÜLÜ
İŞ DÜNYASINDA DA GEÇERLİ
Araştırmalar sahalarındaki başarı formülünün iş dünyasında da geçerli olduğunu kanıtlıyor.
Spor dünyasında gözlemlenen bu tablo, iş dünyasındaki araştırmalarla da örtüşüyor.
Gallup'un küresel araştırmaları ekip performansı ve çalışan bağlılığı üzerinde yöneticilerin etkisinin belirleyici olduğunu ortaya koyarken, McKinsey yüksek performanslı organizasyonların ortak özelliklerinden birinin birbirini tamamlayan liderlik ekipleri olduğunu vurguluyor.
Harvard Business Review'da yayımlanan çalışmalar ise sürdürülebilir başarının bireysel yıldızlardan çok, ortak amaç etrafında hareket edebilen ekip kültürüyle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
ŞİRKETLER BUNDAN SONRA
NEYE ODAKLANMALILAR?
Öztürk'e göre de bugün şirketlerin karşı karşıya olduğu liderlik gündemi ile Dünya Kupası'nda mücadele eden takımların karşılaştığı zorluklar arasında önemli benzerlikler bulunuyor.
Nasıl ki futbol kulüpleri başarıya giden yolda yalnızca en yetenekli oyuncuları değil, birbirini tamamlayan bir takım yapısını oluşturmak zorundaysa; şirketler de yalnızca güçlü bireyleri değil, birlikte çalışabilen liderlik ekiplerini oluşturmak durumunda.
Öztürk Dünya Kupası sahalarında görülen başarı hikayelerinin, şirketlerin liderlik ve yetenek yönetimi yaklaşımına da ışık tuttuğunu belirterek; bu noktada öne çıkan dört temel gerçeği açıklıyor:
“Dünya Kupası bize çok net bir gerçeği gösteriyor.
-Birincisi, yetenek elbette. Başarı için kritik ancak tek başına yeterli değil. En değerli oyunculara sahip olmak her zaman kupayı kazanmak anlamına gelmiyor.
-İkincisi, performansı belirleyen unsur yalnızca kadro kalitesi değil, o kadroyu ortak hedef etrafında bir araya getirebilen liderlik anlayışı.
-Üçüncüsü, ekip uyumu zaman zaman bireysel yetenek farklarının önüne geçebiliyor. Turnuvalarda birçok kez daha güçlü kadroların, daha uyumlu ve disiplinli ekipler karşısında zorlandığını gördük.
-Dördüncüsü ise sürdürülebilir başarının güçlü sistemler gerektirmesi. Dünya Kupası kazanan takımların büyük bölümüne baktığımızda, başarının tek bir turnuvanın değil yıllara yayılan planlamanın, oyuncu gelişiminin ve doğru organizasyon yapısının sonucu olduğunu görüyoruz.
İş dünyasında da tablo farklı değil.
Şirketler açısından asıl mesele yalnızca doğru lideri ya da doğru yeteneği bulmak değil; bu insanları doğru roller içinde konumlandırabilmek, birbirini tamamlayan ekipler kurabilmek ve uzun vadeli performansı destekleyecek organizasyonel yapıyı oluşturabilmek. Sürdürülebilir başarı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.”
TÜRKİYE’DE İLGİ FUTBOL’DAN
VOLEYBOLE KAYMAK ÜZERE…
Sanırım bizim yaşımızdakiler hatırlarlar.
Bir Zamanlar Beyaz Gölge ve Ken Howard ile Türkiye’de Basketbol fırtınası esmeye başlamıştı.
Şimdi Voleybol’de destan yazan Volebyolcü kızlarımız ile bu kez ilgi yeşil sahalardan, salonlara kaymaya başladı.
İşte size bunu ispatlayan bir istatistik.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından uygulanan Zaman Kullanım Araştırması'na göre Fertlerin günlük en az zaman ayırdığı faaliyet spor ve doğa sporları oldu.
Fertlerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakika ile spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından, fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler sırasıyla, 26 dakika ile hobiler ve oyunlar, 37 dakika ile gönüllü işler ve toplantılar olduğu görüldü. 10-14 yaş grubundaki fertlerin, hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdıkları süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdıkları süre ise 27 dakika oldu.
KIZLARIMIZIN ETKİSİ BÜYÜK…
Futbol oynayanların oranı azalırken, voleybol oynayanların oranı arttı. Son dört hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdiği sportif faaliyetler incelendiğinde, en fazla yapılan sportif faaliyetlerin %11,7 ile yürüyüş veya koşu, %4,1 ile futbol ve %2,5 ile aletli spor faaliyetleri olduğu görüldü. 2015 ve 2025 yılları karşılaştırıldığında, futbol oynadığını belirten fertlerin oranının %5,2'den %4,1'e azaldığı, voleybol oynadığını belirten fertlerin oranının ise %0,9'dan %1,4'e arttığı görüldü.
Bu arada A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 Voleybol Milletler Ligi'nin (VNL) üçüncü haftasında oynadığı ilk karşılaşmada Polonya'yı 3-1 mağlup etti ve VNL'deki 7. galibiyetini aldı.
A Milli Kadın Voleybol Takımı, üçüncü hafta maç programı şöyle: 10 Temmuz Cuma 07.00 ABD - Türkiye (3-2) 11 Temmuz Cumartesi 13.20 Japonya - Türkiye 12 Temmuz Pazar 09.30 Tayland - Türkiye
A Milli Kadın Voleybol Takımının bu spora katkısı son derece büyük ve gelecek nesiller adına da son derece umut verici.
Mustafa Cengiz
DÜNYA KUPASI'NIN ORTAYA KOYDUĞU BİR GERÇEK DAHA
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
AİDİYET-6
Mustafa Mete ÖZPINAR
ULUSAL GÜVENLİK TEHDİDİ ve YAŞANTIMIZ
Faruk Ergan
BAŞ TACI ETMEK
KADİR DAYIOĞLU
HÜRMETÇİ SAZLIĞI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TÜRKİYE BOŞ ZAMANINI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
Mustafa Göçer
BUGÜN BİR KÖY ÜNİVERSİTESİNDEYDİM.
Ali Rıza Navruz
DELİ DEDİLER
Nilgun Batıyeli
BİR ROMAN KARAKTERİ NASIL HAYAT BULUR?
M. Kemal Atik
Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor















