LAİKLİKLE YATIP LAİSİZMLE KALKMA ANTRENMANININ KÖKENİ

İhsan Görücü

19-12-2025 00:17

Dünyaya gözlerimizi açalı her kulvarda kimi lehinde kimileri de aleyhinde eleştirel olarak sür-git, inkıtasız bir dinleti bir senfonidir laiklik muhabbeti. İç ve dış emperyallerin ülkelere baskı aracı, içerilerinde paralel devlet kurarak sömürgeleştirme diyeni mi ararsınız özgürleştirme dinin ve klan boy aşiret kodamanlarının tasallutundan halkları koruma çağdaş kalkanı diyenleri vs. hepisi bildiğiniz ve kanıksadığınız retorikler ama Prof . Dr. Yümni Sezenin “Türk Toplumunda Laiklik anlayışı” anket kitabını okuyunca konuşmaktan ve dinlemekten ikrah getirdiğimiz “Et-tekrar ahsen velev kane yüz seksen” diyor ve hiç sevmediği bıktığı dinletiye değişik bir anlam ve lezzet geliyor. Kitap ülke çapında yapılan bir anket ve ankette deneklere sorulan sorularla halkın verdiği yanıtlar o kadar farklı farklı ki hocanın kitabında okumaktan adeta yemekten içmekten tadına doyulmuyor.

Konuyla-laiklik- araştırma ve yorumlarının ekserisi ya ilahiyat-dini- veya hukuk, arasırada ideolojik-Kemalizm vs.- ve duygu heyecan yaratma sınırlarında kalmış, ilmi ve ikna edici olmayıp sadece hissi ve heyecani olmak aşamasını geçememiştir. Yani tartışmaların ilmi değeri yok gibidir kısaca. Çünkü yalnız ilahiyatla yetinmek -teoloji/dini- netice itibarıyla dinden fazla  felsefeye yarayabilir ve o felsefe de tabiatı ile halkı hesaba katmayan bir dinleti gibi olabilmektedir. Kendi içine kapalı ve tekrar üzeri tekrarlardan ibaret olabilir. Dinin elinden geldiği kadar, karınca karınca yaşandığı bu cemiyetin sosyolojik- psiskolojik karakterinin aynel yakiyn tanınması gerekir ki şarttır. Olaya değindiğimiz minvalde yaklaşıldığında sadece laikliğin değil, kutsal olan dinin de anlaşılması ve eğer varsa sahih dinden sapmaların tesbiti, tefsiri kolaylaşır bizce. Sadece hukukta kalmak da insanlar arası  sosyal münasebetleri sadece hukuki boyuta hapis etmek olur ki, laikliğin ve Müslüman Türk milletindeki yansımalarının anlaşmasına kifayet etmeyebilir.  Çünkü bu uygulamalardan en çok sıkıntıya maruz kalanların başında dindarlar ve din adamlarıdır. Diğer taraftan ise bunların karşıtı pozisyoununda kalan hukukçu kesim olmuştur. Onlarda sonu gelmeyen yararı olmayan boş şeylerle gündeme gelmekten memnun değiller.

Yümni Sezen hoca yaptıkları anketle olgili olarak “Türk toplumunun laiklik hakkındaki  kanaat yığılmalarını ve özel not yazanların fikirlerini tesbit ve değerlendirmeye çalıştık. Çalışmamızda çok sayıda dostumuz, arkadaşımız, meslektaşımız, öğrencimiz bize yardımcı oldu” diyor ve devam ediyor: “Kökü Osmanlı devletine uzanan Türk milliyetçileri, müslümanların önündeki tıkanan tıkacı açabilmek, Hrıstıyan Batı karşısındaki tıkanmışlığı kaldırabilmek, geri kalmışlıktan kurtulmak çağın, küresel şartların gerektirdiği dinamizmi yakalayabilmek için İslam dininin siyasi istismar konusu edilmesinin önlenmesini , yeni yorumlar getirilmesini istemişler bu vesileyle laikliğe de olumlu bakmışlardır. Fakat bir Batıcı araştırıcının ifade ettiği üzere “Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik ve Batıcılık, Türkçülerin tasavvur-hayal ettikleri seviyeleri aşmış yani ideal olan şekilde gelişmemiştir. Ahtabop gibi her yanı saran yegane hakim olan tek egemen diktatör “Devlet laisizmi olmuştur.”

Osmanlı döneminde devlet ve toplum olarak İslamiyet bakımından milletle devlet arasında bir çelişki yoktur.  Gerçi devlet seviyesinde din teşkilatı vardır ve ulema sınıfı bulunmaktadır. Buna resmi din  demek mümkündür. Fakat halkın islamlığı ile devletin İslamlığında mahiyet farklılığı mevcut değildir.  1699 Karlofça mağlubiyetinden sonra -Osmanlının Ruslara ilk yenilgisi- devlet kademesinde İslamı kaybetmemenin, içte ve dışa karşı eşsiz  mücadelesini buluyoruz. Son nefesine kadar devletin bu mücadeleyi yaşadığı açıkça görülür. Bu mücadeleyi, daha iyi uygulama aramak, yeni olanla İslamı imtizaç ettirmek -güç birliği- gayretleri içinde yapmıştır Osmanlı devleti aliyesi. Son zamanlarında Osmanlının daha karmaşık bir durum içinde müdafaa ederken haksız tavırlara düşmüş olması -ki bu da gerçektir- dini kaybetmeme mücadelesindeki  niyeti çerçevesinde  değerlendirilmelidir.

Önemli saydığımız cihet, bu mücadelenin devlet kademelerinde yapılmış olmasıdır. Cumhuriyet döneminde ise durum tersinedir.  Müslümanlığı kaybetmeme  mücadelesini yapan halk olmuştur.  Çünkü açık bir çelişki başlamıştı. Devlet İslamlığı -daha doğrusu laisizm istikametinde  devletin dini hayatı yönlendirmek istemesi- ile halk İslamlığı çelişkisi  en çok Cumhuriyetin ilk 25 yılında yaşanmıştır. Şerif Mardin’in dediği gibi “Cumhuriyet, halkı hesaba katmadan resmi dinin -İslamın- yerine  laikliği koymuştur.” Diye giriş yaptığı kitabında yaptıkları geniş çaplı ankette deneklerle yapılan soru cevap diyaloglarına geniş vermekte ve hissi heyecani değil baştan sonra ilmi ve siyasi realiteleri serdetmektedir. Fırsat buldukça konuları yazmaya devam etmek niyazıyla… 

DİĞER YAZILARI FIKRA ÜZERİNE…OVERLOKÇU, POMPACI FIRKRASI… 01-01-1970 03:00 TV’ DE SOKAKRASİ, PORNOKRASİYÜ, MÜSTEHCENLİĞİ ANLATTIM 01-01-1970 03:00 Hz. MEVLANA: “KAZVİNLİ DÖVME USTASI İLE MÜŞTERİSİ 01-01-1970 03:00 REALİTE ESAS, TOZ PEMBE SENARYOLAR AUT 01-01-1970 03:00 EY DEİST! YOKTAN YARATAN YENİDEN YARATAMAZ MI? ! 01-01-1970 03:00 ÖNCELİKLE SORALIM. NEDİR KUR'AN ? 01-01-1970 03:00 KAZANANl OLMAYAN BOŞ KAVGALAR 01-01-1970 03:00 ŞUUR VE ÜMMETİ MUHAMMED OLMA ONURU 01-01-1970 03:00 İSRAİL YELESİ TUTUŞMUŞ AT MI, KANLI BIÇAK YALAYAN KUTUP AYISI MI? 01-01-1970 03:00 YEMİNLER/EYMAN 01-01-1970 03:00 EMPERYAL ALGI NASIL AŞlLlR? 01-01-1970 03:00 ATATÜRKÇÜLÜK MASKE, MASONLUK ŞAHANEYDİ 01-01-1970 03:00 DİNDEN VAZGEÇTİLER LAKİN PARADAN VAZGEÇEMEDİLER 01-01-1970 03:00 MAJÖR YANLIŞLAR, MİNÖR DOĞRULAR 01-01-1970 03:00 YAPAY DOSTLARI GEÇ 01-01-1970 03:00 DİN ALİMLERİ...DİN SİMSARLARI. 01-01-1970 03:00 AHMET RAMAZANDAN SONRA AYNI AHMETSE ! 01-01-1970 03:00 TEMEL VE DURSUN'DAN DEĞİŞİM FlKRASl 01-01-1970 03:00 KADRİNİ BİLENLERDEN EYLESİN. HER GECENİZ KADİR OLSUN. 01-01-1970 03:00 EZHER’DE MÜDERRİSi KURIJA (Görücü) ABDÜLHAMİD RÜŞTİ ÇERKESİ EFENDİ (rahmetullahi aleyh) 01-01-1970 03:00 KUL HAKKI,NAFAKANIN HÜKMÜ 01-01-1970 03:00 ADAK...ADADIYSAN YAPACAKSIN...BORÇLANDIN 01-01-1970 03:00 ZEKAT KİMLERE VERİLİR? 01-01-1970 03:00 ORUÇTA SIHHAT—TAKAT FIKHI 01-01-1970 03:00 İSLAMIN DIŞINDAKİ DİNLERDE ORUÇ 01-01-1970 03:00 DİNDE TEBLİĞ VE İRŞAD AŞAMA AŞAMADIR 01-01-1970 03:00 TAKVA AMAÇ, ORUÇ ARAÇTIR 01-01-1970 03:00 HAKİKAT ORUCU 01-01-1970 03:00 ZEKATINI VER 01-01-1970 03:00 ORUÇ BENİM İÇİNDİR 01-01-1970 03:00 ORUÇ TERAVİHLE TAMAM OLUR. 01-01-1970 03:00 DUA, GAZABA PARATÖNERDİR.  01-01-1970 03:00 YA ŞEHRİ RAMAZAN! KENDİSİNİ TUTABİLENLERE HOŞ GELDİN 01-01-1970 03:00 TAKİYYE  ANTİ İSLAMA KARŞI STRATEJİ GELİŞTİRMEKTİR 01-01-1970 03:00 YEGANE İDÖLÜMÜZ REHBERİMİZ AMMAR B. YASİRİ ANMAK VE ANLAMAK 01-01-1970 03:00  MEDYATİK BEYİN YIKAMALAR, DEĞİŞMEYEN ÖNYARGILAR 01-01-1970 03:00 DİNDE İBADET, TAAT VE KURBİYYET 01-01-1970 03:00 GECE NİMETTİR HAKİKAT EHLİ SALİKE 01-01-1970 03:00 YARISI ESSAH OLMAYAN ŞAKA VAR MI? 01-01-1970 03:00 KÜRTÇÜLERE EN BÜYÜK ZARARI VEREN KÜRTÇÜ 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK, KOLTUĞUNDA KARTOPU TAŞIMAKTIR 01-01-1970 03:00 lRAĞl YAKIN EDER TEMSİLLER 01-01-1970 03:00 DÖRT KİTABIN DÖRDÜ DE Hz. MUHAMMED (s.a.v.) DİYOR! 01-01-1970 03:00 SOSYAL MEDYA VATANDAŞl KUŞAĞA DİKKAT 01-01-1970 03:00 NOEL, DİNLERARASI BİLEK GÜREŞİ Mİ TAKVİM OLAYI MI? 01-01-1970 03:00