Normal vatandaşımız, büyük olarak ünlenenlerin eleştirilmesine, yanlış hal-hareket ve sözlerinin serdedilmesine tahammül edemezler çoğu defa. Halbuki yüce dinimiz İslamiyet bizlere, yaratıcımız Allah Teala ve sevgili nebisi Hz. Muhammed S.A.V. haricinde saygıyla ve ölçüyü aşıp iftira edip, hakarete vardırmamak üzere normal şartlarda eleştirilebileceği müsaadesini vermiştir. Önemli olan şey, Eleştiriye konu olan zevatın iyi ve doğru taraflarını, eksik ve bize göre yanlış olan taraflarına mağlup etmemektir. İyi insanlar ve güzel tarafları var diye, yanlışlarını görmemek ya da görmemezlikten gelmek de önemli hatadır. Putlaştırmaya sapmadan iyi ve doğrusunu takdir ederek bununla beraber eleştirilmesi gerektirdiğinde iftira ve yalan katmadan destek olarak ülkenin ve insanımızın sürekli ilerlemesine katkı sağlamak öz hayat tarzımız olmalı.
Ayrıntılarda boğulmak mıdır acaba bozulma dediğimiz? Medyamızla ve akademik kadrolarımızla acaba bunu mu yapıyoruz diye soralım. Güncel ve kadim soru ve sorunları ayrıntılarda boğulmadan ve abartmadan kritik etme düşüncesi haklı ve yerinden bir istek doğru yaklaşımdır. Öneminin büyüklüğü oranında meseleleri iyi ve doğru analiz etmeliyiz.Ayrıntılar, takip ettiği gelişime ve istikamete göre değerlendirilmelidir. Hiçbir şey ve kritik meselelerin tartışılıp konuşulması lüzümsüz görülmemeli, hafife alınmamalı. Ancak “Küçük şeylere gereğinden büyük önem verenler, ellerinden büyük işler gelmeyenlerdir” realitesini de zihnimizde bulunduralım. Yine “ Yüksek bir dağın tepesine oturabilirsiniz ama bir iğnenin ucuna oturamazsınız” aforizması da vardır. Demek oluyor ki, ayrıntılar önemsenmeli, bununla beraber bütüncül ve külli yaklaşım aut edilmemeli, ihmal edilmemeli.
İnsan olarak bizim kokuşma, yıkım olarak gördüğümüz problematikler değişik kitleler ya da fertlerce gelişme olarak görülebilir. Hayatın gerçeklerine, gelişmeye ve değişmeye, ilmi olana sığınmanın diğer bir şeklinin izafilik -sana göre/bana göre vs…- olduğunu söyleyebiliriz. Bozulmaları da bu zaviyeden görebiliriz. Misalen; yerli halk müziğimizin aldığı şekil, en başta pop kültürünün işgali ve durdurulamayan yayılışı bazılarına göre kıyamet ve felaket diğer anti’lerine göre ise önemli ve olması gereken bir gelişme telakki ediliyor.
Siyasetçiler gibi yapmayacaksak yani “Nurlu ufuklar” senaryoları yazıp herşeyi toz ve pembe gösterip edebiyat yapmayacaksak yanışları, eksikleri bozulmaları milletin ve manevi yapısının zarar göreceği yalan ve yanlışları, bozulmaları, hayati tehlikeler -maddi/manevi- adabına ve usülüne mütenasip uslupla belirtmek, izah etmek, ikna etmek mecburiyetimiz vardır insanını, ülkesini ve inancını seven bilenler olarak.
Fazla derine inmeden vereceğimiz misaller içinde tipik ve numune olanları da bulunmakla beraber, bu durumdan çıkmış bazı örnekleri kısaca sayıp dökelim, sonra da bunları bilimsel yani sosyolojik-psikolojik-dini-ideolojik düşünmeye, müzakereye açalım…
-Vergi memuru, Polis ve sicil memurundan oluşan silah ruhsat çetesi (Ozamanın gazeteleri)… -Yeşil kartta bir milyon kişinin sahtekarlığı (O zamanın gazeteleri) 2000 li yılların başında günlük suç artış oranı her türlü suç yüzde 17 ydi. Birkaç yıl sonra bu oran yüzde 75 leri buldu diyor emniyet raporları. Tarihte , cinayet işleyen, hele anne ve babasını öldüren kadın ve kızlar yok gibidir. Bugün annesini öldüren kızlar, arkadaşını öldüren genç kızlar hızla artmıştır. İzmir’de bir bara eğlenmeye giden 14 ve 18 yaşlarında iki kızdan biri, diğerini “dik bakmak” bahanesiyle öldürmüştür. (Posta Gazetesi, 09. 09. 2007) Diyanetten Noel Kutlaması (O zamanın gazeteleri) Atalarımızın “Kıramadığın eli öp” dediklerini hatırlarsak anti samimi iki yüzlü bir kutlama.. -Yunanistan’dan sperm ithal ediyoruz (Hürriyet Gazetesi 22. 11. 2002) -İlişkisiz 46 çocuk babası (Hürriyet Gazetesi… 03.12.2008)
Örfün, ananenin kısaca kültürün bozulması ve toplumun başkalaşmaya itilmesine istemeyerek misaller verdik ama realite (hakikat) bu. Daha devede kulak kadar birini yazabildik okuduklarımızdan. Demokrasi, küreselleşme, laiklik, insan hakları mavalları okumaya ve dış gizli yani küresel gizli güçlerin köleliğini açık-gizli sürdürmek isteyenleri aziz milletim silkin at sırtından emperyal kültür şowmenleri hainleri.
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, BİR ADIM ÖNDE AMA BU BİZİ YANILTMAMALI!...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
NERDEN BİLSİN KIYMETİNİ… SOYSUZ SOPSUZ BAYRAKSIZLAR
KADİR DAYIOĞLU
KARI KOCA
Ali Rıza Navruz
ÖZDEMİR’CE
Mustafa Mete ÖZPINAR
FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ
M. Kemal Atik
BAYRAĞIMIZ...
HASAN ÇİFTÇİ
BAYRAK BİR MİLLETİN ŞEREFİDİR
AHMET KARAASLAN
KITMİR’İN SOYUNDANDIR
Ahmet Sıvacı
VEFA BORCU DİYE BİR ŞEY
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ DUYARLI