Pratik hayatta bayanlar niçin hayatın pratiğinde nasıl bu denli fıtrat dışı bir görünüme sokulmuştur.
Kadın niçin salt üretim-tüketim aracı olmakta ön plana çıkarılmıştır?
Kadın, neden salt üretim- tüketim aracı olmakta ön plana çıkarılmıştır? Kadın etine, şekline değer verilen yaratık haline getirildi.
Kadın erkeği eğlendirici, dinlendirici, zevk verici bir cinsel köle veya kimliğini yitirmiş tanınmaz bir varlık olma anlayışı kimliğine kavuşturulmuştur?
Kadın neden anne olma onuruna ve saygınlığına düşman edilmiştir?.
Kısaca alınıp satılan bir meta haline getirildi çağdaş sistemlerce?
Yazar Cüneyt Arcayürek’in eserlerini okudum hiçbir görüşüne katılmasamda yazıları okunmaya değer gerçek yazarların başında gelir. “Sokakrasi” deyimini onun “KU DE TA” sından arakladım.
Hrıstıyan Batıcıların çok iyi bildikleri bir şey var: O nedir? O mu? Müslüman halkın öz değerlerinden sıyrılarak soysuzlaşması, imanının zaafa düşmesidir.
Peki ama bu nasıl gerçekleşecek?
Tabii ki insanları şeytani manyetik bir alana sokmakla !
İnsanları fert fert, tek tek heva ve heveslerine, şehvetlerine kul köle edip ona taptırmakla. İhanet planının tamamı bu kadar değil ama giriş makamı, kapıyı açacak anahtarı buydu.
Bu asırlarca denenmiş ve Batıda başarıya ulaşmıştı.
Batının Kiliseci wampirleri en başta kendi halklarını, insanlarını sömürüp kan kusturuyorlardı ve bunun kolay yolunu bulmuşlardı, o neydi?
İnsanları uçkurlarıyla uğraştırarakdı.
O halde dünyanın diğer kıtalarında deney tekrarlanacaktı.
Deneyimden yararlanmaya devam ettiler. Küresel sömürücü güçlerin değişik siyasi hilelerle takviye edilmesiyle .
Basın ve yayın en önemli aparattı emperyal zülümde.
Öncelikle/özellikle zülüme sömürüye geçit vermeyen İslam/ Müslümanlar devre dışı bırakılmalıydı…
Giriş makamı Batı sanatı, edebiyatı namı altında roman ve hikaye ile başlatıldı ufak ufak.
Çünkü Müslüman halklar henüz doğrudan çıplak kadına tepki göstermeyecek, zevkle, hayvani bir iştiha ile çıplak dergilere, yayınlara bakacak yapıya kavuşmuş değildi.
Bunun için ustalıkla ve öncelikle edebiyatta eköl/şube açarlar.
Roman ve edebiyat sanatları vs.
Hele romanda romantik aşklar nefes kesecekti.
Genç nesiller gayri meşru ve ahlak dışı ilişkilere hazır hale bu şekillerde getirilecekti.
1920 lere kadar anlatıldığı minvalde gelişti bu sanat edebiyat dalavereleri.
Zaten dağılmak handikapıyla karşı karşıya kalan Devlet i Aliye’yi Osmaniye’nin ahlaki çöküşü de hazırlanmış oldu.
Bu illa Batı illa Batı diye diye tepinen Batının uşaklarının zaferi ile sonuçlandı. Görünüşte sanatın, edebiyetın, kültürün gelişmesi ve çağdaşlaşması diye yutturulan ama üssü esasta emperyal sömügecilerin siyasi zaferiydi.
Müstehcenliğin/p..nonun açıktan açığa sergilenir hale gelmesini ve korkunç boyutlara ulaşmasını, iletişim araçlarına sinmesini de sistemle ilgili unsur ve yeni sömürge ruhuyla ilgili bir unsur ve yeni arayışların, yeni kimlik arayışlarının tezahürü olarak değerlendirmek, böylece fikri çözümlemelerde/ yorumlarda bulunmak gerekir.
Olayı siyasilerin, yönetim erkinin birkaç istismarcı, satlık basın patronunun, sinemacının karşısında acizliği hiçbir zaman değildir.
Böyle düşünülemez bile. Kaldı ki bizim kuşak 1970 li yıllarda devlet TV kanalının Dallas’ların Filamingo Yollarının yayınını yıllarca aralıksız sürdürmesi yukarıda serdedilen düşünceler muvacehesindedir.
Efendi Medya’da Kayseri Soruyor programında sorulan “ Hocam müstehcenlik nedir?” sorusuna verdiğim cevabı kısa ama gerçek diye özetledi izleyan kardeşlerimiz.
Müslüman insanımızı soyma evriminin özetiydi kısaca.
Peki müstehcenlik nedir diye tekrar soracak olursak; “Bu kavramın kişilere göre değişen anlam içerikleri ve yaptığı çağrışımlar nelerdir?
Peki yine soralım müstehcenlik yani günümüz deyimiyle p.rno ile ilgili yasa maddeleri niçin çalıştırılamamktadır?
Tabii ki bu kavramın asıl anlamının dışında ıvır zıvır yalan ve yanlışlarla dolu laf kalabalıklarıyla yanlış yorumlanmasıdır. Müstehcen basın-yayın olayı nedir?
Hiç derinlemesine ve objektif-tarafsız- samimiyetle yorumlayanı hiç gören var mı? Ama yaptığı tahribat sınır tanımıyor.
Müstehciliğin toplumsal, ahlaki boyutu hangi raddelere varmıştır taştışılamıyor bile.
Toplumsal boyutları hangi boyuttadır, bu gidişatın ahlaki iflas ve çöküşle bağı nedir? Müstehcen basım-yayın ahlaki çöküntüyü, ilaveten beraberinde toplumsal-kitlesel kokuşmayı, çözülüşü hatta akibetinde yıkılış nasıl sağlamaktadır?
Düşünülmasi, konuşulması ve dahi acil sosyal siyasi teşebbüsler yapılmazsa millet ve memleket diye bir şeyin sadece adının kalacağı malum.
P....cunun kutsalı vatanı mukaddesi olmaz. Devletin ve siyasi yönetimin evvel emirde yapması gereken toplumsal ve bireysel ahlakı korumak ve geliştirmektir.
Araştırmaya ve yazmaya devam etmek niyazıyla.
Mustafa Cengiz
ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ DAHA!
Ali Rıza Navruz
BİR DELİBAN VAKTİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
LAYIK OLDUĞU, HAK ETTİĞİ MUAMELE GÖSTERİLMEYEN KADINLARIMIZ-1
KADİR DAYIOĞLU
BÂKİ KULLAR
AHMET KARAASLAN
ANADOLU EFSANESİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ
Mustafa Göçer
BUYURUN TARTIŞALIM
Faruk Ergan
KADINLARIMIZ
Ömer Faruk Kotay
ARABESKİN BABASI…
Osman Karakebeli
KİMDEN VE NEYDEN YANAYIZ