Bu artık bir klasik oldu.
Tahtanın kapalı olması değil de açık olması sarı kırmızılılar adına büyük sürpriz oluyor.
Bu nedenle herkes hem sezon başında, hem de ara transfer döneminde bu konuya epey yoğunlaşmış ve açılışa odaklanmış durumda.
Sistem belli.
“Öte kaldır” ya da ”Aç-kapa”
Attır imzaları kapanırsa kapansın.
Sonrasını gelenler düşünsün!
Kayserispor’da herkesin gözü tahtanın açılmasında.
Yönetim kurulunun son yapılan kadro harici bırakmalar ile birlikte başta Kaptan Cardosa’nın Erzurumspor ile anlaşmasına muhtemel gözle bakan yönetim kurulu işi Ağustos ayına bırakmamakta kararlı.
NEFESLER TUTULDU…
Son girişimlerle birlikte yaklaşık 600 Bin Avro’nun ödenmesi ile birlikte yaklaşık sorunlu 7 dosya ile ilgili önemli bir mesafe kat ederek Tahtayı açtırmak ve Vanspor maçına yeni oyuncuların lisansını yetiştirmek isteyen sarı kırmızılılarda nefesler tutulmuş durumda.
“Öde kaldır” ile birlikte şu anda takıma katılan yeni isimlerle ilgili olarak pozitif ir hamle yapmak ve taraftara da umut vermek isteyen yönetim kurulu bu konuda önemli girişimlerini bir an önce sonuçlandırarak Akhisar’da oynanacağı açıklanan maç için tam kadro sahada olmak istiyor.
TRANSFER DÖNEMİ 22
HAZİRAN'DA BAŞLADI
Futbolla ilgilenenler sanırım bu konuya bizden daha iyi biliyordur.
Ya da birçokları yakından takip ediyor.
Transfer meselesi bir takım için en önemli konulardan birisi.
“Kim geliyor-kim gidiyor?” bir anlamda sezon öncesinde en önemli 10 puanlık uzmanlık sorularının başında geliyor.
2026-27 sezonu öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), transfer döneminin 22 Haziran'da başladığını açıkladı.
Haziran ayı bitti.
Temmuz’da bitmek üzere.
2026-2027 futbol sezonunda 1. Transfer ve Tescil Döneminin 22 Haziran 2026 tarihinde başlayıp, 4 Eylül 2026 tarihinde sona ermesine ve 2. Transfer ve Tescil Döneminin 1 Ocak 2027 tarihinde başlayıp 5 Şubat 2027 tarihinde sona ermesine karar verilmişti.
31 Temmuz itibarı ile yani bugün büyük bir sürpriz yaşanmaz ve son dakika beklentileri gerçekleşmez ise önümüzde kalıyor 35 günlük bir süre.
9Ağustos’ta lig başlıyor.
Vanspor maçını Manisa Akhisar’da oynayacağız.
Takım 5. Hazırlık maçına bugün çıkıyor.
Şu ana kadar dişe dokunur başarılı bir skor, kemik kadro ve atılan resmi bir imza ile açılan bir tahta yok.
Herkes o meşhur “Tahta kırıldı” paylaşımlarını bekliyor dört gözle.
CARDOSA, SÜPER
LİGDE KALACAK!
Sanı kırmızılı takım yönetim kurulu tarafından alınan kararla yolların ayrılmasına karar verilen ve teknik kadro tarafından da kadro harici bırakılan kaptan Cardosa imzayı atmak üzere.
Eğer, son dakikada büyük bir sürpriz olmaz ise Cardosa süper ligde kalacak!
Takım düştü ama kaptanın süper ligden taliplisi var.
Portekizli tecrübeli oyuncu ligin yeni takımı Erzurumspor’a çok yakın.
ÜMRANİYESPOR,
HAZIRLIK MAÇI
Öte yandan sarı kırmızılılar sezon öncesinde son maç olarak planladıkları müsabakada dün Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde Ümraniyespor ile karşı karşıya geldi.
Kayserispor Yönetim Kurulu tarafından yapılan paylaşımda “2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında Kayserisporumuz, 30 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 17.00’de Ümraniyespor ile hazırlık maçında karşı karşıya gelecektir.
Müsabaka, Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde oynanacaktır.” bilgisine yer verildi.
TARAFTAR SABIRSIZ…
Bilmem sosyal medyayı takip ediyor musunuz?
Büyük ihtimalle bu sorunun cevabı “Evet” tir.
Belki platformlar farklı olabilir ama büyük ihtimalle sporla, siyasetle uğraşan herkes iyi kötü bu mecrada boy gösteriyor.
Yorum yapanlar, paylaşımlara yorum yapıp maydanoz olanlar, haddini aşanlar falan filan.
Bu takımın gerçek sahibi taraftar hiç kuşku yok ki.
Bu bağlamda her sezon olduğu gibi epey sabırsız olan bir kitle var.
Bir de buna karşın her dönemde yönetimde kim olursa olsun, teknik heyette kim görev yaparsa yapsın hep pozitif düşünen ve onları savunan “Sabır” tavsiye eden bir kitle var.
TARTIŞMALAR BİR HAYLİ İLGİNÇ…
Bir taraftar kitlesi genel manada diyor ki;
“Geç kalıyoruz.
En iyisini ya da daha iyilerini alın.
Kayserispor’un şanlı tahininde ne oyuncular, ne yıldızlar geldi bu takıma. Şu anda konuşulanlar, yazılanlar, çizilenler, takıma katılanlar bizleri tatmin emiyor. Yöneticiler elini cebine atsınlar.”
Öteki kitle ise savunmada.
Onlar da diyor ki;
“Kulüp borçta.
Paranız var ise gelin siz yönetin kardeşim.
Bu takım her halükarda düzelecek ve layık olduğu yere gelecektir.
Dışarıdan gazel okumakla olmuyor bu işler.
Çatlak sese gerek yok.
Sezon daha başlamadı.
İmzalar bile atılmadı.
Neyin yaygarasını yapıyorsunuz.
Sezon başında ilk günden oyun bozan olmayın!
Yönetime, teknik kadroya, futbolcularla sallamakla olmaz bu işler.
Paranız, pulunuz, gücünüz varsa gelin siz yönetin!”
SANIRIM HERKES HAKLI…
Bu konuda sanırım herkes kendi penceresinden haklı.
“Geç kalıyoruz!” diyende…
“Acele etmeyin lig uzun bir maraton” diyen de.
Kayserispor 60 yaşında.
Epey başarıları oldu sarı kırmızılı takımın.
İnter Toto kupası.
Türkiye Kupası.
Avrupa kapılarına dayandık.
2’de Gol kralımız var Süper ligde.
Bir aralar Süper ligde ilk 5’e mitil atmış evimizde yıkılan Atatürk stadyumunda “Yenilmez armada” olmuştuk.
Gelene gidene sahayı dar ediyorduk.
Başka bir ifade ile “Ayağımız uzatıp, dertsiz, kedersiz yüreğimiz yağ bağlayarak” izliyorduk maçları.
Sanırım bu takımın o günlerden bu yana izleyen ve taraftar ötesi fanatiği olan kitle şu anda yaşananlar ile gördükleri arasındaki uçurumun farkındalar.
Bu nedenle biraz aceleci, biraz umutsuz, biraz da kırgınlar bu yaşananlara.
Her zaman yazıyor ve söylüyorum.
Futbol hadisesi bir maraton.
Bu maratonda her elde ettiğiniz başarı sizin kendi elinizle “Çıtayı yükseltmenin” anlamı taşıyor.
Siz gittikten sonra takımın düştüğü durum hali ile bir çok kişinin hazmedemeyeceği bir tabloya, mali bağlamda da epey konuşulan çirkinliklere neden oluyor.
Türk futbol tarihinde sanırım Kayserispor kadar kendi oyuncuları ile özellikle de yabancılarla FİFA’lık olan bir başka kulüp yoktur!
Bu alanda Kayserispor kendi adına bir rekorun sahibi.
Bu nedenle taraftar haklı olarak bu kadar büyük paraların birilerine göz göre göre kaptırılmasından şikayetti.
Bu nedenle de başarı çıtası yerlerde geziyor.
Takım küme düşüyor.
Borç gırtlakta.
Bir yandan borç öde, bir yandan tahtayı açtır, bir yandan transfer yap ve takımı şampiyonluğa oynat.
Bu işler o kadar kolay değil.
Bir de işin tuhafı bu işlere işi bilenleri değil de ne kadar iş bilmez adam varsa bulaştırıyorlar.
Hali ile de fatura ağır oluyor.
Tabloyu netleştirmek, vizyoner bir takım kurmak daha da uzun zamana ve bütçeye maloluyor.
Bu aşamada parayı veremediğimize, bulamadığımıza, yönetime talip olamadığımıza göre seyretmekten ve sabretmekten başka çaremiz yok sanırım!...
Bırakalım imam bildiğini okusun!