Tarihin, en azından bizim İslam tarihinin en tanınmış zalimidir ismi ile müsemma Haccac ı Zalim.Allah’ın verdiği gücü esirgememiş ve sonuna kadar halkına zülümde kullanmış gaddar herif.
Artık doğuran annesi dahi dayanamamış ve -Allah CC senin gibi zalim vicdansız bir evladı kimseye vermesin alçak!
Seni yaratan yüce Allah’a nasıl hesap vereceksin can verirken ne acılar çekeceksin kolay kolay geberemeyeceksin,cehennemlerde nasıl yanacaksın bir anne olarak buna dayanamıyorum.
Allah’tan kork,artık senin zülümlerine dayanamıyorum,demiş ağlamış.
İlk anda bir şey diyemeyen Haccac sarayının balkonuna fırlamış ve yoldan geçmekte olan halktan birisini çağırmış,gel buraya demiş.Vatandaşı korka korka gelmiş.
Hatta korkusundan dizleri tutmayarak yere diz ustü çökmüş,kalk demiş tekrar kalkmış ama tir tir titriyor adam.Çünkü Haccac bu ve memlekette Haccac’ın acımasızlığını bilmeyen yok.Haccac bu ne yapacağı belli olmaz diye düşünüyormuş.
Zalim Haccac ey adam korkma anneme söz verdim,bir şey yapmayacağım der.Adam azıcık rahatlamış.
Haccac,sanatın nedir,geçimin ne ile ne iş yaparsın diye sorar.Adam
-Zeytin tüccarıyım der. Haccac
-Bir ton zeytinden ne kadar yağ çıkar,yarım tondan ne kadar yağ çıkar,bir kilodan ne kadar çıkar, bir tane zeytinden ne kadar yağ çıkar.Adam bir bir ve rahatlıkla cevap verir.
Haccac,afferin sen iyi bir tüccarsın, işinin-sanatının- mesleğinin inceliklerini çok iyi biliyorsun,tam bir esnafsın der.Haccac adama
-Peki Müslüman mısın? der.Adam:
Müslümanım der,Haccac:
-İslamın şartı kaç? der. Adam:
-Üç der. Haccac:
-İmanın şartı kaç?diye sorar. Adam:
-Dört der. Haccac:
-Guslün farzı kaç?der.Adam:
-On der.
Haccac’ı Zalim adama 25 tane sual sorar dini-imanı hakkında ama
hiçbirisinden doğru cevap alamaz.
Haccac, anasına dönerek:
-Görüyorsun ki anacığım;”Yüce Allah Beni ve benim gibileri gönderip bu yoldan çıkmış kendine, nefsine zülmetmiş toplumları cezalandırıyor,terbiye olacakları terbiye ediyor.Anneciğim ben zalim değilim.Asıl zalim bu benim
tebeaamdır.Üç günlük dünyası için bir tek zeytinyağından bile ne kadar yağ çıkacağını biliyorlar da esas insanlığın ve imanın,hayatın gereği olan,adaletin gereği olan dinini hiç bilmiyorlar.Allah’a hesap vereceği ebedi dünyası,ahiret için
hiç bir malını ve dakkasını,saatini harcamamışlar.”demiş ve annesi de hak vermiş.
Fıkraların aslı mühim değil faslı mühim diyor Bediüzzaman -Herhalde- günümüzde düşünce ve alış veriş ilişki tarzımıza kıyaslarsak ne farkımız var? Hala utanmadan sakız orucu bozar mı? -Vermek istemediğini dolaylı şekilde ifade eder mahiyette-fitre kaç lira vs. Faydasız ve abes,boş laflarla uğraşmaktan başka dini,mali,infak fiili işlemeyen aksine şu dükkana giren adamı son kuruşuna kadar nasıl soyarım düşüncesi ve etiğinden başka ahlakı sıfır olan bir alış-veriş sisteminin olduğu yerde Haccac’lar olmayacakta Ömerler mi başta olacak? Adaleti ve huzuru uzaylarda,sokaklarda değil kendi nefsimizde arayacağız ve tesis edeceğiz.
Başkası getirip bize huzuru tepside hazır ve nazır olarak sunmaz. Kendi elimizle ne yaparsak Allah indinde ve yaşadığımız cemiyette onu bulacağız, iyiliğine zülümüne katlanacağız.Ne mutlu ıslah edicilere kendileri salih olanlara,yazı ifsad edici ve müfsidlere rabbim şerlerinden korusun.Amin
Cuma bayramınızı tebrik eder Rabbimizin en kısa zamanda dinimize uygun hayata, adil alan ve satan ehli vicdan düzenine kavuşturmasını, ayıktırmasını dilerim.