AĞAÇ DEDE: BU GÜN BİR KÖY
ÜNİVERSİTESİNDEYDİM.
ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM 17.09.2025
Apartman komşularımızla birlikte yine apartman komşumuz Ahmet Beyin ve babası Medeniyet Amcanın bağında gençleştirme çalışması yaptık.
Medeniyet amcadan ve ağabeyi İsa amcadan toprak ve bitkiler hakkında hiçbir kitapta yazmayan o kadar güzel ve değerli bilgiler öğrendik ki ikisinin de saygıyla ellerinden öpüyorum.
...Köylerimizdeki çok değerli büyüklerimiz. Sizler o güzel köylerde, o sıcak topraklarda tarım üniversiteleri kurmuşsunuz ve her biriniz o üniversitelerin öğretim görevlilerisiniz.
Keşke köy okulları tekrar açılsa da çocuklarımız kurmuş olduğunuz bu güzle köy üniversitelerimizde sizlerle tekrar buluşsalar…
Evet. Her köyümüz bir üniversite ve oradaki her yaşlı insanımız bir öğretim görevlisi…
Lütfen onların yanına gidelim ve onlardan öğrenelim. Çok uzun yılların tecrübesini, yine çok uzun yılların bilgi birikimini ve çok şeyi...
Bağlarında ne varsa bizimle paylaştılar, çok güzel sofra kurdular ama en önemlisi farkında olmadan bize aktardıkları elmas değerlindeki tecrübeleri ve bilgileriydi.
Ellerinizden öpüyorum.
İsteyen herkesin bağında gençleştirme çalışması yapıyorum ve bu güzel insanlardan öğrenmekte olduğum bilgi ve tecrübeleri paylaşıyorum.
Bir telefon kadar yakınım.
Evet. Bu çok değerli toprak insanları, (öğretim görevlileri / toprak hazineleri), bu eşsiz zenginlik, bu verimli topraklar ve bu güzel ülke bizim…
Lütfen. İlerleyelim ve çevremizle birlikte toprağa dokunalım.
AĞAÇ DEDE: KAYSERİ SPOR ADAMLARI
DERNEĞİ ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMAM 19.09.2025
(Her gittiğim toplantı ya da etkinlikte söz hakkı istiyorum)
BİRAZ İLAVE İLE KONUŞMAMIN TAM METNİ:
Çok değerli Halil Severcan Hocama ve çok değerli Murat Özdeniz hocama çok teşekkür ederim.
...Son on yılda maalesef orman yangınları en az iki kat arttı. Yetişkin ormanlarımız yanıyor ve yetişkin ormanlarımız azaldıkça iklimsel ısı dalgalanmalarında anormallikler çoğalıyor.
Bu anormallikler suyumuzu ve toprağımızı azaltıyor, afetleri çoğaltıyor ve tarımsal verimliliği hissedilir oranda aşağı çekiyor
(Ör: Bu sene meyveler soğuk aldı, aşırı sıcaklar mahsulü kuruttu…).
Bu gidişle ve hızla kıtlığa doğru gidiyoruz.
Orman yangınlarına üzülüyorsak önce apartman bahçelerimizi ağaçlandırmalı ve bakımını yapmalıyız.
Çayır, çimen sulamak yerine; meyve ağaçları ve örtü altı sebze tarımı yapabiliriz.
Bağlarımız, bahçelerimiz bakımsız artı verimsiz olmamalı.
Gençleştirmeliyiz. Köyümüzdeki bahçelerimizi artı komşularımızın bakımı yapılamayan bahçelerini, köy yolu, su ve özellikle tarla kenarlarını verimli fidanlarla ağaçlandırmalıyız.
Bunları yaparsak duyarlılık yükselir. Parklara, caddelere, tüm su kenarlarına verimli ağaçlar ve bitkiler dikilmeye başlar…
Bu süreç zemininde en az 5 yıl süreli ormanlaşma seferberliğini başlatabiliriz ve başlatmalıyız.
Evet. Orman yangınlarına üzülmek çalışmakla olur.
Entelektüel laflarla olmaz.
Toprağa dokunmalıyız. Çünkü sadece hep birlikte toprağa dokunarak iklimin kötü gidişini durdurabilir ve düzeltebiliriz.
Bu sonbahar ve beş yıl süreli ağaçlandırma art orman seferberliği başlatmayı başaramazsak 15-20 yıl sonra çocuklarımız, ülkemiz ve masum canlılar zor durumda kalacaklar...
Sorumluluk bizde ve biz müdahale edebilecek olan son nesi insanlarız. SAYGILARIMLA.
ZAMAN KISITLILIĞI NEDENİ İLE
SÖYLEYEMEDİKKLERİM: BİR PROJE!
Ben isteyen bağ ve bahçelerde gençleştirme çalışmaları yapıyorum.
Müşterek alanlarda, su, köy yolu ve tarla kenarlarında ağaçlandırma çalışmaları yapıyorum.
Okullarda ve köylerde eğitim yapıyorum…
Ücret talebim yoktur.
Siz de yapın.
Önce kendi topraklarımızı sonra komşularımızın topraklarını ve müşterek alanları imece usulü ağaçlandıralım ve bu proje yaygınlaşsın.
Evet.
Büyük güzel şeyler küçük güzel şeyler yapmaya başlayarak gerçekleşir…