AĞAÇ DEDE: DUYARSIZLIK GENLERİMİZE İŞLEMİŞ!
TOPLUM OLARAK DOĞA KÖRÜYÜZ. 12.10.2025
Pencerelerden bakınca dağların çıplak olduğunu ve bu durumun yakın gelecekte çocuklarımız ve ülkemiz için çok belirgin sorun (SUSUZLUK, AÇLIK, FAKİRLİK) olacağını düşünmüyoruz.
Biz dağlarımıza fidan dikmezsek, yağış suları derinlere inemez, akıp gider.
Düşünmüyoruz.
Avanos’a gittim.
Kızıl Irmak çok kirli akıyor. Ama sanki bu durumu insanlar normalleştirmiş gibi kimsenin umurunda gözükmüyor (SON RESİM)…
Kıpırdasak ırmak temiz akacak.
Düşünmüyoruz…
Düşünseydik bu güzel vatan çoktan orman olurdu, tüm derelerden, ırmaklardan sular tertemiz ve gür akardı.
Toprakta organik madde %3 ten aşağı düşmezdi....
1 dönümden 5 ton değil; 15 ton pancar alınırdı. Su sıkıntısı olmazdı her yere pancar, ayçiçeği, mısır ekebilirdik…
Büyük şehirlerde su azalmazdı…
Meyve, sebze, tahıl baklagiller 5’e katlardı.
Üretime katılmayan işsiz ve atıl (emekli, ev hanımı, öğrenci…) olmazdı.
Hepimiz zengin ve mutlu olurduk.
DÜŞÜNMÜYORUZ.
Bu güzel ülke bizim. Doğa körlüğünü ve duyarsızlığı özveriyle yenebiliriz.
Ormanımıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkmalıyız.
İşte ben onun için hemen her gün ya tohum atıyorum, ya fidan dikiyorum ya okullardayım, ya da köy derneklerinde...
SONUÇ:
Dağlara tohum ekersin, ormanlaştırmaya çalışırsın ve bir gün sadece duyarlıyım diyebilen insanların %1 kadarı yanına gelirse toplum uyanmaya başlar…
Doğa Körlüğünü yenmenin yolu bu…
Bir düşünelim.
Şu an burada bir kişi değil de, bin kişi olsaydık etki nasıl olurdu?
Peki. Şuan her şehrin çevresinde tohum atan 1000 kişi olsaydı etki nasıl olurdu?
BEN SÖYLEYYİM. BÜYÜK ADIMLAR KÜÇÜK ADIMLARIN YANINA GELİRDİ.
ÇOK GÜZEL PROJELER ÜRETİLİRDİ VE 86 MİLYON DOĞA İLE OMUZ OMUZA VERMEYE BAŞLARDI...