Bu köşeyi takip edenler sanırım hatırlarlar.
Daha önce de başlıkta yazdığımı bu köşede farklı platformlarda, farklı boyutları ile sormuş, gündeme getirmiş, perde arkasını irdelemiş, kamuoyuna, siz değerli okurlarıma yaşanan gelişmeleri gözlemlerim ile aktarmaya gayret etmiştim.
Türk futbolunda epey önemli gelişmeler oldu ama arkası yine bağ duvarı çıktı.
A Milli takım ve teknik adam değişikliği de malumunuz beklenenin ötesinde birçok kişiye göre fiyasko.
Kayserispor’da birçok takımın benzeri ve eşdeğer bir kulüp.
Türk futbolunda olanlardan, kulüplerin yaşadıklarından pekte farklı olaylar silsilesi yaşanmıyor sarı kırmızılı kulüpte…
Değişen bir şey yok aslında.
Değiştirmeye de kimsenin de niyeti de yok aslında.
Klasik, “Sen-ben-bizim oğlan” içeride top çevirmeye devam.
Nasıl olsa borçları ödetecek birilerini eninde sonunda buluyorlar ya da ödemeye mecbur bırakıyorlar…
Kayserispor’da herkes bildiğini okumaya devam ediyor.
Ne diyelim!...
DÜNDEN BİR HATIRLATMA!
Dün bu köşede şu ifadelere yer vermiştim:
İki paragrafı bir kez daha herkesin dikkatine sunmak istiyorum.
Niye mi?
Bu şehir 2029 Dünya Spor başkenti öncelikle.
Bu kararın alındığı tarihlerde Süper ligden düştü Kayserispor.
Devam ediyoruz.
Tahtası bilmem kaçırdı defa kapalı transfer için.
Dosya sayıları ben diyeyim 7, siz deyin 10 olur yakında!
Lig yarışında iyi kötü lider olarak yolumuza devam ediyorduk, takım bir anda 4 puan kaybetti ve tepetaklak olarak 2. Sıraya geriledi.
Bundan sonra ne olacağını kimse kestiremiyor.
Ardından Türkiye Kupasında bir başka garabet yaşandı.
Bitlispor’a yenilerek elendi bu takım.
Dün şunları yazmıştım:
BUNA HAKKINIZ VAR MI?
Süper ligden düşürdünüz.
Peki dedik.
“Borç batağında küçülmeye gideceğiz” dediniz.
Peki dedik.
Bütün olumsuzluklara rağmen bu takıma herkes elinden geldiğince destek verdi, veriyor, vermeye de devam ediyor.
Süper ligde liderlik koltuğu gitti.
“Uzun soluklu maraton, telafisi var,
moral bozmamak lazım!” dedik.
Yine peki diyerek yuttuk.
İyi de bu şehri bu kadar küçük düşürmeye hakkınız var mı?
Kafanıza göre takılıyor, istediğinizde oynuyor, istediğinizde oynamıyor, ligde de kupa’da da kafanıza göre takılıyorsunuz.
Bu kadar keyfiyet iyi demez beyler.
Belki size yakışıyor olabilir, ama bize ve Kayseri’ye hiç mi hiç yakışmıyor.
Keser döner, sap döner, bir gün birileri bunların hesabını sorar.
Bu takım sizin şahsi takımınız değil.
Babanızın malı hiç değil.
Bu kadar rezalete dün Bitlis’te tüy diktiniz.
Sanırım farkındasınızdır…
Kayserispor’a yazık oldu…
Size de yazıklar olsun!...
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!
Kayserispor’un futbolculara ödemesi gereken ve konuşulan son rakam 1 milyon Avro civarında ve Muğlaspor maçı öncesinde ciddi bir doping şart.
Tahtayı açtırmak içinse gereken rakam 2.5 Milyon Avro civarında.
Bu takımın havaya girmesi için yine ve yeniden acilen 3.5 milyon Avro şart
Yani sizin anlayacağınız Kayserispor cephesinde değişen bir şey yok!
SİZ HANGİ NOKTADASINIZ?
Evet…
Sanırım herkes Kayserispor’u seviyor.
Başarısını da istiyor.
Ancak son dönemde yaşananlardan hiç kimse memnun değil.
Memnun olanlarda yönetimin dümen suyuna girenler.
Gidişatla ilgili ya siyasi ikbal, ya da sportif ikbal bekleyenler, ya da zarfçılar veya bir başka tanımı ile küçük harçlıkçılar.
Onun ötesinde bu takımı gerçekten seven, bu takımın başarısını isteyen, bu takımın Avrupa günlerini özleyen, Süper ligde “Yenilmez Armada” olduğumuz günlerin özlemini duyan, bu özlemle yananların bu takımın gidişatından memnun olma şansları zaten yok.
Hem kötü yönetiliyor yıllardır, hem de akla hayale gelmeyen rakamlarla bile isteye borçlandırılıyor.
Sürekli bir dilenci anlayışı ile hamaset siyaseti.
Borcu yapanda aynı kitle, borç için dilenen de aynı kitle, bildiğinden şaşmayan ve bu takımın düzelmesi için parmağını kıpırdatmayan, çalana-çırpana göz yumanda aynı kitle.
Nasıl ediyorlarsa ediyorlar beş benzemez’i bir araya getirerek sporda siyasette “Menfaat Çemberi” içinde buluşturarak el birliği ile çeyrek yüzyıldır aynı düzende devam ediyorlar.
Sonuç aynı sonuç aslında.
Türkiye geneli ne ise Kayseri’de aynısı.
Dünün küsenlerinin gönlünü alıyorlar.
Dün tu-kaka dediklerini baş köşeye oturtuyorlar.
Biraz iyi niyet ve samimiyet olsa bu şehre daha da büyük başarılar yaşatmak mümkünken!...
Küçük hesaplar peşinde koşuyorlar.
Her yerde tablo aynı.
Hep atama yöntemi.
Sonrasında tiyatral bir seçimle süslemece.
Hayatta bu makamları mevkileri bırakın rüyasında görmeyi, mucizelere ihtiyaç duyulan bir dönemde bakıyorsunuz birileri birilerinin himmeti ile Kayserispor’a başkan olmuş.
“İstim arkadan gelsin!” mantığı ile atama yöntemi.
Kongre klasik kaldır-indir modeli.
Ne hesap soran var.
Ne arayan var.
Ne kamunun hakkını bilen var.
Sanki bu paralar babalarının malı, sanki bu memleket onlara atalarından miras kalmış gibi.
“En iyi ben bilirim” edaları ile her yerde boy gösteriyorlar…
Kırdıkları cevizin haddi hesabı yok.
Devirdikleri çamların farkında bile değiller…
Fındıkları-fıstıkları karıştırmayın…
Dün düşman olduklarının bugün kapısında yatıyorlar.
Güya sözüm ona “Kayserispor için istemekten utanmayız!” diyorlar.
Sanki kendileri için isterken utanacak yüz varmış gibi…
Hoyratça tüketiyorlar her şeyi.
TEK HEDEFİMİZ KALDI…
Elde kaldı sadece lig.
Bu saatten sonra ne olur bilinmez.
Ancak Muğla, Ümraniyespor ve Sarıyer maçlarındaki kayıpların bu kez bizi zirveden, daha aşağılara iter.
Sonrası malum.
Kaos üstüne kaos…
“Milli ara bize ilaç olacak!” teraneleri ile 2026’ya bir başka hüzünlü veda.
“Tahtayı açarız!” salmaları ile bir başka tiyatro daha kapıda gibi.
Takviye üstüne takviye şart.
Bakalım yeni senaryo da kimler başrolde olacak?
2026 Bitiyor ama umutlar bitmiyor.
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’DA NELER OLUYOR?
Mehmet Arpa
Hayatımızdaki Görünmez Yükler: Enerjimizi Tüketen 5 İnsan Tipi
KADİR DAYIOĞLU
YAŞASIN CUMHURİYET!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EVİNİZ BİR MÜZE, SİZDE MÜZELİK GİBİ YAŞAMAYIN!
Nilgun Batıyeli
CUMHURİYETİMİZİN DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
KİMİ KANDlRlYORSUNUZ?
Faruk Ergan
ENTRİKA ÇEVİRMEK!
Bekir Oğuz Başaran
AH EMEKLİ, VAH EMEKLİ
Ali Rıza Navruz
Tanıyalım mı? ATAOL BEHRAMOĞLU
Mustafa Göçer
SONSUZA KADAR CUMHURİYET















