Kolordu Kumandanı öğleden sonra saat 2.30’da Manisa’da yazılmış olan Kolordu emridir:
On Dördüncü ve İkinci Fırkaların Hamidiye-Menemen, Birinci Fırkanın da Manisa-Bornova yoluyla İzmir’e doğru ilerlemesini ve sıkı bir keşif yapılmasını emrediyordu. Halbuki durumun gereği olarak İkinci Fırka, Birinci Fırkanın izlemesi gereken istikamette ilerlemiş ve Birinci Fırka tarafından yapılması gereken keşifi ve temizlemeleri de kısmen yerine getirmiş bulunuyordu.
Öğleden sonra saat 6.45’de Yirminci Alayın İkinci Bölüğü’nden alınan raporda Nif’den çıkan kuvvetin Nif-İzmir Caddesi üzerinde Bornova’ya doğru ilerlemekte olduğu ve yürüyüş kolunun tahmin edildiği gibi bir fırka olmayıp büyük bir kısmının ağırlıklardan ibaret olduğu bildirildi.
Yirminci Alayın cephede bulunan bölüğünden de öğleden sonra, saat 7.15’de yazılıp 7.50’de fırkaya ulaşan raporunda da düşman topcusunun bir topu geriye aldığı ve siperleri yeni bir bölük ile desteklediği ve gecenin girmesi sebebiyle durumun takip ve tesbiti mümkün olmadığı bildirilmekte idi. Her halde artık düşmanın bu siperlerde sebat etmiyeceği anlaşılıyordu.
Fırkanın durmasının gelişen son duruma göre ciddi sebeplere dayandığı kannatine düşülmemek üzere:
Düşmanın Bornova Ovası’nı örten son sırtlar üzerindeki kuvvetinin ya bu gece çekileceği veyahut az bir baskı karşısında, bulunduğu yeri bırakacağı ve Nif’den çıktığı görülen kolun ağırlıklardan ibaret olup Bornava’ya doğru ilerlemekte olduğuna dair öğleden sonra saat 9.00’da Kolorduya bir rapor gönderildi.
Artık gece olmuş ve ateş kesilmişti. On iki saat dinlenmeden çarpışmalı bir yürüyüş yapan fırka, geceyi dinlenme ile geçirmek üzere, Yirminci Alay dışında şosenin iki tarafında toplanıldı. Yirminci Alay düşmanla teması korumayla görevlendirilmişti. Bulunulan bölgede yiyecek maddeleri ve özellikle su yoktu. Ertesi sabah öğleden evvel saat 4.30’da harekete hazır bulunulması kıtalara yazılı olarak iletildi.
Yirminci Alay tarafından gece sık sık keşifler yaptırılıyordu. Düşman siperlerinin gersindeki ovada bir çok ateşler ve ışıklar gözüküyordu.
8/9 Eylül/1922 gece yarısında düşman henüz çekilmemişti.
Gece karanlık, sema çok yıldızlı idi. Bu yıldızlı gecenin koynunda tarihi ve büyük bir olay, bir sır saklı idi. Dinlenmeye geçilmiş olmasına rağmen hiç kimse uyumamıştı. İzmir’in önünde geçirilen bu gece İkinci Fırka’nın hatıra tarihinde unutulmaz bir gecedir. Fırka İzmir’e doğru kaçan düşman kollarının arasındaki gedikten içeri girmiş ve kaçan düşmandan daha ileri geçerek kutsal amacı ve kıymetli avı olan İzmir’in yanı başında yeni ve son bir atak için kısa bir dinlenmeye çekilmişti.
Fırka Kumandanı 8/9 1922 saat 07’den sonra ki duruma dair 8/9 1922 öğleden sonra saat 11.00’de yazdığı raporda , Kolorduya bilgi vermiş ve Fırkanın Boşnakköy civarında güvenlik sağlamak için bir alay (Yirminci Alay) terk ederek diğer alaylarla, yolun iki tarafında geceyi geçireceğini bildirmişti. Bu raporda öğleden sonra Saat 7.00’de harekete geçmiş olması gereken ve pek yakınlarda olması olası bulunan Birinci Fırka aracılığıyla gönderilmişti. Kolordu emri Birinci, İkinci, ve On Dördüncü süvarı fırkaları 9/9/1922 sabahı, yakından sıkı bir şekilde çevrilmesini içerdiğinden kahraman On Dördüncü ve Birinci Fırkaların da aynı saha içinde ve bu yıldızlı sema altında aynı heyecan ve duyguyla ileriye atılmak için sabırsızlandığı şüphesizdi.
İkinci Fırkadan bugünkü maharebede bir subay ve üç er yaralı, üç hayvan ölmüş üç hayvanda yaralanmıştır. Yaralı olan subay, teğmen Sıdkı Efendi idi ki, sonra İzmir’de vefat etti. Adı geçen Sakarya muharebelerindeki akınlarıyla sivrilmiş fedakar bir subaydı. Hatta, Sakarya’da önemli bir baskında, Yunan Başkumandanı Papulas’un özel eşyalarını almış olmakla büyük bir başarı elde etmiş idi. Buna karşılık düşmana iki yüzden fazla kayıp verdirilmiş, seksen kadar esir alınmış ve bir çok eşya ve araba terk ettirilmiştir. Öldürülenler arasında onbeş kadar da ermeni çetesi vardı.
İkinci Fırka’nın durumunun gereğine göre aldığı ve uyguladığı karar, İzmir’e giden yolun bir gün evvel açılmasını ve yol üzerindeki düşman döküntülerinin temizlenmesini doğurmuş ve sonra anlaşıldığına göre Milli Ordunun ilk top sesleri Bornova ve İzmir’den de işitilerek Akdeniz hedefi üzerinde Türk zaferinin yiğit sesi yükseltilmiş ve Milli Ordunun İzmir’e yaklaştığı haberleri telsiz telgraflarla bütün cihana ilan edilmişti.
Bilhassa Bornova’daki düşmana cepheden ve Nif’ten gelen kuvvetlere geriden yapılan tesir ile İzmir’e kadar olan alan tamamen açılmıştır. Devam Edecek
Mustafa Göçer
ACIMIZ ÇOK BÜYÜK. ÜZÜNTÜDEN UYUYAMIYORUM
Mustafa Cengiz
ERCİYES 38 FK’YA 2. LİG YAKIŞIR!
KADİR DAYIOĞLU
OKULDA VAHŞET
Ali Rıza Navruz
T A N I Y A L I M: GÜLTEN AKIN *Ö: 4 Kasım 2015 /Mavi Ses/
Mustafa Mete ÖZPINAR
ALLAH’IN YARDIMI
M. Kemal Atik
AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KARAMUSTAFA’DAN “TURİZMDE KAYSERİ MODELİ” ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Bekir Oğuz Başaran
MECÂLİS-İ ŞUARÂ
AHMET KARAASLAN
ŞIH VE KÖYLÜ KADIN
HASAN ÇİFTÇİ
31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909)