İşe yeni başladığım yıl Kasım 1977. Gencecik bir insanım, ticari konuda toyluk var, satabilme heyecanı ve kendimi ispat etme hırsıyla koşuşturuyorum.
Rahmetli babam yurtdışından kesin dönüş yaptı, yaşadığı zorlukları ve hayat tecrübesini anlatmaya çalışıyor, arada bir yapacaklarımı engelliyor, doğru ve yanlışları anlatıyor, düzgün kıyafet giymemi ve saygılı davranmamı söylüyor derken işe başlamamızın daha ilk ayında tarihi cümleyi şöyle anlattı.
“Oğlum, tanımıyorsan eğer kapıdan giren herkesi kötü olarak gör, ama iyi çıkarsa o da senin şansın olur dedi”.
Aradan 50 yıl geçmesine rağmen kulağımda küpe olarak durur ve uygulamaya çalışırım.
Ticari ilişkiler güvene dayalı yapılır, güven duygusu zedelendi mi ticaret biter ve yürütülemez, dostluk ilişkileri de güvene dayalı olmazsa kısa sürede biter.
Bazı insanların isteyerek ve bilerek çıkara dayalı ilişkilerinde dostluk aranmamalıdır, zira onlar istediklerini elde edince veya edemeyince diğer yüzlerini gösterirler.
Devlet yönetiminde yüzeysellik olmaz, yüz defa yanıldığınız bir uygulamayı 101 inci defa denemeye gerek kalmaz.
Bilmelisiniz ki genlerde uyuşmazlık var, verilen sözlere veya taahhütlere bağlı kalınmazsa, anlaşmalar sağlam temel üzerine kurulmazsa, kısa süre sonra bina çöker ve altında kalırsınız. Tecrübe öyle muhteşem bir şey ki, bir hata yaptığınızda daha önce de bu hatayı yapmış olduğunuzu hatırlamanızı sağlar, sizi her zaman ileriye götürmeyebilir, gerçekleştiremediğiniz ve üzüntü duyduğunuz bir proje verdiğiniz en sağlıklı karar olamayabilir, ama tecrübe edinmenize ve sağlıklı kararlar almanıza yardımcı olur.
DEM sınırda grup topladı Bahçeli’ye yüklendi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Sayın Devlet Bahçeli “PKK’nın kurucu önderi” diyor ama onun dediğini yapmıyor.
“Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı” diyor. Sen kuru temizleyici misin?” diyerek Bahçeliye tepki gösterdi.
“SDG Kürtleri temsil etmiyor” sözleri için. Beyefendiler kimin kimi temsil ettiğine de karar veriyorlar, dilinizi konuşmayın, statünüz olmasın diyorlar.
Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? “SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor” diyor.
Bu dili kim kullanırsa kullansın hiç doğru değil, doku uyuşmazlığı bulunan ve farklı kutuplarda siyaset yapan iki parti temsilcilerinin kurmaya çalıştıkları yakınlaşma doğal olarak gerçekleşmeyecektir.
Sayın Devlet Bahçeli, TBMM’de DEM Partililere Zeytin dalı uzatarak ve vekillerle tokalaşarak, başta Terörün bitmesi daha sonra ülke çıkarlarına birlikte hizmet etme anlayışı öne çıkmıştı, fakat bu elbise bu bedene bol gelecek ve sekteye uğrayacaktır.
Siyaseten oldukça tecrübeli olduğunu düşündüğüm Sayın Devlet Bahçeli, yaşanan bu çirkin davranışların olabileceğini tahmin etti de bilerek el verdiyse sözüm olamaz, fakat tahmin etmediği bir üslupla karşılaştı da şu an hayal kırıklığı yaşıyorsa, bunca yılın siyasetçisi, görmüş geçirmiş, yaşını başını almış, tüm yaşanmışlıkların neticesi olarak tecrübeli olmalıydı.
Nusaybin’de PKK yandaşlarının bayrağımıza saldırması sonucundan, DEM partililerin birinci derecede sorumlu olduklarını açıklamanız da verilen tavizlerin ilk yansıması olarak görülmelidir.
Bu arada emekliler için “sefalet ücreti” söylemimin arkasındayım demiştiniz, ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz dediniz.
Ben bir emekli olarak ödediğim primlerin karşılığını istiyorum, “sefalet ücreti” sizde kalsın.
“Edindiğim tecrübeye göre, yarın ne yapacaklarından emin olmadıklarınızdan dost olmaz.” Faruk Ergan