Davranışlarınızdan, konuşmalarınızdan, hırsınızdan, kindar oluşunuzdan, gençlere ve topluma kötü örnek olmanızdan dolayı utanmalısınız.
Bu neyin hırsı, kim kime hizmet ediyor, ne ara bu hale geldiniz, nasıl bir görünmeyen yüzünüz varmış da yıllarca saklama becerisini gösterdiniz?
Siyaseten en tepeye gelseniz bile sizin sayenizde bu ülkede yaşanan olumsuzluklar, yaşadığım Kent’te insanların ikiye bölünmesi, bazılarının saygısızca bir diğerine hakaret etmesi, insan gibi yaşama kültüründen uzaklaşmaları ve aynı partiye mensup insanların ayrışmaları sizlerin eseri olacaktır.
Biriniz Fetöcülükle itham ederken, bir diğeriniz Hain sloganı attırabiliyor.
Toplumun içinden bazılarının hain sloganı atması kontrol edilemeyebilir fakat sizin ağzınızdan canlı canlı dinlediğim şu satırları konuşurken hiç mi düşünmediniz?
Genel Başkan Makamına gelmiş insanlar rastgele konuşamaz, iki insan konuşarak çözüme gidemiyorsa, aksi takdirde seçmeni kontrol etmek hiç de kolay olmayacaktır.
"Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum.
Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum.
Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."
Mutlak butlan kararı gereğince Genel Merkez Binasını Polis zoruyla boşalttırmanızdan dolayı, Partililerin ve seçmenlerin büyük çoğunluğu size sınırsız destek verdiği için vicdan muhasebesi yapıyor ve yaşanan rezalete ortak olmaktan dolayı nedamet duyuyor.
Bana göre tek haklılığınız Mahkeme kararı, bu ülkede hukuk var, herkesin mahkeme kararına saygı duyma ve uymak gibi zorunluluğu vardır demeniz olabilir.
“Bizim hesaplaşmamız kişisel değil ahlakidir” diyorsunuz, sormazlar mı size, bu kadar ahlaksız tepe kadrosunda bulunan insanlarla sorunsuz çalıştığınıza göre, sizin söyleminizle size soruyorum. Genel Merkez binasına oturmadan ahlaksızlarla mücadele edemez miydiniz?
İktidar olmanızı istemeyen, Cumhuriyet ve Atatürk’e ağızları dolusu küfür eden, 13 yıl boyunca size hakaret eden, iftira atan, inancınıza küfür eden ve sizi sürekli yok sayan sistemi sonsuza kadar yaşatacaksınız. Beyaz güvercin uçurmanız ve “arınmak” söylemleriniz siyasi barışı getirmeyecek, kırıp dökmek o kadar kolay ki, şu anda size göre başarıyla götürüyorsunuz ama nasıl düzeltirsiniz orası meçhul.
Geçen yıl bu zamanlarda gelecekle ilgili kaygılarımı dışa vurma gereği duyarak, Saygın olduklarına inandığım, Milletvekili, İl Başkanları, Gazeteci, Yönetici ve İş insanı, sekiz dostuma düşüncelerimi anlattım.
Uzun görüşmeler sonucunda seçilmiş İl ve İlçe Başkanının asgari müşterekte buluşarak, Kayseri’de yaşanan sen ben kavgasını bir tarafa bırakmalarını, ülkenin geleceğine katkı sağlamalarını anlattık ve dinledik.
İstenilen sonucu alamadık ama insan olarak görevimizi yaptığımız kanısına vardık, neticede tarafları, düşünceleri ve inatlaşmalarıyla baş başa bıraktık.
Bizler Kayseri yerelinde mücadele verirken, birlik, beraberlik, itidalli olma çabası harcarken, Genel Merkez’de neler yaşandığını doğal olarak bilemezdik.
Gelinen nokta öncelikle CHP için, sonrasında ülkemiz için son derece kaygı verici ve muhatapları çok büyük rant kavgası (genel başkanlık ve hükmetmek) içinde bulduk.
“Utanma duygusu taşımayan insanlar, saygı görmeye layık olamazlar.” Faruk Ergan