Başlamak çok önemlidir, ama başladığınız bir şeyi bitire bilemek, devam ettirebilmek ve hedefe varabilmek çok daha önemli.
Hedeflediğiniz noktaya, yani varmak istediğiniz yere varabilmek için çeşitli alet, edevat, malzeme veya insan kaynağına çok büyük ihtiyaç olduğunu unutmamak gerekir.
Başarmak isteği, nasıl yapılması gerektiğine dair argümanlar, fikirler, iş yapma isteği ve heyecanıyla dolu, ve ne kadar başarabileceğine inanan iyi niyetli insanları dinlemek gerekmektedir.
Başladığı işi bitirene kadar ve istediği hedefe varana kadar yarı yolda kendilerini kutlamazlar, başarısızlıklarını veya hatalarının bedelini bir başkalarıyla paylaşmazlar, beceriksiz olduklarının faturasını birilerine kesmezler.
Başlanılacak veya hedeflenen işin büyüğü ya da küçüğü olmaz, özellikle bir yerleri yönetmeye talip olmak için başlanan işin savsaklaması olmaz, şov yapma isteği olmaz, gayrı ciddi davranışlarda bulunulmaz, birilerini dışlayarak veya hakaret ederek varmak istenilen hedefe asla varılamaz.
Bilgiyi ve mütevazı olmayı harmanlamadan, kitleleri kucaklamadan, paylaşmak yerine, emir vererek ve diğer insanları küçümseyerek başarılı olunamayacağı gibi, sadece küçülür ve rezil olursunuz.
Başladığınız veya başlayacağınız bir işte, işin adının ne olması hiç önemli değil, şayet insan odaklı veya insan sevgisi, saygısı, nezaketi ve yaşam biçimi size göre önemsizse, başlamadan bitirmeniz kaçınılmaz olur.
Demokrat, laik ve özgürlükten yana olduklarını söyleyen insanların özünde, anti demokrat olduklarını, inançlara ve özgürlüklere karşı hiç müsamahalarının olmadığını görüyorum. Kıskançlık başta olmak üzere, şayet ben bu işin içinde yoksam başarılı olmanız mümkün değil diyerek birçok şeyi sabote ettiklerini, iftira ettiklerini ve akçeli işlere bulaşanları, özel hayatları ile ifşa ettiklerini üzülerek görmekteyim.
Bilgi sahibi olmadıkları konularda bile rakiplerine hakaret etmeleri, şu veya bucusun diye yaftaladıkları, yaptıkları küçücük bir işi bile abartı sınırlarını aşarak, birilerinin gözüne sokmaya çalıştıkları, karşı tarafa hain veya şerefsiz gibi çirkinlik kusmaları, itidalli olan kesim tarafından rahatlıkla görülmektedir.
Korkutmak yerine sevdirmeye çalışmanız, başlayacağınız bir işte en büyük yardımcınız olacaktır.
Özellikle din görevlileri dostlarıma çok söylemişimdir, insanları ve özellikle çocukları korkutmayın, cehennemde yanacaksın, bunu yaparsan günah, bunu yaparsan çarpılırsın, bunları yapmazsan lanetlenirsin, gibi söylemlerden uzak durun ki, insanlar sevsin ve araştırma veya okuma sonucuna göre, doğru veya yanlışı kendisi bulsun derim.
Fedakarlık yaparak bir görevi üstlenen, bir misyonu yerine getirmeye çalışan, ülkenin, yaşadığımız şehir ve gönül verdikleri partinin başarılı olması veya aydınlık yarına erişmesi için, daha sakin, daha esnek, daha anlayışlı ve daha da nezaketli olmaları gerekiyor.
Birilerine dikte etmek yerine bulunduğunuzun yerin özelliklerini veya güzelliklerini anlatarak ikna etmek yerine, tehdit ederek bulunduğunuz yere davetiniz ters tepebilir.
Bu vesileyle, kimseyi ötekileştirmeden, düşüncesine ipotek koymadan, benim siyahım senin beyazını döver deme ilkelliğine düşmeden, başladığınız işi neticeye götürene kadar tüm dostlara başarılar dilerim. Faruk Ergan