Bizim gazetede, Semra Acar güzel bir Haber yaptı Mahmut Arıkan ile ilgili. Biliyorsunuz Arıkan, Kayserili, Saadet Partisi Genel Başkanı. Kayseri milletvekili. CHP listesinden Meclise girdi. Ben, metinden ziyade, Arıkan’ın yaklaşımına değineceğim. Haberin tamamını görmek isteyen; “Kayseri Gerçek Haber” internet sitesine girebilir.
**
Haberi okuyunca hiç yadırgamadım. “Bizim ecmainin” klasik tarih okumalarından bir okuma. Laik Cumhuriyet ve devrimleri ile sorunu olanlardan yıllarca dinlediğimiz “sözlerden” bir “söz”. Aslında ciddiye almamak lazım ama bu kafanın nasıl bir kafa olduğunu gözler önüne serdiğini görebilmek için konu ettim.
**
Hemen söyleyeyim; muhterem Arıkan kardeşim, verdiğin isimlerin bazıları anlattığın gibi değil, kulağına üfleyenler doğru üflememiş. Bunları nerede okudunuz, bir göstersen de bilsek olmaz mı? Mesela; “Fesli Kadir” mi, mesela “NFK” mı, mesela Mustafa Armağan mı? Mesela Ayşe Hür mü? Bilemiyorum…
**
Nasıl anlatsam onu da bilemiyorum? Tabii, şu soruyu soramadan edemiyorum: Arıkan bilerek mi söylüyor, yoksa önüne verilen metni mi okuyor? Ya da konuşma yeri Diyarbakır olunca, “nabza göre şerbet mi veriyor” Mesela, bu konuşmanın benzerini Kayseri’de ya da Yozgat’ta ya da Nevşehir’de yapabilir mi?
**
Haber şöyle: Arıkan’ın Diyarbakır gezisinde sarfettiği “Diyarbakır hem Şeyh Said’dir hem Tahir Elçidir” sözlerine Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Eryılmaz’dan sert tepki geldi. Eryılmaz, “Kıymetli Kayserililer uyarım size Mahmut Arıkan’a dikkat edin. Bu sözlerinden anlıyoruz ki İngiliz işbirlikçisi Şeyh Said’in torunları aynı yoldan devam ediyor” dedi.
**
Tabii, Tahir Elçi merhuma “İngiliz işbirlikçisi Şeyh Sait’in torunları ile aynı yolda demek!”, hiç de doğru değil. Rahmetliyi peşinen mahkum etmek yakışık almaz. Hem bir parti liderinin, oldukça tartışmalı konulara parantez açması doğru değil. Bu ve benzeri konuları, “çakma olmayan” tarihçilere bıraksın.
**
Şehrin tarihi kimliklerine dikkat çeken Arıkan; "Diyarbakır İyaz bin Ganem'dir. Selahaddin Eyyubi'dir. Hem Şeyh Sait'tir hem Seyit Rıza'dır. Diyarbakır Ahmed-i Hani'dir, Fakiye Teyran'dır. Molla Ahmet Ciziri'dir.
**
… Diyarbakır'ımız; hem Sezai Karakoç'tur hem İsmail Beşikçi'dir. Diyarbakır Sur'dur, Hevsel'dir. Hem Ulu Cami'dir hem de Diyarbakır'ımız Hançepek'tir. Dört Ayaklı Minare'dir. Tahir Elçi'dir Diyarbakır. On Gözlü Köprü'dür, Malabadi'dir. Hamravat'tır Diyarbakır'ımız” demiş.
**
Arıkan’a anımsatırım, Ziya Gökalp de, Süleyman Nazif de, Cahit Sıtkı Tarancı da Diyarbakırlı. Bunları neden unutursunuz? Yoksa, Türkçü, milliyetçi, solcu oldukları için mi? Demek o ki, en hafifi ile ayıp etmişsin.
**
Hem İsmail Beşikçi Diyarbakırlı değil. Çorum’un İskilip ilçesinden. Sünni ve Hanefi bir ailenin çocuğu. Okudunuz mu bilmem? “Doğu Anadolu’nun Düzeni” isimli eseri ile tanınır. Kitap nedeniyle de çok hapis yattı. Sosyolog... Cumhuriyet ve devrimlerin karşıtı İskilipli Atıf, Mustafa Sabri ve diğerleri gibi aynı pınardan su içmez.
**
Ha, Arıkan bir isim daha unutmuş, Dersimli Diyap Ağa (Yıldırım)… "Biz buraya kaçmaya mı geldik, yoksa kavga edip ölmeye mi? Eğer meclisi taşımak istiyorsanız buyurun gidin. Ama ben gidemem. Tek başıma bile olsam, bayrağım, dinim ve vatanım için son kurşunuma kadar savaşırım. Son kurşunu da kafama sıkarım. Bu böyle biline.1921’de Meclis’in taşınması gündeme geldiğinde bu sözleri söyleyen, Lozan’da Kürt-Türk ayrımı yapılmaya çalışıldığında ise kürsüye çıkıp, ‘Hepimiz biriz; kardeşiz! Düşmanlar bizi birbirimize kırdırmak için tuzak kuruyor!’ diyerek bu oyunu bozan, kişi. CHP Elazığ milletvekili Gürsel Erol’un da dedesi.
**
Mahmut Bey, Şeyh Sait’e Diyarbakırlı diyor. Ama kayıtlara göre 1865 yılında Erzurum’un Hınıs ilçesinin Kolhisar köyünde doğmuş. Bir rivayete göre de Elazığ’ın ilçesi Palu’da… Nakşi… O nedenle, Şeyh Sait Dıyarbakırlı değil. Şüphesiz, nedeni hâlâ tartışılan, 1925 ayaklanmasının önderlerinden birisi ve idam edildi. Bu harekete, bir kısım tarihçi Kürtçülük hareketi diyor. Bazıları, İngiliz kışkırtması ile oldu. Bir de laiklik karşıtı bir eylemdi. Ama sonucu, Musul’a düşünülen harekatı engelledi. Musul petrolleri iyice İngiliz egemenliğine girdi.
**
Seyit Rıza’ya gelince o da Diyarbakırlı değil. 1863'te Dersim Vilayetine bağlı Ovacık'a bağlı Lirtik köyünde doğmuş. Alevi önderi. “Seyit Rıza, Ruslara karşı oluşturulan İkinci Şeyh Hasanlı Alayı'na komutanlık bile yapmış. Hatta Deli Halid Paşa tarafından kurulan Dersim Milisleri içinde, Erzincan ve Erzurum işgaline karşı Ruslarla savaşmış.”
**
Tarih kitapları böyle yazıyor fakat 1937–1938 Dersim İsyanının lideri olduğunu da yazıyor. Bir de merhum İhsan Sabri Çağlayangil’in anılarında şu notu görüyoruz: “Son sözünü sorduk. 'Kırk liram ve saatim var. Oğluma verirsiniz' dedi. Seyit Rıza'yı meydana çıkardık. Hava soğuktu ve etrafta kimseler yoktu. Ama Seyit Rıza, meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti. 'Evlâdı Kerbelayıh. Bi hatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir' dedi. Benim tüylerim diken diken oldu.”
**
Arıkan dostumuza tavsiyem, bu işleri tarihçilere bırakın. Siyasetin işi değil. Üç-beş oy alacağım diye, “yaraları kaşımak” sizlere yakışmaz. Kaşımaya çalıştığınız da büyük tepkiler de kaçınılmaz.
**
Mesela; Arıkan’ın sözlerine sert tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Eryılmaz ‘Kayserililere uyarımdır’ diyerek Mahmut Arıkan’a dikkat edilmesi gerektiğini söyledi” ve Şeyh Sait’in söylem ve eylemlerinden örnekler verdi.
**
Tabii, bu örneklerin bir kısmı tartışma konusu olduğu için vermiyorum ama Seyit Rıza da, şeyh Sait de, İskilipli Atıf, Mustafa Sabri gibi Atatürk’e ve laik Cumhuriyet devrimlerine karşı kişiler. Ve ayaklanmaya şu ya da bu biçim de katılmışlardır. Bu da bir gerçek.