Tarih boyunca öylesine rezil duruma düştüler, öylesine aşağılandılar ki nereye gittilerse
bütün kapılar yüzlerine kapandı. Tüm insanlık adeta bir cüzzamlıdan kaçar gibi uzaklaşmaya çalıştı onlardan.
Korunmaya çalıştı.
Ancak onlar bir kene gibi yapıştılar ve tuttukları her neyse bir daha da asla bırakmadılar.
Asla yakasından düşmediler insanlığın.
Her gittikleri yere felaket getirdiler. Akla gelen ne kadar ve ne tür kötülük varsa, sinsice uygulamakta inanılmaz ustaydılar.
Komünizmin, nasyonal faşizmin, kapitalizmin, pozitivizm’in , insanlık zararına olan her izm’lerin , her şeylerin kurucusu onlardı.
Karl Marks’lar Engels’ler, Darvin’ler, comte’ler , Freud’ lar ve daha niceleri.
Dünyada ne kötülük varsa güç kaynağı sadece onlar.
Tam bir münafıktılar.
Hz . Osman devrindeki Abdullah İbni Sebe, Osmanlı döneminde ki Sabatay Sevi onların çok küçük birer fotoğrafı.
Allahın lanetlediği bir kavim..
Kendilerine gönderilmiş olan peygamberlerini hiç düşünmeden, kılları kıpırdamadan kafasını keserek öldüren ilk ve son kavim
Onlar siyanür. Arsenik. Amerikalıların Vietnam’da kullandığı portakal gazı.
Dünyanın her yerinde kardeşi kardeşe, halkları ülkelerine ve milletleri birbirlerine karşı düşürdüler. Kışkırttılar.
Sonrada Amerikan sigarası içerek zevkle seyrettiler.
Savaş meydanlarındaki perdelerin arkasında her zaman olduğu gibi yine onlar vardı.
Bundan, her zaman olduğu gibi çıkar üstüne çıkar sağladılar..
“ Böl, parçala ve yut “ politikasından hiçbir dönem hiçbir an vazgeçmediler.
Abartmıyorum.
Tarihteki Haçlı seferlerinin mimarları..Tıpkı Ortadoğu’da , asırlar sonra yaşanan versiyonun taklitçisi oldukları gibi.
Kan ve gözyaşı ile çizdikleri projenin babası oldukları gibi.
Öldürdükleri Müslüman bebeklerin, önce kirletip daha sonra akıl almaz işkencelerle katlettikleri Müslüman kadınların kızların cansız bedenleri üstüne akıttıkları salyalar gibi.
Şimdi Gazze’de on beş bin Müslüman bebekleri, çocukları katlettikleri gibi.
Otuz Beş Bin Filistinli’yi Dünyanın gözü önünde, Avrupa’nın ilgisizliği, emperyalist Amerika’nın desteğiyle öldürdükleri, diri diri yaktıkları gibi.
Gelin de şimdi Hitler’i aramayın.
O manyak herif demek ki boşa çektirmemiş dünyanın, insanlığın başına bela olan, sadist Siyonist kan emicileri.
Kan da emer ilik de.
Ruhunu, kişiliğini, kimliğini İngiliz’e satmış, kiraya vermiş, Arap Ülkelerinin pısırıklığı, korkaklığı, nemelazımcılığı olduğu sürece.
Oysa o uyduruk “ Ağlama Duvarı” nda nasıl da masum gözyaşı döküyorlar. Nasıl da adeta yürekleri parçalayan (! ) feryad-ı figan içindeler.
Hele o Yahudi Hollywood yönetmenlerinin büyük bir aşkla yaptıkları Alman Nazizmi’nin bire bin katılarak aşağılandığı fimlerde ne kadar da masumlar öyle.
Hatırlayın.. “ Ben- Hur “ ki 70 li yıllarda sinemalarda gösterime girdiğinde gişeler kapanıyordu..
Hatırlayın.. “ On Emir “ .. Binlerce figüranı ile, sinema tekniği ile sıradışı bir film. Milyon dolarlarla ölçülebilecek sinema tarihi klasiği..
Piyanist, Damdaki Kemancı Siyonist Yahudileri nasıl masum gösterildiği filmler.
Ne filmler ne kitaplar, ne yayınlar.
Öyle ya! O, Dünya döndükçe asla vazgeçilmeyecek “Arz-ı Mevud” nasıl gerçekleşir ki?
“ Turan “ idealinden vebadan kaçar gibi kaçanlar, ırkçı damgası vuranlar utansın.. Devamı var.