Mide bulandıran sinek ki özellikle atsineği, gariptir bazı durumlarda olumlu şeylere örnek olabiliyor.
Dahası insan kendini bir konudaki tavrından dolayı at sineğine benzetebilir mi?
Hakaret falan filan olarak düşünmeyin. Eşek, eşşek gibi çalışır, üstüne bir de sudan gelinceye kadar dayak yer ama yine de sesi çıkmaz garibimin.
Birine eşek desensiz çekip vurur sizi.
Kedi deseniz gülümser adamım. Hatta hoşuna gider.
Oysa kedi bırakın eşek gibi, hiçbir işe yaramaz, tembel tembel sobanın dibinde uyur bütün gün.
Son derecede nankördür ayrıca. Bir defacık vermeyin tırmalar sizi. Kıskançlığını daha söylemiyorum.
Kim atsineği olmak ister?
Diye sorsam eminim kurşunu iki kaşımın arasından yerim.
Üstelik Sokrat gibi dünya tarihine iz bırakacak kadar önemli bir adamsanız.
İşte Sokrat’ın uyduruk mahkemedeki yaşadığı coğrafyayı değerlendirirken, o dönemin politikacılarına, düzenine, adalet anlayışına karşı ilk felsefi baş kaldırışın savunmasından bir bölüm:
“ Yavaş, uyuşuk ve dürtülmesi gereken bir atı andıran devleti yerinden oynatmak için, Tanrı’nın bela ettiği bir atsineğini kolay kolay bulamazsınız.
Ben Tanrı’nın Devletin başına sardığı bir atsineğiyim.”
Hiçbir devirde bir müdürün yanına destur çekilmeden varılamazken, bir daire başkanından günlerce öncesinden randevu almanız gerekirken, bir bakanın arabasına bile yan gözle bakılamazken Sokrat kendini mide bulandıracak bir hayvana benzetiyor.
Benzetme günümüzde ibret alınacak türden:
“ Her yerde sürekli olarak üzerinize yapışır, sizi uyandırır ve kınarım. Varoluş gayem sizin miskin bedenlerinizin üzerine konarak hepinizi uyarmaktır.”
Böyle bir söylemi hangi devirde olursa olsun bizi yönetenlerden birine kullanırsanız hapı yuttunuz demektir. Çok geçmez kendinizi demir parmaklıklar arkasında bulursunuz.
Üstelik bu hukukun üstünlüğü adına, nasıl bir şeyse demokrasi adına yapılır.
Aynen devam ediyor Sokrates:
“ Sizler, kuyruğunuzu oynatıp beni uçmaya mecbur bırakmak suretiyle uzaklaştırmaya çalışsanız da, ömrüm birinizin bedeninden yükselip bir diğerine konmakla son bulacaktır.”
Haydaaaa!
Bu Sokrates kafayı yemiş olmalı. Yahu! Bu nasıl kelam böyle! Düşünebiliyor musunuz yönetilenleri At’a ya da beygire benzetmek.
Resmen yüzlerine karşı: “ Siz beygirsiniz” demek.
Allah muhafaza yüreğinizden atıyorsa siz gelin bu tür bir söz söyleyin de dünyanın kaç bucak olduğunu göstersinler size.
Hoş! karakollarda job manyağı olmuşsanız bile hiç fark etmez.
“Urun ol hainin kellesünü”
Yağlı iplerden ip beğen. Ya da en merhametlisinden üzerine güneş doğmayan bir mahpushane avlusunda artık kaç defa volta atarsınız bilemem.
“Benim gibi bir başkasını da kolay kolay bulamazsınız ve bu yüzden sizlere beni sakınmanız ve Tanrı, size acıyıp benim yerime başka bir atsineği gönderinceye kadar öldürmemenizi salık veririm.”
Herhalde yani! Herkes senin gibi aptal mı?
Yalakalık, taklacılık yaparak köşelerden köşe olmak varken, demokrasi adına, hukukun üstünlüğü adına ucuz kahramanlık yapmayı kim ister?
Sonuçta Sokrates’i öldürdüler.
Sokrates, gelecek çağlar için düşünen, hayal eden, üreten, dik duruş gösteren, idealleri adına dünya nimetlerini elinin tersiyle iten her insan için simge oldu.
“Felsefenin at sineği” Sokrates, dedik ya! Tarihin ilk felsefi baş kaldırışını yüzyıllar önce yapan ve bunu da hayatı ile ödeyen adam oldu.
Şimdi sıkı durun:
Ölüme giderken de eğer haksız kazanç sağlamışlarsa, çocuklarının cezalandırılmasını vasiyet etti.
Neeee?
Aman sus. Birileri duyar da alınırsa, mahpus yolu göründü demek.
Ali Rıza Navruz
DAĞLAR
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’DA BEKLENTİLER BAYRAM SONUNA ÖTELENDİ!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BAYRAMLIK…
M. Kemal Atik
Tasavvuf Terminolojisinde VECD
KADİR DAYIOĞLU
BUTLAN NE DEMEK?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
2-İLETİŞİM KOPUKLUĞU
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMİYETE NASIL DAHA FAYDALI HİZMET EDİLİR?
Mustafa Göçer
ŞEHİRLERİN ETRAFI ORMAN OLMALI
Faruk Ergan
SUSMAK!
Çınar Can Özyürek
Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri