Koçu beyi tanır mısınız?
O zaman biz söyleyelim:
Hani şu Ege kıyılarında adına yelken yarışları düzenlenen bir adem oğlu.
Keşke , toprak damlı evlerde oturan insanların sayesinde yatlar , villalar , fabrikalar sahibi olan cahil türkücülerin, şarkıcıların tanındığının yarısı kadar bilinseydi..
züppe şarkıcıların konserlerinde, ayılıp bayılan, ona birazcık dokunabilmek için histerik gözyaşı döken, bazı Türk Gençliği ( ! ) onu okusalardı.
politik liderini bayraklaştıranlar , mürşidini uçuranlar adını duysalardı..
Koçu bey ,on yedinci yüzyılda yaşamış , Osmanlı Tarihinin en acımasız olarak bilinen dördüncü Murat gibi bir padişaha sunduğu risaleleri ile tanınmış bir yazar..
Ona , sarayın ve devlet düzeninin günden güne bozulduğunu , dikkatli olması gerektiğini , aksi takdirde ülkenin felakete sürükleneceğini söyleyebilen biri..
Birinci Sultan Ahmet’ten , Dördüncü Murad dönemine kadar Enderun’da değişik hizmetlerde bulunmuş, padişahların sır dostu..
Kolay mı padişahın sır dostu olmak
Asla yağdanlık değil..
Padişahlara , devlet idaresindeki yanlışlıkları açıkça söyleyen mangal gibi bir yürek..
Hani şu batılıların gururla söz ettikleri “ makyavelizm “ gibi..
Bakın bir risalesinde ne diyor bu büyük fikir adamı;
“ Yalnız padişah yakını olmakla nice yüzyıl fetholunmuş memleketten, bir çok köy ve tarlaları, birer yolunu bulup kendine ve evlatlarına mülk ettirirse…
Bazılarını dahi vakıf adıyla evlatlarına gelir sağlayan mal ve yapı yaparsa…
O çeşit vakıf nasıl sahih olur?
Onu bismillah diye yemek nasıl caiz olur ? “
Koçu bey, günümüzde yaşamış olsaydı ve bu ülkedeki insan manzaralarını temaşa etseydi, yüreğinde ne tufanlar kopardı kim bilir?
Osmanlıdan bir avuç kalmış, esir olmayan tek Türk Toprağının, sözde biraz biraz haram ellere peşkeş çekilmesine ne derdi kim bilir?
Kanuni zamanında çıkan isyanları, sefahat düşkünlüğüne bağlayan Koçu beyin, siyasilerin ikide bir arkasına sığındıkları “ HALK “ için işte sözleri;
“ Osmanlı Saltanatının devlet ve kudreti asker ile, askerin ayakta durması hazine iledir. Hazinenin geliri reaya ( halk ) iledir. Reayanın ayakta durması adalet iledir.
Şimdi âlem harap, reaya perişan, hazine noksan üzere (...)
Din ve devlet düşmanlarının bunca memleketler alması ve reaya fukarasının zulüm ve sistem ile ayaklar altında kalması asla layık değildir. “
Koçu beyin, o devirlerde ki uçsuz bucaksız topraklara sahip Osmanlı’da gördüğü devlet yönetimindeki çağdaş Türkiye fotoğrafları;
“ ...birçok layık olanları oturak edip yerine layık olmayanları getirip (...) ocağı harap ve yebap ettiler. Her zümreye adı geçen tarihten beri milleti ve mezhebi bilinmeyen;
şehir oğlanı, çingene, tatar, ecnebi, kürt, katırcı, deveci, hammal ağdacı, yol kesen, yankesici ve diğer çeşitli kimseler katılıp usul ve kaideler bozuldu.
Kanun ve kaide kalktı. (...)
Eğer bu çeşit dirinti asker ile din ve devlete layık bir iş görmek mümkün olsaydı geçmişteki padişahlar...
Memuriyetleri, zeamet ve tımarı, layık olana ihsan etmezlerdi...“
Koçu Beyin Yeniçeri Ocağı için söylediği bu sözler Allahtan Türk Silahlı Kuvvetleri için geçerli değil.
Para ve menfaatin her şeyin önüne geçtiği düşünülürse,
Bakın şöyle diyor, bu kimselerin tanımadığı Koçu bey;
“ Velhasıl insanoğlu kahr ile zapt olunur.Yumuşaklıkla olmaz.. “
Yorum sizin.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HAYATIMIZDA EN BÜYÜK HEDİYE VE ZENGİNLİK…
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ -4
Mustafa Cengiz
TÜRK FUBOLUNDA KARA PARA VAR MI?
Mustafa Mete ÖZPINAR
BİRLİK ve BERABERLİK OLMALI
Ali Rıza Navruz
GİTME KAL
KADİR DAYIOĞLU
GECİKMİŞ BİR VEFAT HABERİ
Mustafa Temizer
NEDEN YAPTINIZ?
Faruk Ergan
AKRAN ZORBALIĞIYMIŞ!
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜ
Bekir Oğuz Başaran
OLMADI, HİÇ, OLMADI