Saçının tek telini bile, güya Allah korkusundan, terekli-taraklı, değerli taşlarla süslenmiş şapka türbanlarla göstermeyen züppeler.
Yahudi firmasının ürettiği en pahalı eşarplarla güya örtünen züppeler.
Tesettürü moda haline getirmiş sosyetik, kapalı-açık züppeler.
En pahalı kozmetik ürünleri çaktırmadan dışarıdan getirtip, çaktırmadan eline yüzüne sürmekten aynaları çatır çatır çatlatan kozmetik güzelleri.
Gardroplarını, bağ yolu yaptıkları, bilmem hangi ülkenin moda merkezinden dolduran tekstil bezirganları, yerli malı hainleri.
Üstelik bunu yaparken Gazze’ye, güya salya sümük olan kardan mücahideler.
Rabia için, beş parmağından birini yemiş, caddelerde bulvarlarda cıyak cıyak feyad-ı figan eden, İtalyan marka ayakkabısına kimsenin gücü yetmeyeceği…
Yalancılar. Samimiyetsizler.
Sahtekârlar. Düzenbazlar.
Dinci burjuvalar.
Dini, kolalı yüzlerinize maske edinen din bezirganları.
Aç’ın, çıplağın, garibin, yoksulun, hastanın derdine, en pahalı kahvaltı salonlarında, şişirilmiş mideleriyle güya derman olan karnı toklar.
Utanmadan başkasından aldıklarını kendi almış gibi dağıtan kartondan iyilik melaikeleri.
En pahalı yiyecekleri zıkkımlandıktan sonra: Allahım! Olmayanlara da ver” Diyerek öz sermayesinin eksilmesinden korkup, vermeyi Allaha havale edenler.
Tıpkı camilerde birilerinin, bol bol hasıl olan sevabı dağıtıp, karşılığında saflardan “ Amin” aldığı gibi.
Öyle ya! Paçası sıkmaz ki Fitre dışında, zekatı dışında sevap yerine cebinden dağıtsın.
Hele hele ki tam bir yüz karalığı.
Bazı TV kanallarındaki, bırakın İslâm ile, insan haysiyeti ile onuru ile bağdaşmayan yemek programlarına katılıp, başkalarının rüyasında bile göremeyeceği yemekleri beğenmeyen türbanlılar, boneliler, en ünlü marka eşarplılar.
Türbanından da, bonesinden de utanmayan, İslamı işine geldiğince yorumlayıp, uyduruk, kıytırık tesettür ile güya dini bütün görüntüsü veren artizler.
Dahası, bağlandığı Mürşidinin yanında el-pençe divan durup, ona en pahalı hediyeler verip, Firdevs cennetini garantiye aldığını zanneden Kevserbaşı Hurileri.
Lüks, konfor içinde yaşarken, kuş tüyü yataklarda, villalarda sefa sürerken, yirmi iki yaşında vefat eden Peygamber kızı Fatma Annemiz ile komşu olmayı hayal eden utanmazlar.
Bir yaşına girmiş bebeğine yaş gününde tek taş pırlanta yüzük takıp düzenledikleri yaş günü partisinde bel büken, gerdan kıran ama upuzun eteği ile güya topuğunu bile göstermeyen çakma tesettürlüler.
Üstelik milyon dolar verip kiraladıkları yatlarda.
Oluk gibi, güya alkolsüz bira tüketen biracı türbanlılar.
“Adaletsizlik ve zulüm almış başını gidiyor. Bütün kesimlerde rüşvet, torpil her yerde”
Bunu söyleyen bir zamanlar yere göğe sığdıramadığınız, konferanslarında yer kapıştığınız, idolünüz, hocanız ama ya sonrasında?
Onu da söyleyim mi?
Tekerinize taş koyduğu için, samimiyetsizliğinizi açıkladığı için mahkemelerde süründürdüğünüz, size en yakın Yazar Abdurrahman Dilipak.
Birkaç muhalif TV kanalı dışında diğer bütün TV kanalında sıklıkla gördüğümüz ama şimdilerde…
Hiçbir yandaş TV kanalının, bırakın ekranda konuşturmayı, kapılardan bile geçirmediği, sizin selam bile vermekten hayâ ettiğiniz yazar.
Dokuz köyden kovulmuş.
Ooooff! Off!
Biad ettiklerinin yemeleriyle doyan, güdülen, güdülmekten zevk duyan siz dinci burjuva.
O kadar çok ayıbınız var ki.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HAYATIMIZDA EN BÜYÜK HEDİYE VE ZENGİNLİK…
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ -4
Mustafa Cengiz
TÜRK FUBOLUNDA KARA PARA VAR MI?
Mustafa Mete ÖZPINAR
BİRLİK ve BERABERLİK OLMALI
Ali Rıza Navruz
GİTME KAL
KADİR DAYIOĞLU
GECİKMİŞ BİR VEFAT HABERİ
Mustafa Temizer
NEDEN YAPTINIZ?
Faruk Ergan
AKRAN ZORBALIĞIYMIŞ!
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜ
Bekir Oğuz Başaran
OLMADI, HİÇ, OLMADI