Devrin birinde vezir ya da ülkenin ikinci adamı geziye çıkar.
Bakar ki yaşlı bir adam yanlış bir yeri ekiyor, biçiyor.
Derhal adamlarına cezalandırılması için emir verir.
Cezası hemen orada boynunun vurulması. Hak etmediği bir ceza.
Yaşlı adam, ağlar, sızlar, yalvarır, yakarır. Ama diğeri heykel gibi.
Son bir şey ister ülkenin ikinci adamından.
Ekip biçtiği yere gömülmesi.
İsteği yerine getirilir ve hemen orada bir mezar açılır. Ancak yaşlı adamın son bir isteği daha vardır.
Mezarının başına şu sözlerin yazılması:
“ Aaaaah ! Ah!
Eğer yerde kalırsa bu ah!
Ne şah var,
Ne Allah “
Yaşlı adam öldürülür ve mezar taşına da isteği bu sözleri yazarlar.
Müthiş bir söz. Yüreğe adeta kan gibi düşen bir söz. Ya da anlayana sivrisinek saz.
Hikâye bitmedi. Aradan yıllar yıllar geçer.
Ülkenin hükümdarı ya da birinci adamı ile aynı vezir ya da ikinci adam geziye çıkarlar. Hikâye bu ya yolları, olayın olduğu yere çıkar.
Hükümdar mezarı görür ve üstündeki yazı dikkatini çeker. Sorar vezirine ya da ikinci adamına,
“ Kimdür bu garip? nicoldu ki yazılmıştır bu yazı? “
İkinci adam ilgisiz güler.
“ Önemli bir adem değildür devletlüm. Zamanın behrinde burada kötü bir kusuru üzerine tarafımdan boynu vurdurulmuştur. “
Hükümdarın ilgisi büsbütün artar.
“ Kim niye yazmış ola ki bu yazıyı? “
İkinci adam yine ilgisiz omuz silker.
“ Kendi istedi, ben de son isteğini yerine getirdim. “
Hükümdar, hükümdar olmalı ki, adam gibi adam olmalı ki, bir an düşünür ve halkının bu ikinci adamdan asla memnun olmadığına, adaletin asla yerine getirilmediğine;
Haksızlıklara,
Hırsızlıklara,
Arsızlıklara,
Yolsuzluklara,
Göz yumulduğuna inanır ve ikinci adam hakkında hemen oracıkta kararını verir.
“ Böyle vezir olmaz ola. Vurun şu herifin kellesini “
Bitmedi. Vezir için hemen orada bir mezar kazılır ve başucuna da şunlar yazılır.
“ Aaaaah ! Ah!
Yerde kalmadı bu ah!
Hem şah var,
Hem Allah “
Niye anlattım bunları? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını çalanlar için,
Fakir fukaranın çocuğu Güneydoğu’da şehit olurken, kendi çocuklarına evlerinin karşı kıyısında bile askerlik yaptırmayanlar için,
Potansiyel tüketici olarak gördükleri Ssk ve Bağkur emeklilerini sürüm sürüm süründürenler için,
Adaletsiz gelir dağılımından zerre kadar rahatsız olmayanlar için.
Medet ey! Şahım neredesiniz? Bu ülkenin milyonlarca emeklisi iki dudağınız arasından çıkacak müjdeyi bekledi. Üstelik çok değildi istekleri.
Ama güvendiği, biat ettiği dağlara öyle bir kar yağdı ki
Şah, dünyayı kurtarmaya gitti. Ama Allah var.
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, BİR ADIM ÖNDE AMA BU BİZİ YANILTMAMALI!...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
NERDEN BİLSİN KIYMETİNİ… SOYSUZ SOPSUZ BAYRAKSIZLAR
KADİR DAYIOĞLU
KARI KOCA
Ali Rıza Navruz
ÖZDEMİR’CE
Mustafa Mete ÖZPINAR
FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ
M. Kemal Atik
BAYRAĞIMIZ...
HASAN ÇİFTÇİ
BAYRAK BİR MİLLETİN ŞEREFİDİR
AHMET KARAASLAN
KITMİR’İN SOYUNDANDIR
Ahmet Sıvacı
VEFA BORCU DİYE BİR ŞEY
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ DUYARLI