Çünkü siz, Allahın sizi yarattığı ırktan utanan, İslâm’ın bayraktarlığını yapmış Türk Kavminden değil, Arap Milliyetçiği yapmaktan yüzü kızarmayan yüzsüzlersiniz.
Kanı bozuklarsınız.
Çünkü siz, Kâinatın Efendisi, sevgili Peygamberimiz, Efendimizin “ Hiç kimse kendi kavmini sevmekle suçlanamaz” sözünü eşşek gibi bildiğiniz halde, damarlarınızdaki bozuk kandan dolayı kavminizi değil, size içten içe kin duyanları seversiniz.
Güya din bağı…
Cennet mekan Abdülhamid’in Han’ın bir sözü var.Geçmişte olduğu gibi bugün de geçerli , yarın da geçerli olacak.
“ Atalarımız, çadırlarını Avrupa sırtlanlarının geçit alanına kurmuşlar. Bu sebepten bizi rahat bırakmıyorlar.”
Sadece Avrupa sırtlanları mı?
Benim ülkemde Müslüman’ın da, Gavurun da gözü yok mu?
Dünya coğrafyasında stratejik bir yere sahip olmanın külfetlerinden değil mi bu?
Kurtuluş savaşında ciğeri beş para etmez devletleri kullanarak haritadan silmek, Türklüğü yok etmek istediler. Bugün aynı ideal , aynı senaryo sahnede.
Emperyalizm, yayılmacılık ve sömürgecilik emellerinden asla vazgeçmeyecek.
Genişleme, yerleşme ve Türkiye gibi üç kıtanın düğümlendiği topraklar üstünde yayılma politikası her dönemde tazeliğini koruyor.
Bu ABD , Fransa, İngiltere , Rusya gibi emperyalist devletlerin milli emellerinden.
Irak, Filistin, Libya, Suriye sadece çok küçük birer örnek.
Kimse onlara kalkıp ta emperyalist demiyor. Aksine Alman Nazizm’ini, İtalyan faşizmini aklamak, Rus Bolşevizm’ini hortlatma peşindeler.
Kimse onların ülke menfaatlerini her şeyin üstünde tutan halkına ırkçı demiyor. Haçlı zihniyetinin her yerde bir şekilde kendini göstermesinden rahatsız değil.
Dünyayı Vietnam için, Kamboçya için, Irak için ağlatmak istiyor. Neden Irak? Sadece ve sadece o yer altındaki Dünya ekonomisinin can damarı petrol için.
Dökülen kanlar kimsenin umurunda bile değil.
ABD devlet başkanı halkı gibi düşünmese bile ırkçılıkla suçlanmıyor. Eli kanlı gösterilmiyor.
Sömürmekten oldukça memnunlar.
Hiçbir ülkenin üst yöneticisi asla halkı ile ters düşmüyor, kendisi gibi düşünmeyenleri mahkeme koridorlarında üç kuruş manevi tazminat için süründürmüyor.
Sömürgesi olmayan tek ülke Türkiye.
“ Yurtta sulh cihanda sulh “ sözü emperyalizmin uyduruk hümanizmine kurban verilmiş durumda. Kerkük, Musul onların umurlarında değil.
Siyasal ümmetçilik ateşi ile yanıp tutuşanlar, PKK’ ya koltuk çıkıp, Müslüman kanı dökülmesine neden olmaktan rahatsız olmayan İran Fars milliyetçiliğini görmezden geliyorlar.
Güney Azerbaycan Türklerini nasıl inim inim inlettiklerini, o ülkenin iç meselesi olarak görüyorlar.
Öyle ya ! Türklüğe sahip çıkmaya çalışmak ırkçılığın ta kendisi ( ! )
Doğu Türkistan içler acısı. Çin büyükelçisi bile bu ülke toprakları üstünde, bu konuda konuşma yetkisini, hakkını kendinde buluyor.
Çin mezaliminden kimseler haberdar değil. Ya da kendi sorunu olarak görmek işine gelmiyor.
Öyle ya! Dünya Türklüğü diye bir kavram, kafatasçılığın ta kendisi ( ! )
Kerkük’ün sadece yer altı kaynakları önemli (! ) Türkmenlere sahip çıkmak da bir yerde Türkçülük yapmanın göstergesi ( ! )
Öyle ya! Mozaik ( ! ) olan bir ülkede Türkçülük demek şovenizm demek, Milliyetçilik demek suçların en büyüğü. ( ! ) Ayıpların en ayıbı.
Bu hissetme meselesi. Eğer Yemen denilince gözlerinden yağmur gibi yaşlar boşanmıyorsa… Çanakkale akla gelince, derinden bir of çekmiyorsa…
Sarıkamış adını duyduğunda dizlerine vurulmuyorsa...
Ve de Bilge Kağan adı anıldığı zaman, Göktürkler, Uygurlar, Peçenekler, Oğuz boyları kavramları ile yüzünü buruşturuyorsa...
Kimsin sen?