Baltacı’yı rahat bırakın. Şerefsizce uydurduğunuz iftiradan dolayı sizden alçağı yok.
Çar I. Petro'nın eşi Katerina, Savaş sırasında Rus hazinelerini toplayıp Osmanlı savaş komutanı Baltacı Mehmet Paşa'nın huzuruna çıkmış, Rus ordusunun barış teklifini kabul etmesi için yalvarmış.
Baltacı Mehmet Paşa ve Katerina arasındaki buluşma Baltacı’nın çadırında başbaşa yapılmış, aralarında cinsel bir ilişki olmuş…
Suratınıza tüküreyim. Türk tarihini lekelemek için hiçbir kaynağı olmayan bu yalana 7 den 77 yi inandırdınız ulan.
Seneler önce Türk gazeteciler Rusya’ya gittikleri vakit putin’e bunu sormuşlardı. Putin de aynı cevabı vermişti
“ 1711’DE BALTACI, KATERİNA’NIN YÜZÜNÜ BİLE GÖRMEDİ. “
Osmanlı tarihi hakkında yazılan ders kitaplarındaki demirbaşlık özelliğini koruyan bir zaferin arkasına bu çirkin uyduruk yama yapıştırmak.
Baltacı Mehmet Paşa ve Katerina aşkı olarak piyasaya sürmek.
Tiyatro, müzikal, eğlence ve şov dünyasında bu senaryoyu işlemek, insanların beynine böyle bir olayın var olduğunu yerleştirmek.
Prut Savaşı’nı en ince ayrıntılarıyla anlatan iki tarafa ait ruznâmelerden (günlük) hiçbiri Katerina ile Baltacı’nın buluşmalarından bahsetmez.
Sultan III. Ahmed devrini dört ciltte tüm teferruatıyla nakleden tarihçi Raşit de böyle bir olaya yer vermez.
Yahu, Prut Savaşı sırasında 82 yaşında bulunan Sadrazam’ın bir kadınla birlikte olması mümkün mü? Sadece Başkomutan’ın (Baltacı’nın) kararıyla barış olur mu?
Bu kararı harp divanı vermez mi? Başkomutan’ın antlaşma kararı verme yetkisi var mı?
Vezirlerden, komutanlardan ve diplomatik heyetten oluşan “Harp Divanı”nın barışı onaylaması gerekmez mi?
Baltacı’nın, Katerina’ya tav olması mümkün mü?Seksen iki yaşındaki adam padişah macunu yese ne olur, yemese ne olur.
Savaş meydanında hiç bulunmamış olan Katerina, kocasının emriyle Rusya'da, Baltacı Mehmet Paşa da zaten savaş meydanında ordunun başında.
Çar Petro ile karısı savaş meydanına hiç gitmediler. Petro, Mareşal Şermetiyef aracılığıyla savaşı uzaktan yönetiyor. Yani, Rus Çariçesi Katerina ile Baltacı Mehmed Paşa’nın buluşmaları mümkün değil.
Eeee!
Dönemin hiçbir Türk ve Avrupa kaynağında, böyle bir iddia yok. Rus Gâvurunu bırakın, hiçbir Batılı Tarihçi bile böyle bir çirkin iftira çamur atmamış.
Gerçeği çarpıtmakta, yalanı işine geldiği ya da olmasını istediği gibi anlatmakta usta olan bazı ukala tarihçiler Türk Tarihinin sayfalarına aldılar bu asılsız olayı.
Dahasını söyleyelim de bu çamuru atan kansızların nasıl kanı bozuk olduklarını anlayın:
Prut Seferi’nden hemen sonra Baltacı’yı sadaretten (sadrazamlıktan) düşürmek için çalışan İstanbul’daki rakipleri dahi böyle bir iddiada bulunmadılar.
Ama şu züppe piyasa yazarları var ya! Çakma romancılar, öykücüler, sinema, tiyatro senaristleri falan filan zibidiler var ya!
İşte yıllar yılı, asırlar asrı suyu bulandıran onlar.
Tıpkı “ Muhteşem Osmanlı” Dizisinde olduğu yalan, iftira bol.
Baltacı Mehmet Paşa 1711 Prut savaşı'nda Ruslarla yaptığı savaşı kazanır ve Rusya barış istemek zorunda kalır. İlk barış önerisi Baltacı tarafından kabul edilmez ve Osmanlı baskısı daha da derinleşir.
Şeremitiyev, ikinci bir mektup yazarak barış isteğini tekrarlar.
Baltacı Mehmet Paşa savaş heyetini toplar ve : “Rus çarı sulh istiyor ve her ne talep edilirse vermeyi kabul ediyor. Arzumuz gibi hareket ederse sulha müsaade mi edelim, yoksa (barış istemesine) bakmayıp harbe devam mı edelim?” diye sorar.
Uzun Tartışmalar sonunda barış teklifi kabul edilir.
Baltacı Mehmet Paşa Rusya Başkomutanı Mareşal Şeremitiyev'in barış önerisini kabul eder. Ardından meşhur Prut antlaşması imzalanır.
Yahu sözde Ermeni soykırım yalanını dünyaya nasıl duyurmuşlarsa şerefli bir Türk Komutanı olan Baltacı Mehmet Paşa için de iftira attılar.
Aslında suç da günah da vebal altında kalmak da bizim.
Oryantalistlerin gözünden Doğuya bakarken ve tarihi karakterleri öyle değerlendirirken Hazreti Musa’nın gözünden Firavun’a veya Hazreti İsa’nın gözünden Sezar’a hiç baktık mı?
Dünya tarihinde varsa yoksa Avrupa. Başka bir kıtadan hiç bahsettik mi?
Hindistan, Çin, Ortadoğu dünya tarihinde sanki hiç rol almadılar.
Ayıp be!
.