Arada bir kullandığım çok güzel bir deyim.
“Dut yemiş bülbül gibi”, normalde uzun- uzun, içli- içli şakıyan bülbüllerin haziran ayı gibi, yani dutların olgunlaşma zamanı bülbüllere yakışmayacak şekilde ses çıkartmaları, bülbülün dut yedikten sonra sarhoş olmasından ve kafası iyi olduğu için de bir türlü ötememesinden ileri geldiği söylenmektedir.
Gezi olaylarının müsebbibi muhalefet veya özellikle CHP’si diye nara atanlar, dövizin yükselişini, iç ve dış borcun yükselmesini, bütçeye verdiği zararı, FETÖ terör örgütüne destek verme veya PKK’lılar gibi ülkede terör estirme havasına girdiklerini yazanlar.
Yıllarca ülkemizde yaşanan olumsuzlukları muhalefete fatura edenler, Cumhuriyet, Laik sistem, Atatürk İlkeleri ve Devrimlerine hakaret edenler, insanların özel yaşam ve inancına küfür edenlerin birçoğu, Fon krizine ve özellikle Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaptığı yolsuzluk için kalem oynatmıyorlar.
Fon vurgununda kazandığı 1 milyar 860 milyon lirayı TMSF hesabına iade etmeden önce 147 milyon lira faiz geliri elde etmiş ve o parayı da iade etmemiş. 163 milyon anapara, 147 milyon faiz geliri, toplam 310 milyon lira serveti nasıl elde ettin hanımefendi?
Bu gelişmelere sessiz kalan hacı efendi, dut yemiş bülbül gibi oldun, şakıman ve eski neşen yazılarına yansımıyor, eleştirmeye veya lanet okumaya dilin varmıyor, vicdanen rahat mısın, için müsterih mi ve daha ne kadar suskun kalırsın, sesin gelmiyor.
Kendi kazancıyla rakı alıp içenlere okuduğun lanet kadar, kamu kaynaklarıyla aile fertlerini Kabe’ye götürenlere sesin çıkmadı.
Allah bu rakıcıları ülke yönetimine getirmesin diye yaratana niyaz ederken, atanmış veya seçilmiş fon vurguncularına destek verdiğinden dolayı yüzün kızardı mı?
Sadece siyasi düşüncesini senin desteklediğin insanlar yönetici olduğu veya seçildiği için bülbül gibi şakıyordun, fakat yaptıkları yolsuzluk boyunlarına yafta gibi asılı kalmalarından dolayı dut yemiş bülbüle döndün. Büyük lokma ye (harama el uzatmadan kendi lokmanı ye) ama büyük söz etme demişler, şayet yaşarsak daha neler olacak da göreceğiz.
Şafak vakti baskınıyla ters kelepçe takılarak gözaltına alınan Belediye Başkanlarını suçlu ilan etmek için, yolsuzluk yaptılar veya rüşvet aldılar diye yargı kararını beklemeden yaftalıyordun, ABB eski Başkanı Melih Gökçek ve rüşvet almakla suçlanan Zarab’la yol yürüyenlere, Bakanlara, Bürokratlara ve para sayma makinelerine dut yemiş dilin dönmüyor mu?
Üstelik kirli ve pasaklı olan Belediye Başkanları parti değiştirince anında AKlanıyorlar, yine susuyorsun.
Bakara makara sallıyorum diyerek Ayetle dalga geçenlere, hutbede anlattıklarına riayet etmeyenlere, kamu kaynaklarını kullanarak görgüsüzlük ve şatafat içinde yaşayanlara tepkin yok.
Eğitim ve sağlık sistemini bozanlara, işçiye ve memura yetecek kadar ücret vermeyenlere, hak etmedikleri halde bir makama gelenlere ve birden fazla yerlerden ücret alan bürokratlara dikleşmeni ve hırsızlık yapan herkesin yakasına yapışmanı isterim.