Sizlere güzel bir haber vereceğim ama künhüne vakıf değilim.
Büyükşehir, lütfeder gönderirse tamamına vakıf olur, sizlerle paylaşırım.
Konu su ve suyun geleceği olunca, haliyle akan sular duracak.
Sanırım, böyle bir konu ilk defa, kapsamlı bir biçim de Büyükşehrin gündemine geliyor.
Oysa, DSİ’nin bu konuda ciddi ve detaylı çalışmaları var. Umarım, bundan yararlanıyorlardır.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımlarıyla, ‘İklim, Su, Gıda ve Güvenlik’ temasıyla gerçekleştirilen Erciyes Zirvesi’ne katıldı.
Büyükkılıç, yaptığı konuşmada Kayseri’nin çevre, su yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki örnek çalışmaları ve “Master Plan”ı’nı anlattı. Yukarıda da değindim, bu “Planı” görmek isterim, doğrusu.
Tabii, toplantı, Tekir’de yapılınca Tekir sularının, Tekir ve Öküz Çukuru göletlerinin durum da gündeme gelmiştir, herhalde. Bunlar yoksa, çalışma “keenlem yekün!” hükmündedir, bence. Bir de, detaylı bir biçimde Kayseri’nin “yeraltı ve yerüstü” su varlığını göreceğiz… Bunlar yoksa, hiçbir işe yaramaz.
Çok yaptığım anımsatmayı bir kez daha yapacağım. Öyle ya, "Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen" demiş büyüklerimiz. Tekrar, “yüz seksen kez de olsa iyidir”, anlamına geliyor. Biz de bu kavle sığındık.
Biliyorsunuz, Tekir Göleti yapılalı neredeyse yarım asır geçti. Naci Bektaş, o zaman DSİ 12. Bölge Müdürü ve Hisarcıklı’ydı. Bu geçen sürede, aktif hacmin “teresübatla” dolması çok doğal. Ve gölet kapasitesi de 1,5 milyon metreküp civarında. Şuanda aktif hacım neye düştü, bilmiyorum.
Biriken teressübat temizlenirse, epey bir aktif hacım daha kazanılabilir. Bu konunun uzmanı, DSİ. Büyükşehir bunlarla işbirliği yaparak mutlaka bu işlemi yapmalı. Hem de sulama mevsimi bitince Gölet boşaltılır ve çalışma yapılır. Bilinçsizce, iş makinesi sokarlarsa, zemini oynatırlar, su tutmaz olur.
Yine Tekir sularından istifade edilmek için yapılan Öküz Çukuru Göleti, bittiği günden beri su tutmaz. DSİ, ne yaptıysa başaramadı. Dağların delindiği, boğazların alttan geçildiği günümüzde, avuç içi kadarlık bir göletin sızdırmaz hale getirilememesi çok ayıp. Hem DSİ’ye ve hem de Büyükşehre…
Bunu ve bu su yapısının önemini anlata anlata, “dilimde tüy bitti!” ama duyan kim, dinleyen kim.
1,5 milyon metreküp kapasiteli Gölet şu anda silme doldu, tabii, on beş yirmi gün sonra dirhem su kalmayacak. Yazık değil mi, günah değil mi? Depolanan su, yeraltına akıp gidiyor. Yok DSİ yapmayacaksa, her yere para bulan Büyükşehir neden sorunu gidermez anlamak mümkün değil. Tabii bu tesisin önemin farkındaysalar. Bir de yerini kaç kişi biliyor acaba?
Biliyorsunuz, geçen temmuz ayında, Yamula işletmecisinin imtiyazı doldu. Santral EÜAŞ’ye devredildi. Peki, bu barajın, sulama tesisleri ne zaman yapılacak. Unutmayın, bununla Yozgat, Kırşehir ve Nevşehir’e ait 120 bin hektara yakı alan. Ama yine “dilimde tüy bitti!” söyleye söyleye ama dört ilin yetkilileri, yararlanacak olanları “havada kuş uçuruyor!”, kusura kalmasınlar.
Ağırlığı Kayseri’de bulunan mansap sulaması yapılıyor, sadece. Peki, pompaj ve Dadağı Tüneli sulamaları ne durumda? İletim ve dağıtım kanalları da… Mesela, burasını sulamanın yan ısıra, Kayseri ve civarının “içme ve kullanma” suyu için tahsisi konusunda Büyükşehrin mutlaka bir çalışma yapması ve işletme hakkını alması lazım. Bu konuyu da yıllarca uyardım. Temenni ederim, “Master Plan’da” bundan da söz edilmiştir.
Bahçecik Barajı’nın sulama sahası ta Talas üstlerine kadar geliyor. Gesi tarafına kadar iniyor. Bundan bir haber var mı? Develi sulaması ne durumda? Bunlar Kayseri ve mücaviri için ciddi su projeleri. Umarım, Büyükşehir bunun farkında mı?
Tabii, yağmur sularının depolanması konusunu yıllardır yazarım. Belediyeler ne tür önlem alıyorlar? Bu konunun da Master Plan da yer alması gerekir. Bir de bağlık/bahçelik yerlerdeki sulama arklarının rehabilite edilmesi, atıl durumda bulunan kuyu ve mahzenlerin aktif hale getirilmesi de, bence Master Plan da yer almalı.
Tabii, mutlaka Master Planı görmek isterim derken meramım bunları görebilmek yoksa çok meraklı olduğumdan değil.
Şayet, toplantıya katılabilme imkanım olabilseydi, Memduh Başkana bunları sorardım. Sorabilenin olduğunu sanmıyorum. Doğaldır, katılımcılar bunları nereden bilsinler.
Dostlar, sizler somut çözüm önerileri sundum.
Kadir Dayıoğlu 22 Haziran 206 Pazartesi Facebook yazısı