Üstadımız, merhum Aydın Boysan; “Genel müdürler/müdürler geleceği planlar ama bizde, geçmişin pisliklerini/yanlışlıklarını temizlemeye çalışır!” diyor.
Buna belediye başkanlarını da ekleyin… Şahsen, çalışma hayatımda bu hali çok yaşadığım, çok gördüğüm için tespitin doğruluğundan şüphem yok.
Yanlış da değil. “Çözümünü sadece kendilerinin bildiği sorunları devrettiğinden”, yeni kadrolar, bu düğümü çözmek için uğraşır durur; planlamalar yapmaya vakit bulamaz.
İşin garibi de kendileri de sonrakilere, sorunlar yumağı bırakıp gider.
O nedenle, “toplam kalitenin” şu temel iki düsturunu, kurum ve kuruluşlar binalarını her yerine asmalı:
“Sorunları çözmeyin, sorun yaratmayacak kararlar alın!”. Bir de; “Ya kafanı ya da adresini değiştir!”
Bunun en güzel hali belediyelerde yaşanır.
Başında, hesapsız, kitapsız, geriye dönüşü olmayan yatırımlara başlarsanız, “çözdükçe düğümlersiniz!”
Mesela çok yazdım çizdim.
Bu kentte yetersiz, yanlış, eksik “bilgi ve uyarı” levhaları yüzünden, aradığınız adresi, oralı dahi olsanız, birkaç kişiye sormadan bulamazsınız.
Kanıtı mı, başta başkanlar olmak üzere, yetkililer gelsin şöyle bir çıkalım ve herhangi bir adresi arayalım.
Bakalım ne ile karşılaşacağız?
Mesela, şehir içinde, battı-çıktılar, katlı kavşaklar, yonca yaprakları gibi altyapılar, hesapsız kitapsız yapıldığından yani düğme yanlış iliklendiğinden, önlem üstüne önlem de peş peşe gelir. Şuanda şehrimizde yaşanan hal de bu.
Şimdi Büyükşehre bir soru soracağım. Çok basit. Seydi Burhanettin mezarlığı ucuna yaya üst geçidi yapılıyor.
Kartal kavşağına üç yüz dört yüz metre…
Buna neden hissedildi?
Oysa, burada çok güzel ışık var, trafiği düzenliyordu?
Tahminimi söyleyeyim: Kartal kavşağı bittiğinde, trafik akımı iki yöne hızlanacak.
Bunu gördüler… Haliyle gerek “kavşak” ve gerekse de Yoğunburç yönlerinde trafik yığılacak, şayet ışıklar kalırsa.
Ama şunu görmüyorlar ya da görmek istemiyorlar.
Bu sefer yığılma “Meydan” yönünde olacak. Peki bunu nasıl çözeceksiniz?
Bu soruyu, Büyükşehir, meclis salonunda yapılan bir tanıtım toplantısında sunucuya sorduğumda, hazırundan birisi ironi yapmıştı:
“Meydana da üç katlı kavşak yaparız!”. Herhalde buna üç-dört yıl oldu.
Ama Büyükşehir, Kartal kavşağını yapmayı kafasına koymuştu bir kere, mutlaka yapacaktı.
Kavşağın bitmesine şunun şurasına üç buçuk ay kaldı.
Bitince göreceğiz, “manzarayı umumiyeyi”. İnşallah yanılırım. Zira, artık geriye dönüşü olamayan bir yola girildi, hatalar zincirinin de peş peşe gelmesi kaçınılmaz. Bunu ben söylemiyorum, “ulaşım bilimi” söylüyor.
Yeri gelmişken bir önerim daha olacak. İki yıl önce, Gültepe tarafında oturmaya başlayınca şunu gördüm:
Melikgazi Kaymakamlığı önünden yayaları karşıya geçmesi, çok sorunlu ve riskli. Hiç olmasa, Kaymakamlık-Belediye arasına bir yaya üst geçidi yapılsın.
Mesela soruyorum. Çok az kullanılan Acıbadem Hastanesi; Emirgan Parkı önüne; Mustafa Kemal Paşa Bulvarı Billur Caddesi girişine yapılan yaya üst geçitlerinin gerekçesini anlayabilmiş değilim.
Dostlar ulaşımda “insan” değil de “araç” öncelikli hale gelirse olacağı bu.
Çözdükçe düğümlenirsiniz.
Bu vesile ile bir tehlikeli ya da kritik bir bölgeyi, bir kez daha anımsatayım.
Hisarcık mezarlık ile Merkez Camii arası “hız yoluna” döndü. Kaptırıp geliyor, soluğu Meydan’da alıyorlar.
Memduh Başkan merak ediyorsa, bir sandalyeye otursun, düğün salonu önüne, fren balatalarından çıkan kokuyu bir teneffüs etsin, bakalım.
Bir doktor olarak ne hissedecek. Peki çözüm ne; anılan yol kesimine, “sabit radar” koymak ve azami hızı 30 km/h’e düşürmek.
Vallahi, Merkez Bankası gibi para basarsınız… Benden, bedava akıl vermesi. Yoksa her an ölümlü/hasarlı kaza kaçınılmaz.
Sayın Başkanım, bunları bilerek ve yaşayarak söylüyorum. Sağa ve sola girecek araçlar, “destur çekiyor!”. Her an kafa kafaya girmek kaçınılmaz.
Evet. Bu yönetim de, geçmişten devraldıkları, yığınlarca sorunları, bir sonraki yönetime devredecek.