CHP’li belediyelere her gün bir operasyon. Geçen gün Üsküdar ve dün de Etimesgut belediyesine… Muhtemelen sıra, Mansur Yavaş’ta… Gidişat onu gösteriyor.
O zaman sormak lazım; “biz bu seçimleri ne diye yaptık?” O zaman yapılacak şey çok basit; “Tek Parti” döneminde olduğu gibi, “Vali ve Belediye Başkanlığı” bir şahsın şahsında toplanır, olur biter.
Millet de beş yılda bir sandık sandık gidip yorulmaz. Vallahi, oluşan hava sonunda, ne başkan ve ne de belediye meclis üyesi ve ne de kalifiye eleman. Bu sefer belediyelerde , “kaht-ı rical” dönemi açılır.
Ama işin garibi operasyon yapılan belediyeler arasında CHP’lilerden başkası yok. Bir parti, bu denli suç örgütü, rüşvet, yolsuzluk, irtikap batağına düşer mi? Sonucu bekleyeceğiz. Olayları görünce aklıma Mandoli Artin Ağa’nın rast yürük semai geliyor:
Kûyinde figânımla acep yâr gûlgule yok mu
Ey turra-i tarrar
Hep mürgidile mi bu cefâ yâr bülbüle yok mu
Feryâda ne hâcet
Neyse, biz dönelim şehrimize. Başkan Memduh Büyükkılıç; “kırsalı kalkındırma yatırımları kapsamında çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyoruz” demiş.
“ … Yeşilhisar ilçesine bağlı Akköy ve Kale mahallelerinde 385 dekar, ilçe merkezinde ise 250 dekar olmak üzere toplamda yaklaşık 650 dekar tarım arazisini sulayan toprak kanalları 7 milyon TL’lik proje ile modernize ediyor. Toplamda 3500 metre beton kaplamalı açık kanal ve sanat yapıları ile yenilenen sulama kanalı, tasarruflu ve verimli bir üretime katkı sunacak.”
Gerçekten güzel bir proje ve çalışma. Kutlamak gerekir. Kutlarken de şunu sormadan geçemeyeceğim: Büyükşehrin, Tekir havzası sulamaları hiç akıllarına gelmez mi? Mesela, 1,5 milyon metreküp kapasiteli, Tekir sulamasının bir parçası, DSİ tarafından yapılan, bittiği günden beri bir türlü su tutmayan, Öküzçukuru/Kıranardı göletinin sızdırma sorunu giderilemez mi?
Mesela sormaya devam ediyorum: Memduh Başkanın böyle bir projeden haberi var mı?
Yarım asır önce yapılan Tekir Göleti’nin, aktif hacminin yüzde 25’inin teressübatla dolduğu bildiriliyor. Göletin ve Hisarcık, Kıranardı, Gürle sulama suyu iletim kanallarının rehabilitasyonu da, tıpkı Yeşilhisar’da kiler gibi yenilenmesi düşünülüyor mu?
Çok önemsediğim, milyonlarca metreküp toplam su kapasiteli kadim, atıl vaziyette duran kuyu ve mahzenlerin aktif hale getirilmesi için bir proje geliştirilemez mi? İşte size bir çevre projesi. Bunun için “çevre fonlarından” bile para bulabilirsiniz, sulama kanalları ve su kaynakları için de…
Sayın Başkan, benim bildiğim ilk defa, Hisarcık sulama suyu, geçen yıl, Ağustos sonlarına doğru kesildi. Oysa bu bugünlerde iki “gever” su akardı. Tabii, Erciyes projesi için Tekir Göleti suyunun yarısına yakınına el koyarsanız olacağı bu.
Yine soruyorum Memduh Başkana: Değerli Başkanımız bunlardan da haberiniz var mı?
Hep örnek veriyorum kendim den. Benim üç kuyum var. İkisi su kaçırıyor bir sağlam. Sağlam olanı 25 ton civarında. Bir de bununla doldurduğum 14 tonluk plastik depom var. Kıranardı arkından su alabildikçe bunları dolduruyor. Çayırımım, çiçeklerimi, genç dikmelere suluyorum.
Bu işlemi ancak iki kez yapabiliyorum, toplam 100 tona yakın bir su. Kıranardı suyuna güvensem, bunu dört kez yapabilir ve bahçemi de dört kez sulayabilirim. Bunlara ilaveten su kaçıran iki kuyumu da tamir ettirebilirim. Haliyle bitkiler için dirhem musluk suyu kullanmam. İnanmayana gelsin göstereyim.
Ama bu günlerde su iki kol kalınlığına iner, bizim oralara inene kadar neredeyse hiç kalmaz. Peki, sezon sonuna kadar ihtiyacımızı nereden karşılıyoruz? İçme kullanma suyunu doğal olarak musluktan (KASKİ) karşılıyoruz. Kuyu ve depolar bitince, bitkiler için, haliyle “musluğa” başvuruyoruz.
Bir de sabun/deterjanlı/yağlı olmayan kullanma sularını biriktirip, bunları da kullanıyoruz. Nereden bakarsanız bakın, günde 25-30 litre. Bu suları da maydanoz, nane, çiçek, yeni dikmelere veriyoruz. Bunu herkese tavsiye ederim. Mesela belediyeler, yağmur sularının deşarj edileceği “kuyu/mahzenleri” yeni inşaatlarda zorunlu tutabilir. Sanırım bu konuda da bir yönetmelik çıktı.
Sayın Başkan; bunları, benden başka sizlere anımsatan var mı? Yoksa, ziyaretlerinizde, bölge sakinleri, muhabbetlerini, hürmetlerini, sevgi ve saygılarını; siyaseten desteğe devam edeceklerini mi iletiyorlar?
Ha. Bunları ilk kez de yazmıyorum, son kez de yazmayacağım. Ömür yettikçe, aklım erdikçe yazacağım. İnanın, o güzelim habitat ölüme terk ediliyor; herkesin haberi olsun.