“Hızlı tren gelmez mola, düdüğünü çalmaz mola!”. Yaklaşık yirmi yıldır, bu türküyü söyledik durduk.
Tabii, bunun nedeni de; “Ankara-Yozgat-Sivas” hızlı treni gündeme gelince bizim de gündemimize girdi.
O yıllarda, rahmetli Veli Altınkaya olmak üzere bu “fakir” sürekli gündemde tutuk. Bakmayın siz, son yıllarda, bazı şahısların gündeme aldığına.
Biz bastırdıkça, “İşte hendek işte deve!” dedikçe, iktidar cenahı, özellikle, milletvekilleri, “geldi-geliyor” türküsü söylemeye başladı.
Tabii, her “sandık” öncesi. Ondan sonra unutuldu gitti. Ama biz yılmadık, Veli, bu günleri “görmeden gözleri açık gitti!”.
Veli çok iyimserdi, iktidar cenahının, “geldi-geliyor”, “bu yaz, bu kış” dedikçe Veli buna inanıyordu.
Ben, “gelmeyeceki, ortada fol yok yumurta yok!” derken, rahmetli, “yine komünistlik yapıyorsun!” der takılırdı.
İş uzayınca, o da işin farkına vardı, “abi haklısın öyle söylendiği zamanda gelmeyecek!” itirafında bulundu.
Pandemi döneminde de terk etti bu dünyayı.
Yine o yıllarda, Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Mahmut Hiçyılmaz’ın yönetim kurulunda bulunan bir arkadaşımız, ismi lazım değil, bir gün KTO’da bana; “Abi Veli ile sen bir hızlı tren tutturdunuz, bizleri de (KTO’yu kastediyor) zor durumda bıraktınız!”.
Öyle ya, biz bastırdıkça, onlar da sahiplenmek zorunda kaldılar…
Derken, “geldi-geliyor” hikayesi günümüze kadar geldi, ucu gözüktü.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu geçtiğimiz günlerde açıklamalarda bulundu. “Fiziki ilerlemenin yüzde 50’yi aştığını ifade eden Bakan Uraloğlu, ‘142 kilometrelik hattımızı saatte 250 kilometre hıza uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak inşa ediyoruz.
Çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz’ dedi. Hattı’n tamamlanması ile Kayseri’den Ankara’ya ulaşım 1 saat 45 dakika, İstanbul’a ise 5 saatte sağlanacak”, dedi.
Tabii, bu koroya, Kayseri “büyükleri” de dahil oldu. Aynı doğrultuda beyanatlar verdiler.
Mesela, “Yozgat Valiliği'nin Ekim 2026 verilerine göre, Yerköy–Kayseri Yüksek Hızlı Tren projesinin Yozgat sınırları içerisindeki bölümü henüz bitmedi, ancak çalışmaların yüzde 87'si tamamlandı.
Genel projenin fiziki ilerleme oranı ise yüzde 51,94 seviyesindedir”, açıklaması aynı günlere denk geldi.
Buraya kadar güzel, anlaşılmayan bir şey yok. Ama abi kafama bazı şeyler takıldı.
Öyle ya, bir mühendis olarak, sormak ihtiyacı hissettim.
Bir kere, 142 km’lik hattın 100 km’si Yozgat sınırlarında. Geri kalanı Kayseri…
Bu durumda, “genel projenin fiziki ilerleme oranı yüzde 51,94 seviyesinde” olduğuna göre, demek ki ağırlık, Kayseri hudutları içerisinde. kaldı.
Peki, Kayseri’de geriye kalan “imalat ve ihzarat” nedir?
Yerinde görmek isterdim. Memduh Başkan, meraklıları toplayıp, sahaya götürse ve sorsak olmaz mı, yetkililerden.
Kalan işin yüzde 49 seviyelerinde olması, doğal olarak, sistemin 2028’de işletmeye alınabilir mi? Sorusunu gündeme getiriyor.
Buna yanıt verebilmek için kalan işin niteliğini ve niceliğini bilmek lazım. Öyle ya, yüzde 49 oldukça büyük oran.
Mesela, bu süreçte, “elektro-mekanik” aksam ve “test sürüşü” var mı?
Mesela, Kayseri Garı nereye yapılıyor? Yoksa mevcutla mı iktifa edilecek?
Dostlar, gar yeniden yapılacaksa, nitelikli bir gar iki yıldan önce bitmez.
Tabii, birtakım sorular daha ilave edebilirsiniz. Yozgat kesiminin yüzde 87’sinin bitmesi, çok iyi.
Unutmayın, hattın da üçte ikisi. Şüphem de tam bu noktada.
Öyle ya da böyle. Hızlı tren gelir artık, gecikmeli de olsa. Peki, Elmadağ geçişi ve Ankara girişi, konvansiyonel hat ise, Kayseri-Ankara arasının Bir saat 45 dakika olması, çok düşündürücü.
Yok hala eski hattan gidilecekse, saatte hızı 60 kilometreyi geçemez.
Mesela, Ankara-İstanbul hattının az bir bölümü hala konvansiyonel hat üzerinden.
Uraloğlu, “Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’nda seyahat süresinin 4 saat 7 dakikadan 3 saat 37 dakikaya düşeceğini” açıkladı.
“T26 Tüneli ve Doğançay Ripajı-2 kesimlerini de tamamlayarak Ankara-İstanbul YHT hattındaki darboğazları tamamen ortadan kaldıracağız” dedi.
Dostlar durum böyle ama “erinde geçinde” hızlı tren gelecek artık.
Düdük sesi gelmeye başladı.
Kısaca hikaye böyle.