Yerüstü sularının değerlendirilmesi için, göletler yapılır. Tekir Göleti gibi. Bu da DSİ’nin görev ve sorumluluğu altında. Ama nedense, bittiği günden beri bir türlü su tutmayan Tekir havzası, Koçdağı tarafında bulunan “Öküz Çukuru” ya da diğer adı ile “Kıranardı Göleti”ni yaza yaza usandım; inanın utanmaya da başladım!
Yazılarımı ne DSİ, ne Büyüşehir, ne Melikgazi Belediyesi, ne milletvekilleri, ne bölge bağcıları ve ne de Kıranardı/Hisarcık sakinleri “tındı”.
Bu kadar vurdum duymazlığa pes doğrusu.
Konuya vakıf, yakından ve önemini bilen Murat Cahit Cıngı milletvekili seçilince, sevinmiştim. Ama o da “es geçti”, kusura kalmasın. Kim bilir Cıngı dostumuz, büyük işlerden, küçük işlere vakit ayıramıyordur.
Zaten diğer milletvekillerinin böyle bir ve yarım kalan su yapısından haberleri bile yok. Tabii, il teşkilatlarının da…
Büyükşehir, “sıcak su” için habire sondaj yaptırtıyor amam su tutmayan Gölet için “gıkı” çıkmıyor. Peki, Memduh Başkana soralım: “Erciyes’in karını kâra çevirdiniz!” anladım, sıcak su dan ne haber? Sıcak suyu da “kâra çevirmeyi” düşünmüyor musunuz?
Öyle ya, “termal turizm” için ne güzel hayaller dalmıştık; müjde üstüne müjde veriyordunuz. Ayrıca, sıcak su için ne kadar para harcadınız, bir açıklar mısınız? Öyle ya her defasında iki bin küsur metre sondaj yapıldı.
Oysa, 1,5 milyon metreküp su hacmine sahip Öküz Çukuru’nun sızdırma sorunu hallolsa hem sulama suyu temin edersiniz, hem havzanın su ihtiyacını giderirsiniz, hem musluk suyu kullanımını azaltırsınız ve hem de, bu yıl sulama için ödenen, saati 120 lira gibi bir geliri Melikgazi Belediyesi’nin kasasına akıtırsınız.
Melikgazi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu’nun bundan haberi var mı, acaba? Değerli başkan, boşa akıp giden suyu para ile satıp, kasanıza para girecek, biliyor musunuz?
Olay bu kadar basit ve anlaşılırken, ilgililer, yetkililer “üç maymunları” oynuyor. “Görmedik, duymadık, bilmiyoruz!” diyorlar. Pes doğrusu…
Yapılanı “ölüme terk eden DSİ 12.. Bölge” Müdürlünü buradan kınıyorum. Yazmayacaktım ama aşağıdaki haberi okuyunca canım sıkıldı; tekrar gündeme getireyim dedim.
Maşallah, DSİ yetkililer, bir Gölet’in kesin kabulü için bir araya gelmişler, heyet oluşturmuşlar aile fotoğrafı çektirmişler.
Haber şu: “Köseler Göleti'nin Kesin Kabulü İçin DSİ Heyeti, incelemelerde bulundu” DSİ 12.Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Çelebi Başkanlığında oluşturulan kabul heyeti kesin kabul için sahada incelemelerde bulundu.
1.37 milyon hm³ depolama hacmine sahip olan Develi Köseler göletinin 3 bin dekar zirai araziye can suyu vermesi hedefleniyor. Emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.”
Tabii, bu haber de bir şey dikkatimi çekti, bir “göletin” depolama kapasitesi, “1.37 milyon hm³ “ olur mu? Çok büyük bir kapasite bir gölet için. Acaba, 1,37 milyon metre küp ya da 1,37 hektometre küp olmasın? Dostlar umarım yanlış hesaplamıyorum. Tabii, gerçek nedir, bilmiyorum. Şayet doğru ise, çok büyük bir gölet. Buna “baraj” demek gerekir.
Mesela, aldığım bilgi şöyle, gölet için üst sınır: DSİ (Devlet Su İşleri) kriterleri dikkate alındığında gölet hacimleri için şu ölçüt esas alınır.
Genel Üst Sınır: Teknik olarak bir depolama tesisinin "gölet" sınıfında kalabilmesi için maksimum su depolama hacminin genellikle 10 milyon metreküp. Mesela bizim Tekir Göleti 1,6 milyon metre mikap civarında. Tabii, kırk yıllık bu Göletin, “teressübatla” aktif hacmi azalmıştır.
Kusura kalmasınlar, Öküz Çukuru Göleti’ni ölüme terek edenlere teşekkür edemiyoruz. Hayatta olduğum, gücüm yettiğince anımsatacağım.