"KÖYDEN İNDİM ŞEHRE" MİSALİ
BİR ANI...
Ali Rıza Navruz
"Bilirim anılara sığınır insan, anlayana sığınamadığı an..."
Köyden gelip de şehre adapte olmak hiç de kolay olmadı o dönemde, özellikle ben ve kardeşim Mustafa için. Yaş: Beş... Üst dersen üstte yok, baş dersen başta... Yani; üst baş Yaylaka. Şehrin bebeleri hemen her konuda bizimle dalga geçiyorlardı sokakta. babalarının hanımına onlar 'anne' diyorlardı, biz ise 'ana'-)) Bizden bu sözü duyduklarında hemen arkasına ekliyorlardı sırıtarak: "Ahırdaki danaaaa" Ahırın ve dananın ne olduğunu nerden biliyorlardı hala çözmüş değilim. Onların 'hak' ve 'çakmak' usulündeki atışlarını yapamıyorduk topaç çevirirken. Daha neler neler! Tabii ki bizim bildiğimiz şeyleri de onlar bilmiyorlardı.
Dalga geçme bir tarafa, arada dövme girişimleri de olmuyor değildi. Baktık ki bu iş böyle gitmeyecek, biz de köy usulü saldırılarımızla şehirli bebeleri epeyce tırsıttık. Kalemkırdı mahallesinde her akşam bir aile bizi babama şikâyet için gelirdi. Ne derler; "artık maymunun gözü açıldı" diyelim... Öyle olunca da artık dışarıda yemediğimiz sopayı evde babadan yiyorduk! Nasıl anlatırdık babaya; “mahallede sulh, sokakta sulh” ilkesinin burada geçmediğini ki!.. Onlar hak ediyordu, biz de haklarını ellerine bellerine veriyorduk!..
Bizim şehre uyumumuzu sağlayan tek kişi ev sahibimizin Hanımı Hayriye teyze idi desem mübalağa etmiş olmam. Ah Hayriye teyzem ah! Hemen her konuda ailemizin sosyal ve beşeri işler danışmanıydı sanki... Bir keresinde bana şöyle bir tembihte bulunduğunu hatırlıyorum şimdi: "Dışarıda bir grup oyunu oynayacağınız zaman; ben kimden olacağım deme sakın, kim benden olacak" de... Bu sözle ne demek istediğini şu an daha iyi anlıyorum; bu sözü ile benim lider pozisyonunda olmamı istiyordu. Bir bakıma koyun değil, çoban!..
Teyzemizin adı Hayriye idi ama tüm şehir onu "naylon aşçı" olarak tanır bilirdi. Ona yemek yaptırmak için ondan randevu alabilmek bile meseleydi. Ölmüşse eğer Allah rahmet eylesin! Anama da çok iyiliğinin dokunduğuna da şahidimdir. Babam ile anam Şehirde doğan kız kardeşime onun adını verdi. Onun adı hala bizim ailemizde yaşıyor.
# SİTTİNSENE/ 2018
Ömer Faruk Kotay
BİZE NE OLDU?
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
ÇOK BOZULDU BU İNSANLARIN DÜZENİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
NE OLURSA OLSUN “SARI ÖKÜZ”Ü VERMEYECEKLER!
Ali Rıza Navruz
Benden Bana Mektuplar! 56. Mektup
AHMET KARAASLAN
İZMİR ÇİĞLİ
Mehmet Arpa
Sessiz Uzaklaşmaların Anatomisi: İlişkiler Değerle Değil, Rahatlıkla Yaşar
KADİR DAYIOĞLU
HIZLI TREN GELMEZ MOLA!
Faruk Ergan
ŞIMARIK OLMAK!
Mustafa Cengiz
TAKIMLARIMIZIN KAYIPLAR HAFTASI…
Ali İhsan Öztürk
BİLİCİ, AYATA, ÖZTÜRK















