Dağlar, “Her nakış bir nakkaşı gerektirir” sözünü hatırlatır bana hep nedense...
Dağlar can kulağı ile dinlendiğinde, o sesli sessizliğin koynunda ulvi bir ahengin ruhları nasıl dinlendirmiş olduğunu görürsünüz.
Onun zirvelerindeki sessizlik arttıkça insan adeta kendine yaklaşır, dolayısıyla da Yaratanına…
Bir şairin yüreğindeki fırtına düşlerini savurmuşsa bir taraflara ve geride bir kırılmış yürek, yorgun gecelerin çengeline asılı birkaç kuru tebessüm bırakmışsa, işte o zaman dağlar yoldaştır şaire!
Bu noktada şair susar o muhteşem dağların kayaları şair adına çığlık oluverir bir bakıma.
Dağlar, kendisine yaslananlar içinse bir arka’dır her zaman. Gerektiğinde kendisini vadisinde akan sele verir, fakat arka olduğunu ele vermez hiçbir zaman.
Dadaloğlu; “Ferman padişahın, dağlar bizimdir” sözüyle, Koç Köroğlu; “Arkam sensin, kal’am sensin dağlar hey” naralarıyla bu gerçeği nasıl da ifade etmişti…
....
Yasladım sırtımı arkamsın deyu.
Nazlanma, ruhumu karın ile yu.
Kem gözlere gelse, Oğuz’un soyu,
Sende filizlenir, durur Erciyes.
KADİR DAYIOĞLU
BESLENME ve DOYMA
Ali Rıza Navruz
BİZ ESKİDEN
Ali İhsan Öztürk
TARİHE BİR DİP NOT
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’DA NELER OLUYOR?
Mehmet Arpa
Hayatımızdaki Görünmez Yükler: Enerjimizi Tüketen 5 İnsan Tipi
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EVİNİZ BİR MÜZE, SİZDE MÜZELİK GİBİ YAŞAMAYIN!
Nilgun Batıyeli
CUMHURİYETİMİZİN DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
KİMİ KANDlRlYORSUNUZ?
Faruk Ergan
ENTRİKA ÇEVİRMEK!
Bekir Oğuz Başaran
AH EMEKLİ, VAH EMEKLİ















