Önemine Binâen
""""""""""
Ali Rıza Navruz
Kayseri'den şairimiz İbrahim Halil Mantıoğlu bugün özellikle şair ve şiir konusunu ele alan bir yazı paylaşmış.. Günümüzde hangi şairi konuştursak bu konuda benzer şeyler söylerler.
Konu ciddidir ve ciddiye alınmalı.
Fakat şiir yazmaya çalışan çırakların önü de kesilmemeli.
Yani her şiir yazan konumunun farkında olmalı..
Bu konuda diyorum ki; Biz, her dizeye diz kırana şair dersek bu tür sözleri daha çok duyarız.
Bu şiir daha çok hafife alınır şom ağızlarca.
Peki bu kargaşanın önüne nasıl geçilir mirim?
Herkes iyi ya da kötü bir şeyler yazacağına göre, bunları bizim aynı potada değerlendirmemiz çok yanlış olmaz mı sizce de.
Yani her şiir yazanın adı şair midir?
Başka sanatların sanatkarını bilmem ama şiirin şairini bence sınıflandırmamız lazım derim.
Benimkisi bir fikir, hangi kantarda tartmamız gereğini de sizler düşünün.
Şiir konusunda bildiğiniz gibi Araplar hayli yol kat etmişlerdir.
Buna sebep olan faktör dilleri kadar göçebe hayatlarıdır da.
O dönemde en iyi şiirler kabenin duvarına asılarak sergilenirdi.
Bu şiirlere de "inci gerdanlığı" denirdi. Dönemin ünlü şairleri arasında; İmrul Kays, Tarafa, Kâab bin Zuheyr, Lebid, Amr bin Gülsüm, Antere, El-Haris bin Hilliza, Nabiga gibi isimler vardı.
Bizde olduğu gibi bir zaman sonra onlarda da; "ben de şairim" diyen güruh çoğalınca bakmışlar ki bu iş karışacak, Araplar oturmuşlar ve şairleri belli mertebelere ayırmışlar.
Şiir konusunda; fasih, beliğ ve mâhir olana "hınzid" demişler.
Bu mertebe şairlikte en son mertebedir.
Bu mertebeden sonra gelene ise "şair" demişler.
Daha sonra gelene ise "şüveyr", onun ardından gelene "şu'rur" ve onunda ardında olana "müteşair" en sonuncusuna ise "bair" demişler.
Benim için önemli olan Arapların ne yaptığı değil.
Ama bu mertebeler sayesindedir ki, her şaire gerektiği kadar değer verilmiş oluyor. Biz ne yapıyoruz; Şair-i Azam dediğimiz Abdülhak Hamit Tarhan'a da şair diyoruz, şurada şiir düzmeye çalışan(!) Navruz'a da şair diyoruz.
Bu büyük bir haksızlık değil midir sizce de ha?
Daha biz eleştiri tünelinden geçmeye bile korkuyoruz, eleştiriyi kabullenemiyoruz. Herkes herkesi yağlıyor yüzlüyor.
Ustalar, hocalar, üstadlar ortalıkta fink atıyor.
Böyle olunca bu sanat bir gelişme gösteremiyor.
Giritli Epimenides (filozof-şair) ne diyordu: "Övgüyü hak etmeniz için sıkı bir eleştiriden geçmeniz gerekir"
Demek ki; kaleme sağlık/ salık vermekle, durup durup yürek öpmekle olmuyor bu işler memleketimin şairleri…
Bu konuda yerinizi bilin ki oturduğunuz yerden kaldırılmayasınız…
Ali Rıza Navruz
ÖNEMİNE BİNAEN...
Ali İhsan Öztürk
BİRİ ÇlKSlN DA "KÂBUS GÖRÜYORSUN, UYAN!" DESİN...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TURİZM İSTATİSTİKLERİ VE 2026 YILI RAKAMLARI…
Mustafa Cengiz
YENİ SEZON TÜRK SPORU’NA VE KAYSERİSPOR’A HAYIRLI OLSUN!
M. Kemal Atik
CUMHURİYET MEYDANI’NDA İNSAN DENEN MEÇHUL – 5
Mustafa Mete ÖZPINAR
HAYAT ÇOK HIZLI AKIYOR
Nilgun Batıyeli
BİLMEDİĞİNİ BİLMEMEK
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ VE KOMŞULARIMIZ FİDANA KARŞI DUYARLI
Süleyman Kocabaş
MUSTAFA REŞİT PAŞA’DAN MUSTAFA İSMET PAŞA’YA
Mustafa Temizer
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" BİLİNMEYEN GERÇEKLER ("TERÖRSÜZ TÜRKİYE" BİLİNMEYEN GERÇEKLER)















