BİR DELİBAN VAKTİ
---
Yayla rüzgârında iğde kokumsun,
Desem sana bilmem doğru olur mu?
Ben dalgada deniz, sen bende kumsun,
Martılar uçursam seni bulur mu?
İlmihâl mızrağı batar döşüme,
Serçe eti damağımda panzehir.
En yüce alkışı salma düşüme,
Sen bende Zühre ol, ben sende Tâhir.
Başıma atılan taşıdır körün,
Ne diyeyim eyvallahın dışında.
Gelmesen de bari mateme bürün,
Ya da kavrul, donayım ben kışında.
Dört elif miktarı uzarsa hasret,
Hasretin etine kuzgunlar düşer.
Yüklensin göçümüz, görünsün hicret,
Bir hayra dönüşsün vuslatla “dü”şer.
Tapansız tarlaya döndü bak yüzüm,
Bir gelişin, nice kesek kıracak.
Daha ısrar etmem! Bulmazsan çözüm;
Bir deliban vakti, kalbim duracak.
O hırçın rûzigâr tutmuş geçidi,
Engel olur sana her bir varışta.
Mâşuksuz muhabbet, bence piç idi,
Vurgun yedik, her hülyâya dalışta.
*
Ali Rıza Navruz
# deliban
Mustafa Cengiz
LİDERLİK KOLTUĞU “ATEŞTEN GÖMLEK”
Ali Rıza Navruz
Leylūfer- Bilal oğlan Ve Piştov
AHMET KARAASLAN
HASRETİM
Mehmet Arpa
İlişkilerin Sinsice Çöküşü: Duygusal İhmalin Görünmez Yüzü
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BU SÜREÇ NEDİR?
KADİR DAYIOĞLU
TURAL PINARBAŞI
Nilgun Batıyeli
KENDİNİ DEV AYNASINDA GÖRME
Ali İhsan Öztürk
BİR MİLLETVEKİLİ BU CESARETİ KİMDEN ALlYOR?
Faruk Ergan
DEĞERLERE SAYGILI OLMAK
Mustafa Göçer
SULAMA VE ADAPTASYON SÜRECİ ÜZERİNE















